Son zamanlarda özellikle aktif instagram kullanıcılarından biriyseniz Balat Fener hattının önlenemez yükselişi gözünüzden  kaçmamıştır. Sürekli düzenlenen organizasyonlar, moda- seyahat-lifestyle  fark etmez birçok bloggerın buralarda olduğunu artık hepimiz biliyoruz.  Ardı ardına açılan mekanlar takibi zorlaştırıyor. Popülerliğin üst düzeye çıktığı Balat Fener de neler değişmiş şöyle bir kontrol edelim dedik, bir hafta sonumuz da rotayı bu yakaya çevirdik. Biz planı yapmıştık ,ekibe arkadaşlarda eklenince tadından yenmedi.

Bu bölgeye en son  8-9 sene önce voleybol oynadığım dönemde gitmiştim, açıkçası buralara ayrıca gideyim,gezip göreyim denecek türden değildi. Bu nedenle son zamanlarda Balat Fener hattındaki değişim ayakta alkışlanacak cinsten. Hatta son dönemde daha bir kaç yıl öncesine kadar ismi pek de hoş anılmayan İstanbul semtlerin  hızlı değişimi ve en popüler semtler haline gelmesi sizi de şaşırtmıyor mu? Bunun arkasında kuşkusuz çok büyük bir emek var.

Nisan ve Mayıs aylarını bolca İstanbul ‘u keşfederek geçirdik. Size önerim olurda izlemeyenleriniz, duymayanlarınız kaldıysa  ‘Paha Biçilmez İstanbul’programının tüm serisini izlemeniz. Öyle şahane bir program ki tamamını izleyip notlarımızı aldık, gezmeden önce semtlerle ilgili çok güzel bilgiler veriyor size. Bu nedenle inanılmaz keyifli haftasonu planlarımız oldu.

 Capture

 

Öncelikle gezilecek yerleri başlamadan tüm turun sonundaki izlenminlerimi başta yazmak istedim. Balat- Fener kesinlikle özlediğimiz o eski mahalle kavramını hala çok canlı tutuyor. Öte yandan semt sakinleri hem yerli hemde yabancı turiste fazlaca sıcak kanlılar. Sağa sola baktığını gören  ‘nereyi arıyordun kızım’ diye yanında bitiveriyor, amcalar kahvelerinin önünde tavla oynamaya devam ediyor. Oturduğunuz bir mekanda yandaki fırından yeni çıkan taptaze tatlılar geliyor. O kadar hoş bir sohbet varki esnaflar arasında , çok özlemişim be diyeceksiniz. Annemle babam buraya gelse muhtemelen gözleri dolar. O imrendiğimiz ve yavaş yavaş tarihe karışan mahallelerin İstanbul’da hala yaşadığına tanık oldum. Çocuklar mahallelerini gezenlere el sallıyor,sohbet ediyor,kimi bir anda gelip sarılıyor, sonra oyununa devam ediyor. Çünkü onların hayatı hala sokaklarında sürüyor. Hani akşamları eve dönmek bilmezdik,komşunun çocuklarıyla kardeş gibi büyürdük,anne babalarımız korkmazdı bizler sokağa çıkınca. İşte aynen böyle ,onlar hala bu hayatı yaşadığı için oyuna çağırıyolar ,sizi yabancı biri olarak görmüyorlar.Mekanların sahipleri, çalışanları aşırı sıcakkanlı ve çok kibarlar. Her adımınızda karşınıza cami, kilise yada sinagog çıkıyor. Birlikte yaşayabilmenin münkün olduğunu kanıtlamak istercesine. Yani Fener Balat ‘a yolunuz düştüğünde çok güzel zaman geçirmeniz garanti. Sözün özü; Bazı şeyler çok, bazı şeyler ise hiç değişmemiş

 

Capture

                                   *yenilenmiş ve yenilenmeyi bekleyen binalar, yanında da poz vermeye fazlaca alışmış canım amcamız

20160507_125035

* önemli bir konu konuşuyorlar, az sonra misket oynayacaklar:)

Gelelim detaylara;

Kalem kalem şu mekan, bu bina diye yazmak yerine tüm gün biz neler yaptık, nereleri gördük akışıyla bunlardan bahsetmek istedim. Çünkü yazıda paylaşacağım bir çok mekan şu an internette Balat-Fener gezilecek yerler-mekanlar diye arattığınızda zaten ulaşılabilir olacak. Dolayısıyla bir günü nasıl planladığımızdan bahsetmemiz daha iyi olacak sanki.

 

08.30 Kıta değişimi;

Çıldırdın mı, haftasonu o saatte kalkılır mı diyebilirsiniz. Malum Anadolu yakasında oturduğumuzdan araba ile Balat-Fener’e ulaşmak gibi bir çılgınlık yapacaksanız erken kalkılacak, kaçış yok. Yol üstünden arkadaşları da alıp erken saatte yollara düştük 09.30 da park yeri arıyor haldeydik.Biz ha şurada vardır ha burada vardır diye baya bir tırmanıvermişiz. İnerken çok keyifli bir manzara varda gün bitince bu yokuşu çıkmak pes ettiriyor insanı.

10.00 Forno; Kahvaltı;

Evet burası aşırı şirin bir mekan, dışarıdan bakıldığında burasının bir pideci olduğuna inanmak zor,  iddaaya girse biri ‘hadi ordan’ diyeceğiniz türden. İç dekorasyonu çok farklı ve renkli. Açıkbüfe kahvaltıda hemen hemen herşey var, ancak biz o el yapımı ve sıcacık servis edilen börek ve kruvasanlara vurulduk.Birde tabi sıcakkanlı ve güler yüzlü çalışanlarına. Açık büfe kahvaltı sadece haftasonları mevcut. Biz şu aşağıda gördüğünüz ortadaki büyük masanın yarısını gasp edip, altı kişilik arkadaş grubumuzla uzun süren bir kahvaltının derinliklerinde kaybolduk. Adres: Balat, Fener Kireçhane Sk. No:13, 34087, kahvaltı kişi başı 35 TL,   Mekan daha sonra bahsedeceğim Cooklife ‘ın hemen çaprazında yer alıyor.

Capture

20160507_113728

11.00 Keşif turu;

Kahvaltımızı ettiğimize göre kendimizi yollara vurabiliriz. Öncelikle kahvaltıdan sonra yokuşları çıkmak zor oluyor, kahvaltı ederken aklınızın bir köşesinde olsun, o börekler güzelde azıcık abartmamak lazım:)

İlk durak ‘Sancaktar yokuşu’. Bu yokuşu tırmanıp geriye döndüğümnüzde sizi muhteşem bir manzara karşılayacak,  amacımız hani şu meşhur binanın sırtını verdiği deniz manzarasını fotoğraflamak, tabi gelin ve damatlardan fırsat bulabilirsek , evet biz ordaykende çiftler vardı, bu kaçınılmaz…

Capture

Bu yokuşu tırmanış amacımız tabiki Fener Rum Lisesi. Burası Fener Rum Patrikhanesi değil. Evet hakveriyorum insan bu kadar heybetli bir bina görünce  dini merkez olma durumunu yakıştırıveriyor. Ancak bu kırmızı tuğlalı şahane bina Fener Rum Lisesi. Maalesef içine giremiyorsunuz kapalı. Bazen insanlar gelip zarar veriyorlarmış liseye. Kapısında kocaman bir Eğitim Bakanlığı tabelası ve Türk bayrağı bulunmasına rağmen bazı şuursuz beyinler bu şekilde zarar vererek kendilerince neyi tatmin ediyorlar anlayamadım. Ama içine girmeyi çok isterdim. Maalesef binada bazı bölümler oldukça bakımsız görünüyor. Umuyorum bu muhteşem binaya yazık etmez güzel ülkem.

Capture

Fener Rum Lisesi’ni sağımızda bırakarak yokuşu tırmanmaya devam ediyoruz, yokuş bitiminde sağa döndüğünüzde Moğolların Meryemi Kilisesini (Kanlı Kilise’yi ) göreceksiniz. İsminin hikayesini Paha biçilemez İstanbul’da  Saffet Emre Tonguç anlatmıştır efendim, izlemeniz konusunda ısrarcıyım. Biz biraz daha ara sokaklarda kayboluyoruz, bunu muhakkak yapın. Balat Fener turunda açık ara yapılması gereken en güzel şey bu sokaklarda kaybolmak.

Capture                                                                             *Tüm mahalle mekan açılışında

Sırada Fener Rum Patrikhanesi var, ancak patrikhane bulunduğumuz bölgenin tersi yönde(Kadir Has Üniversitesi/Cibali kapısı) ve sahile yakın kısımda yer alıyor. Bu nedenle önce sahil tarafına inip bir kahve molası verelim. Sonra bu bölgedeki listede görülmesi gereken vintage dükkanları görelim, Merdivenli Yokuşu’nu da gördükten sonra diğer bölgeye yöneliriz dedik.

Bu noktada imdadınıza Vodina caddesi yetişecek.Birçok yeni  mekan bu cadde üzerinde yer alıyor ve Balat’ın o şahane kendine özgü evlerini görebileceğiniz yerler.Yıldırım caddesi ise bir diğer önemli cadde. Yine birçok güzel mekan bu cadde üzerinde.Merdivenli yokuşu ise tam fotoğraflamalık.

Capture

       * Abinin işyerinin şirinliğine gel

20160507_131943

20160507_132244_001

15:00-Kahve- Tatlı molası;

Bu kadar yürüdükten sonra bir molayı hakettik.Balat’ta İstanbul’un en güzel kahvecilerinden biri bulunuyor. Muhtemelen bir çoğunuz duymuştur. Coffee Department’ı. Dekorasyonu,lezzetli kahveleri ile ünlü olsa da bence burayı bu kadar ön plana çıkaran mekan sahibi Metin’in güleryüzü ve yaptığı işe olan sevgisi.. Verdik siparişleri oturduk yanına bir yandan hazırladı bir yandan belki bir milyonuncu kezde olsa püf noktaları anlattı, keyifle dinledik bizde.Aslında bizler gibi bir beyaz yaka iken, yaptığı kahveler çok beğenilince ben bu işi neden yapmıyorum diyip, bilgi birikimini arttırıp burayı açmış. Çokda iyi yapmış, Sevdiği şeyi mesleğe çevirmiş. Aşırı kıskandım. Sözün özü Balat’ta kahve molası için buraya uğranmalı, taze tatlılardan gözünüze kestirdiğiniz yanınan eklenmeli, bir de kahvenin aromasını keşfetmek için chemex den şaşmamalı

13130032_842886962482233_1855703612_n

20160507_142250

Capture

Kahve içtikten sonra tatlı için Cooklife ‘a yöneliyoruz, (hemen öncesinde Coffee Department ‘ın çok yakınında yer alan FerruhKethüda Cami’sini görebilirsiniz.)Arkadaşlar birşey söylicem; Balat’a gelip Cooklife’ta pancake yemeğini dövüyorlar. Şaka bir yana gözlerinizde kalp oluşturacak kadar  güzel. yanında Akçaağaç şurubu ve nutella yetmiyormuş gibi üstüne pudra şekeride eklettim. madem yedikten sonra her türlü ne yaptım ben diye üzüleceğim en azından hakkını vereyim dedim.

Capture

16:00 Keşiflere devam;

Dinlendiğimize göre yolumuzu Fener Rum Patrikhanesine çeviriyoruz, tabi Vodina Caddesi’nin kalabalıklığı da gözümden kaçmıyor değil. Fener Rum Patrikhanesi dışarıdan bakıldığında oldukça sadece bir mimariye sahip. İçi ise son derece özenle işlenmiş. Girişte temin edebileceğiniz broşür de yapının özellikleri ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Pazar günü giderseniz ise ayin zamanında ziyaret edebilirsiniz.

20160507_135037

Capture

Bundan sonraki süreç şu kalabalığın bulunduğu yollara dalıp mekanları gezmek. İkinci el ürünleri seviyorsanız cennete düştünüz arkadaşlar.Burada birçok kıyafetten, dekorasyona, plaktan aksesuara ne arasanız bulmanız mümkün. Hem yemek yiyip hem de alışveriş yapabileceğiniz konseptte dükkanlar mevcut. Örneğin Cafe Naftalin, hemen karşısında Naftalin Eskici Dükkanı yer alıyor. Naftalin’in hemen yanında ise Rag’n Roll kıyafet konusundaki diğer alternatif.

20160507_133150

Ancak bana sorarsanız Maison Balat kesinlikle görülmeye değer, Balat’ta Vodina Caddesi üzerinde şirin mi şirin vitrini ile gözden kaçamayacak güzellikte bir dükkan var. Maison Balat. Eskiye dair bulabileceğiniz herşey diyor tanıtımında. Ben rengarenk vitrini dışında ürünlerin sergilenmesinde ki özene ve ahenge vuruldum. Bir ürünü incelemek için elime alsam tüm bütünlüğü bozuyor gibi hissettim. Uzun zamandır gördüğüm en güzel ikinci el dükkanlardan.Sadece hoş sohbet için bile uğranmalı, zaten bir şeyler  içebileceğiniz bir kafeside mevcut.

13129904_954410227990935_1377180132_n

13126865_1593062491004149_440839013_n

19:00 Karaköy yollarında;

Bugünlük Balat -Fener hattında keşiflerim bunlardı, yorulduğumuz bir günün ardından akşam yemeği için Karaköy de aldık soluğu.

Ayrılmadan önce breadtaking yada Beyce Pastanesinden ekmek  ve tatlı almayı unutmayın

Tabi ki Balat-Fener’e tekrar gelinecek. Bir daha ki sefere; Rezan Has Müzesi gezilecek, sokak arasındaki antikacılarda yapılan keyifli müzayedelerden birine daha çok bir zaman harcanacak, Atölye Kulak’tan porselen ürünler bakılacak ve Vodina Cafe de mantı yenecek.

Bence bu hafta sonu soluğu Balat’ta almanın tam zamanı.

Sevgiler

No Comments