Önceki işyerimde çalıştığım arkadaşlarımdan 5 tanesi  işlerinden istifa ederek pilot olmaya karar vermişlerdi. Bu bir birbirini etkilemekmiydi yoksa beyaz yakalı hayatın o bitmek bilmez döngüsünden kaçışmıydı bilemiyorum ama o dönem bu konu şirkette epeyce konuşulmuştu. Hatta ofis kapılarına ‘Pilot Yetiştirme Merkezi’ yazıları asmayı düşünüyorduk. Zira ardı ardına pilot kurslarına  adaylar gönderiyorduk:)

Bugün 5 yıldır özel bir havayolu şirketinde pilotluk yapan arkadaşım Sencer’le pilotluk üzerine kısa bir röportaj yapmak istedim. Bu mesleğe gönül vermek isteyenler için faydalı olabiliriz diye düşündük.Sencer’e tüm sorularımı içtenlikle yanıtladığı için çok teşekkür ederim.

Kendisiyle ayrıca Türbülans üzerine gerçekleştirdiğimiz bir röportajda mevcut. Okumak için tıklayınız.

 

Merhaba Sencer.Öncelikle yabancı olmadığımız bir bakış açısıyla en merak ettiğim sorudan başlamak istiyorum.’Evladım mis gibi bir iş, elinde altın bilezik, düzenli bir maaş vb. şartlar  elinin altındayken bir anda istifa edip pilot olmaya nasıl karar verdin?’.  Şaka bir yana bu bir hayaldi de  tren mi kaçıyordu yoksa zaten plan bu muydu??

Selamlar, aslında benim için süreç biraz plansız ve tesadüfi gelişti. Şöyleki, yüksek lisans için gittiğim Almanya’dan 2010 yılında hiç istemeyerek temelli dönmek zorunda kalmıştım. Türkiye’ye gelirken yapmak istediğim şey Almanya Airbus fabrikasında başladığım havacılıkla ilgili mühendislik kariyerimi en azında yine havacılık üzerine beyaz yaka:) olarak devam ettirmekti. Almış olduğum yüksek motivasyonla:) illaki bir iş bulurum kendime diye düşünüyordum. Ancak günümüz koşullarında insan umduğuyla değil bulduğuyla mutlu olmak zorunda maalesef. Altın bilezik diye ısrar eden ebeveynler sayesinde pek te düşündüğüm gibi olmasa da ‘yüksek motivasyonlu’ bir beyaz yakalı olarak bir önceki şirketimde çalışmaya başladım. Tabi bir süre sonra altın bilezikçi ebeveynlerin altın bilezik derken gözden kaçırmış olduğu iş tatmini ,verdiğiniz emeğin karşılığını alabileceğiniz, sizin yetkinliklerinize uygun bir iş vb. gibi gözden kaçırılan sebeplerden ötürü (1 ay sonra:)) yeniden iş aramaya başladım. Aslında bir şansım o dönemde lisans zamanından iki arkadaşımın da tesadüfen aynı şirkette çalışmasıydı. Arayışımıza hep beraber devam ediyorduk. O kadar habersizdim ki konudan kendilerinin pilot olma hayalleri üzerine konuşmaları sırasında o hayat yaşanır mı eminmisiniz diye dalga geçiyordum. Bunu dedikten yaklaşık bir hafta sonra açılan yetiştirilmek üzere alım ilanına yaklaşık 5 kişi başvurduk :).

Süreçte hep beraber iyice düşündük ve taşındık. Kendi koşullarımız ve beklentilerimiz için bunun doğru  karar olduğuna karar verdik. Neticesinde 3 kişi kabul aldık. Şu an tek keşkem bu işe çok daha erken merak sarmamış olmam diyebilirim. Hem şu an çalıştığım şirketin böyle bir imkan sunmasından ve hem de aldığım karardan ötürü kendimi gerçekten özellikle günümüz profesyonel hayatı düşündükçe çok şanslı hissediyorum.

 IMG_6930

 

Pilotluk eğitimi almak için yaş gibi belirleyici olmazsa olmaz kurallar var mı?

Normal şartlar altında herhangi bir özel uçuş okulunda eğitim almak ya da ticari pilot lisansı alabilmek için herhangi bir yaş üst sınırı bulunmamakta ancak şirketler kendi gereksinimleri doğrultusunda yaş sınırlamaları getirebilmektedir. Alt sınır olarak pilot olabilmek icin gerekli CPL (commercial pilot licence) lisansı için 18 yaş ve kaptan olabilmek için gerekli olan ATPL (Airline Transportation Pilot’s Licence) lisansı için 21 yaş sınırı bulunmaktadır.

Gerekli detaylar;

Örnegin,EASA ( european aviation safety agency) yani Avrupa havacılık güvenliği teşkilatının Annex 1 subpart D, E, F kısımlarında bulunabilir. Türkiye’ de bu prosedürlerden SHGM yani sivil havacılık genel müdürlüğü yetkilidir. Genel olarak Easa ile aynı prosedürler uygulanmaktadır.

https://www.easa.europa.eu/sites/default/files/dfu/Part-FCL.pdf

 

IMG_9137

Peki pilot olmaya karar verdik, tam olarak nasıl bir yol haritası oluyor bu süreçte?

Bunun için birkaç yol bulunmakta.

En çok uygulanan kendi imkanlarınızla finanse ettiğiniz bir uçuş okulundan öncelikle ATPL Frozen ya da CPL lisansı eğitimini aldıktan sonra yeni mezun her arkadaş gibi şirketlerin tecrübesiz ve tip eğitimsiz pilot ilanlarına başvuru yapmaktır. Devamında şirketler sizi uçacağınız uçağın tipine göre yaklaşık 2-3 ay kadar süren MCC (multi-crew cockpit) ve tip eğitimleri ücretini genelde maaşınızdan kesmek üzere işe alırlar.

 

Diğer bir yol da şirketlerin sizi yetiştirmek üzere pilot aday adayı olarak işe almış olduğu pozisyondur. Bu durumda şirketlerin belirlediği koşulları yerine getirdiğinizde gerçekten zor ve yorucu olan birkaç sınava girdiğiniz alım süreci başlar. Devamında süreçte başarılı olduğunuzda bir önceki olanakta olduğu gibi aynı eğitimlere bu sefer  tüm masrafları işe başladıktan sonra geri ödemeli olacak şekilde şirket bünyesinde başlarsınız.

Hangi yol olursa olsun ortalama bir ATPL/frozen ya da CPL eğitimi içinde teorik ve uçuş eğitimleri ve sınavları içeren en az 18 aylık bir süreci kapsamaktadır ve bu süreç bazı durumlarda uzayabilmektedir. Bu süreç 13 dersten Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nde teorik sınavlara girdiğiniz bir yer eğitimini ve yaklaşık 200 saatlik uçuş ve simülator eğitimini içermektedir. Ek olarak lisans eğitimi iki tipte verilmektedir, “integrated” ve “modulated”. “Integrated” eğitim, teorik ve pratik eğitimin/sınavların ayrı ayrı belirlenmiş sürelerde verildiği ve en sonunda ara PPL (private pilot licence)’ nin alınmadığı eğitim türüdür. Bunun yanında “modulated” eğitim teori ve pratik eğitim/sınavların paralel yürüdüğü ve PPL lisansının arada alınabildiği eğitim türüdür. Bu sebepten niyetli arkadaşların eğitim tipine, teorik ve pratikteki yüksek iş yükünü ve kendi gereksinimlerini düşünerek karar vermelerinin faydalı olduğunu düşünmekteyim. Bir önceki soruda vermiş olduğum linkten gerekli bütün detaylar ve eğitim içerikleri/gereklilikleri görelebilir.

Finans konusu biraz opsiyonlu. Örneğin Almanya’ da bu eğitim yaklaşık 60-70 bin Euro civarlarındayken bu işin anavatanı Florida’ da 40-50 bin dolarlara, EASA lisansı veren Doğu Avrupa ülkelerinde 34-40 bin dolarlara bulunabilmektedir. Tabi günlük harcamalar da gözden kaçırılmamalıdır. Niyeti olan arkadaşlara tavsiyem fiyatları çok iyi araştırmalarıdır.

Bunun yanında sivil havacılık müdürlüklerinin vermiş olduğu lisanslar kendi ülkelerinde geçerlidir. Örneğin lisansınızı Amerika’ dan aldıysanız size FAA (Federal Aviation Administration) lisansı verirler ve bu sadece Amerika’ da geçerlidir. Eğer başka bir ülkede uçmayı düşünüyorsanız ilgili ülkenin “conversion” adı verilen lisans çevirme işlemlerini dolayısıyla masraflarını ve prosedürlerini gözönüne almalısınız. Her ülkenin lisansı birbirlerine aynı prosedürlerle çevrilemeyebilir.

Kısaca toparlarsak benim gözümden en ideal yol şirketlerin yetiştirmek üzere yaptıkları alımlardır. Sürecin iş yükünün yanında prosedürel olarak ta çok yoğun ve karışık olduğunu düşünürsek bu işi yapmak isteyenler için bence bulunmaz fırsattır. Ancak şirket ile yapacağınız sözleşmenin maddi yükü ve sizi bağlayacağı süre de arkadaşların kendi koşullarına göre gözönüne alması gereken bağlayıcı bir faktördür.

IMG_6593

Eğitimde en zorlandığın anları paylaşabilir misin?

İşin aslı eğitime başladığınız günden itibaren zorlanmaya başlıyorsunuz. Hergün artan teorik ve pratik ders yükünü göz önüne alırsanız süreç çokta kolay ilerlemiyor. Size düşen ilk günden itibaren bu işten emekli oluncaya kadar, gününde ve biriktirmeden ders çalışmak oluyor. Özellikle yolculu hat uçuşlarına başlayıp belli bir saate ulaşıncaya kadar ders yükünüz katlanarak artmaya devam ediyor.

IMG_3518

sancar 2

Nitekim hatta uçmaya başlayınca oh rahata erdik diye bir durum yok tam tersi en az 6 ayda bir girmek zorunda olduğunuz simulatör kontrol uçuşları, yıllık yol kontrol uçuşları, yıllık sağlık muayeneleri gibi kontroller bulunmakta. Kontroller sınavlar bir yana öğrendiğiniz herhangi bir acil durum prosedürüne her an her saniye ihtiyacınız olabilecek bir meslek olduğundan sınav geçmek icin değil işinizin doğası gereği kendiniz, ekibiniz, yolcular, şirket kısacası o operasyondaki her unsur için çalışmalı ve sürekli güncel kalmalısınız. İşin aslı sadece bir meslek değil kendinize dışarıdan pekte anlaşılamayan bir hayat ediniyorsunuz.

IMG_5607

IMG_5610

 

Kendi adıma en zorlandığım durum acaba yapamayacakmıyım diye korktuğum ilk yalnız uçuşum. Simdi söylemesi çok kolay ama hayatımdaki en zevkli olaylardan birisiymiş :) ve aslında bir sonraki adım hep daha zor ve emek istiyormuş. Valla Makine Mühendisliği lisansı ve Almanya’ da yine Makine Mühendisliği yüksek lisansı toplamından daha çok teorik ders çalıştım zannedersem en zor kısmı buydu.

 IMG_6992

 

 

Eğitimi tamamladıktan sonra kaptan pilot olana kadarki süreci kısaca anlatabilir misin?

Diyelim ki lisansımızı aldık tip eğitimimizi tamamladık ve bir şirkette işe başladık, eğitim ve sınavlar biter mi? Tabi ki bitmez :).

Artık dumanı üstünde bir ikinci pilotuz ve şirket içerisinde LIFUS (line flight under supervision) adı verilen kontrol altındaki hat uçuşları eğitimi ve tabi ki sınavları başlamıştır. Artık bu süreçte a’ dan b’ ye yolcu taşıyorsunuz. Bu süreç en az 40 uçuş yaptığınız ve belirli bir uçuş saatini de tamamlamanız gereken ve “instructor” kaptanlarla uçtuğunuz kontrol uçuşları dönemidir. Her uçuş boyunca öğretmen kaptan sizi genel havacılık kurallarından uçağın teknik konularına, şirket prosedürlerinden meteorolojiye sorumlu olduğunuz çok bin sayfalık dokümanlardan sözlü sınava tabi tutar ve bu arada siz uçağı da şirket standart prosedürleri doğrultusunda uçurmak ve güzel, daha doğrusu limitler içerisinde güvenli bir iniş yapmak zorundasınızdır. Yani genel ve yanlış kanı olan uçağı sadece kaptan değil ikinci pilotlar da uçurur :). Lifus’ u da atlattıktan sonra kaptan olabilmek ve sol koltuğa geçebilmek için öncelikle belirli kısmını sizin uçtuğunuz bir uçuş saatini doldurmanız gerekmektedir. Elbetteki yine eğitimler ve sınavlar geçmek durumundasınız. Normal şartlar altında sivil havacılık kuralları gereği alt limit 1500 uçuş saati olmasına rağmen şirketten şirkete uçuş saati limiti farklılık gösterdiğinden ve şirketin o an kaptan ihtiyacı olup eğitim planlaması gibi bir takım sebeplerden ötürü kaptan olabilmek yaklaşık 3-5 yıl arası sürebilmektedir.

IMG_7088

Sence mesleğinin en iyi tarafı ve en zor tarafı ne?

Mesleğin en zor tarafı biraz yıpratıcı olması. Demek istediğim genel olarak normal bir beyaz yaka düzeninden çok uzak ve normal gün tanımına göre düzensiz olduğundan, insanlar gece uyurken siz o an duüyanın herhangi bir köşesinden b noktasına ulaşabilmek için çalışıyor olmanızdır. Haliyle sosyal hayatınızda bazen limitleyici olabilmektedir. Sevgili beyaz yakamız işe gitmek için uyanıp kahvaltısını yaptığında siz daha eve yeni gelmişsinizdir ve daha şimdiden ertesi gün insanların uyku saatinde yapacağınız uçuşun yorgunluğu üstünüze çökmüştür bile :). Bu yüzden sağlığınıza ve dinlenmenize gerçekten dikkat etmelisiniz.

Bana göre en iyi tarafı ise çok dinamik olması. Hergün, her an, her uçusta mesleğinizle ilgili yeni birşeyler öğreniyor ve yeni tecrübeler ediniyor olmanız. Teoride okuduğunuz çok bin sayfalık dokümanlardaki havada uçuşan bir satır bilginin bir an için çok işinize yaradığını keşfetmek, aaa bunu da bundan dolayı yapıyormuşuzu anlamak ve en sonunda gelip “güvenli” bir iniş yapabilmek gerçekten inanılmaz bir iş tatmini ve keyif vermekte.

pilot

Pilot olmak isteyen ya da hali hazırda eğitim alan gençlere önerilerin neler olur?

Tavsiyem özellikle yeni başlayacak arkadaşlara. Öncelikle kendilerine herhangi bir kurumda çalışmalarına gerek duymadan kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir meslek edinip ondan sonra bu eğitimlere ve mesleğe başlamaları.(Bu biraz mesleğin doğasından ötürü yedek plan olarak kalması adına).

Kendi adıma önceden de dediğim gibi tek keşkem daha önce başlamamış olmak. Bu yüzden bu mesleği çok isteyen arkadaşlara yazın üniversite yıllarında tatillere büyük maddiyat dökeceklerine yurtdışında PPL* gibi lisans kurslarına başlamalarını hem mezun olduktan sonra işlerin hızlanması hem de kendilerine çok hoşlanacaklarını düşündüğüm bir hobi edinmiş olacaklarından dolayı şiddetle tavsiye ediyorum. Çok klişe ama şimdiki aklım olsa ben onu yapardım :)

 

*PPL eğitiminde arkadaşlar  1-2 aylık bir süreçte az bir yer eğitimi ile tek motor pervaneli uçaklarda inanılmaz keyifli eğitim uçusları gerçekleştirirler. Bu sayede hem “modulated” eğitimin ilk kısmını tamamlamış ve aynı zamanda çok güzel bir hobi edinmiş olurlar ve bu lisansla örneğin EASA lisans ise Avrupada istedikleri zaman istedikleri ülkede gidip hiçbir plan ve izine gerek duymadan araba kiralar gibi uçak kiralayıp tek başlarına uçuş yapabilirler ve bu uçuşların hepsi resmi uçuş saati olarak ta kaydedilir. :)

 

Kısaca toparlarsak bu hayata girmek isteyen arkadaşları gerçekten uzun ve çok çalışmaları gereken bir yolculuk bekliyor ama en sonunda gerek ekonomik gerek sosyal olarak verdiğiniz emeğin karşılığını sonuna kadar alacağınız, özellikle kendi adıma üç günlük aradan sonra evet tatil bitsede işe gitsem niye uzadı bu tatil? diye söylendiğiniz bir sonuç elde ediyorsunuz.

Mevlana’ nın dediği gibi mum olmak kolay değildir, ışık saçmak için önce yanmak gerekir. :)

 

IMG_6748

 

IMG_6467

No Comments