Bozcaada, görenlerin ya vurulduğu yada ‘ne buluyorlar bu Ada’da’ diye çemkirdiği, arada kalanın pek görülmediği Tenedos’un toprakları … Ben ise ilk gruptanım, gitmeye doyamayanlardan. Tarihte o kadar fazla gruba ev sahipliği yapmış ki; Cenevizliler, Rumlar, Osmanlılar…Dünya Savaşı esnasında İtilaf Devletlerinin Çanakkale Cephesindeki üslerinden biri olarak kullanılmış. Bir o kadarda doğal afet atlatmış, yüzlercesinin kül olduğu ada evleri ne yapıp ne edip kendini muhafaza etmiş bu zamanlara kadar gelmiş. Ada tarihinin en değişmez demirbaşı ise  binlerce yıllık şarap kültürü. Uzayan bağlar ,bahçeler…

 

20160730_164646

 

Hafta sonu gidilir mi ki diye bir kaç sorgulamadan sonra baktım ki yıllık izin probleminden ötürü uzun bir plan yapılamayacak, ertele ertele nereye kadar, artık bir şekilde yol alalım diyip, haftasonu düştük izine. Yolu İstanbul’dan ortalama 7 saat hesaplamakta fayda var. Geyikli’den sabah ilk feribot ile geçiyoruz adaya. Saat 08:00. İyi ki erkenden vardık , sıraya girip ilk feribotta kendimize yer bulduk. Haftasonu olunca 7 deki hareket saatini 8 ‘e alıyorlarmış. Ada kafası bu . Bu konuya değineceğim. Dönüş içinde 20:00 den önce planlıyorsanız rezervasyon şart.Rezervasyon kontrolünden sonra zabıta aracın şehir içinden geçen feribot yoluna girmenize izin veriyor. 20.00 den sonra ise sıraya giriyorsunuz. Ancak bu saatlere kalmamakta fayda var.

 

20160730_132141

 

Peki adaya araba ile gidilir mi? Evet, haftasonu ada kalabalık ancak doğru hamlelerle araba ile gelmeyi avantaja çevirmek mümkün. Çünkü bizim amacımız adanın en sakin ve cennet koylarında tüm gün boyunca gezmek, denizin keyfini sürmek,şarap fabrikalarında molalar vermek. Bunun en rahat ve zaman kayıpsız yolu araba ile gezmek. Örneğin Ada’nın Ayazma, Habbele gibi meşhur plajlarını es geçtik. Çünkü hem insan hem araba kalabalığından Çeşme yada Bodrum’un beach partilerindeki çılgın kalabalık ve yüksek ses müzik ikilisini aratmıyordu. Adanın çevre yoluna çıkan caddeye yakın ücretsiz otoparka aracı park edip , ara sokaklarda yürüyüp otele ulaştık ve merkezde arabaya kullanmadık. Anlayacağınız dar sokaklara , yürürseniz 10-15 dakika sürecek yerlere araba ile gitmeye çalışmazsanız problem olmayacaktır.

 

20160731_171213

 

Adaya yaklaşırken göze oldukça heybetli gelen  Kale, ilk dikkat çeken yapı oluyor. Tüm ada bu merkezde toplanmış diğer kısımlar alabildiğine bağ , bahçe. Liman Oteli’de beyaz mavi cephesiyle yanında bulunan balıkçı lokantalarıyla uyum halinde.Günün erken saatleri olunca İlkokulun arka bahçesindeki ücretsiz otoparkta yer buluyoruz . Otele yerleşmeden hemen önce ilk iş güzel bir kahvaltı. Bana kalırsa buraya gelip Rengigül’de kahvaltı  olmazsa olmaz. Sokağa konumlanan şirin masalar erken saatte hazırlanıyor. Ağaçların altında gölgede, rengarenk bir ortamda kahvaltı edebiliyorsunuz. Ada henüz tam anlamıyla uyanmamış, sessiz her yer. Bir tek Güneş’in seslenmeleri var kulağımızda. Ayağı kırıldığı için tedavi görmüş ve yeni yürümeye başlamış kediciğimiz Güneş. Mutluluktan sürekli oradan oraya koşuyor.

13712200_664835260332245_1437640483_n

 

20160730_085536

 

 

Hayatı koştur koştur yaşamaya alışkın bünyelerde ters tepen bekleme durumu Ada’da fazlaca karşınıza çıkacak. Ada kafası böyle. Koştur koştur hayat anlayışı yok. Her şey tadında, her şey sindire sindire,olması gerektiği gibi. Bu durumla barış imzalarsanız adayı çok seversiniz. Yok ben konforuma düşkünüm;çay istedim mi gelecek, şezlongsuz & beachsiz yapamam, sipariş verdim yarım saate yer kalkarım vb beklentilerdeki bünyeye hayat zor olacaktır.

 

13827251_514016205464285_1281105000_n

Rengigül’de kahvaltı başlamadan önce oluyor bu bekleme durumu,hazırlıklarını tamamladıklarında size bilgi veriyorlar. Sonrasında ise çay demleniyor, yumurta 10 dakikaya gelecek vb bir durum söz konusu değil. Harika bir düzende işliyor herşey. Burası ayrıca bir sanat galerisi, sergiye göz atmayı unutmayın. Bu akışı ada da bulmak biraz zor olacak. Ertesi günün kahvaltı adresi ise kaldığımız otelin bahçesinde yaptığımız Dionysos Ada Kahvaltı. Buraya not barakayım. Servis biraz yavaş,çayında gelmesi kahvaltının ortasını buldu ama dedim ya bu duruma alışmanız lazım.

 

13724711_1165346126862092_1833851135_n

 

 

Görülecek yerler,

İlk olarak ara sokaklarda gezinmek en keyiflisi özelliklede erken saatte . Eski Rum Mahallesi atmosferi mükemmel.Adanın stratejik öneminden dolayı bu kadar büyük bir kaleye sahip olan Bozcaada Kalesi hem gündüz hemde gece ışıklandırılmış hali ile görülmeli.

 

20160730_103616

20160730_084947

20160730_101200

 

Bozcaada Müzesi ise bana göre muhakkak zaman ayrılması gereken yerlerden. Hatta kahvaltıdan hemen sonra soluğu burda aldık.  Hem müzenin bulunduğu bina; ki zamanında konsolosluk olarakda kullanılmış, hem de Ada’nın tarihi ile ilgili muhteşem bilgiler var. 9 farklı odadan ve adanın günümüze kadarki yaşamdan örnekler sunan bodrum kattan oluşmakta. Çok değerli eserler var. Çıkarken 1959 yılına ait fotoğrafın yer aldığı kartpostaldan bir tane kapıyorum ve o günün tarihini not alıyorum üstüne.

Köprülü Yalı Cami, Alaybey cami müzeden sonraki durak oluyor. Ayazma Manastırı da görülmesi gerekenler arasında.

20160730_112730

20160730_112808

20160730_113105

 

 

Denize girelim biraz;

Gelelim cennet koylara, buz gibi suya, dibi gördüğünüz tertemiz , çarşaf gibi denize…

Ada’da denize girmek için  en püf nokta rüzgarın yönü. Poyraz estiğinde güney koyları, Lodos olduğunda ise doğu ve kuzeydeki koylar daha sakin oluyor. Rüzgarsız zamanda ise her yer çarşaf.

20160730_172435

 

Evet adanın en meşhur plajları Ayazma,Sulubahçe ve Habbele. Ancak haftasonu kalabalığından ötürü pas geçtik. Kararımızda ötürü kendimizi kutlayalım zira deniz girdiğimiz ya da uğradığımız bütün koylara aşık olduk.

Akvaryum koyu ve hemen ilerisindeki sakin Ayvacık bizim en beğendiklerimiz oldu. Polente yönünde ilerlediğinizdeki Mitos Beach ise hem sakin olsun hem beach olsun derseniz benim beğendiklerimden.Evet Dünya’nın en çirkin şeylerinden biri olsada deniz ayakkabası şart , adaya gitmeden evvel muhakkak bir deniz ayakkabası edinin , teşekkür edeceksiniz.

 

1PNG

 

Deniz çarşaf dediysek bir parantez açayım; Ada’da kitesurf yapılabilecek koylarda mevcut.  Çayır Koyu, Ada’nın kite yapılabilen aşırı güzel koyu. Sakin deniz severlere uygun değil tabi doğal olarak. Ama biz buraya bayıldık, saatler geçirilesi bir ortam var, kite yapanlar izlenir, Dünya’nın en sempatik ve cana yakın köpeklerle birlikte oynanır, koşturulur.

Ada’da mola verdiğimiz her bir koy ayrı ayrı güzeldi. Buz gibi suda mümkün olduğunca çok kalıp , yaşadığım mutluluğu hafızama kazımak istedim.

 

20160731_132132

 

Yol üstünde şarap tadımı günümüzün en keyifli anlarındandı.Uğradığımız adres ise adaya gelmeden bolca övülen Corvus Şarap Fabrikası. Şarapları Adanın meşhur Çavuş üzümlerinden elde edilmekte. Ada menüsü tadımı yaptık. Maalesef adada şarap tadımı ve fabrika turu özendirdiği için yasaklanmış!. Bu nedenle kafe kısmında menü olarak sunuluyor.Tenneia ve ödüllü şaraplarından kaptık bir iki şişe  , Bornova Misket not olarak bırakayım, denenmeli,alınmalı.

Corvus Latince ‘de karga anlamına geliyor ve firmanında logosu. Hem  şişelerinde hem de çok güzel bir bahçede konumlanan kafesinin masasındaki sunumlarda çok şık duruyor bu logo. Adadaki uğrayabileceğiniz diğer şarap fabrikaları Çamlıbağ,Talay,Ataol.

 

13696530_1562866994018469_948130039_n

 

 

2

 

Bozcaada ‘da günü batırmanın en güzel şekli belli; Polente’de arkadaşlarla keyifli bir sohbet ve bir kadeh kırmızı şarap . Sanırım adanın en popüler aktivitesi günü bu noktada batırmak. Muhtemelen adada göreceğiniz en kalabalık insan topluluğu burada olacak. Aileler, gençler, gezginler, sevgililer herkes burada. Hatta paket pizzalarını kapıp akşam yemeğini burada yiyenlerde vardı. Biz elimizden geldiğince erken bir saatte gidip biraz sohbet ettik. Gün batımı gerçekten görülmeye değer. Ölmeden önce yapılması gerekenlerden bir maddenin yanına tik atıyorum müsadenizle…

 

20160730_195322

 

20160730_191922

 

 

Yesek-İçsek

Adaya gitmeden önce defterimdeki notları hemen buraya bırakalım;

Yemek için mekanlar; Sandal, Ada’m, Battı Balık, Sahan, Güverte, Cabalı Meyhana,Lodos, Simyon Meyhane araştırmalarda bolca karşınıza çıkacak öneriler.Vahit’in yerinde Ahtapot salatası,Ayazma tarafındaki Koreli uygun fiyat arayanlar için not edilsin.

Kahvaltıdan sonra kahve molası verelim derseniz yer bulabildiğiniz taktirde Çınaraltı,

Polente Cafe’de alışkanlıktan üst kattaki terasa çıkmak istedik , manzara güzel olur diye. Ancak burası personeller içinmiş, ada kafası dedim ya, öyle her şeyin en iyisi bizim olacak değil ya:)

Bakkal’ın Mojito ‘su; Ada Cafe’nin gelincik şerbeti atlanmaması gerekenler, Çiçek Pastanesi’nin damak çatlatan sloganlı çatlak kurabiyeleri (enfesler) bir kaç pakette eve götürmelik cinsten.

Ada’dan ayrılmadan Kale’nin sahil tarafına konumlanmış kafelerinden birinden kavurmalı tost kapıp feribotta yiyoruz. Yediğim en iyi tostlardan biri olarak listeme yazdım, aklınızda olsun.

Ada’nın yakışıklı üçüncü nesil kahvecisi Coffee Shelter. Kahveler güzel, çalışanlar ilgili, dekorasyon ve ilkokul masaları ortama çok uymuş.

Ada’m lokantasında kullandık akşam yemeği hakkımızı. Meze tabağı nefis, yanına salata söyledik, karides, kalamar , asma yaprağında levrek, otlu börek. Herşey lezzetlide; sanırız garson bizim siparişleri unutunca oldukça fazla süre bekledik.  Teras katı daha sakin ve çok güzel kale manzarasını barındırıyor.

13768243_324958411178390_974579923_n

 

 

1

 

13827440_1342841612409837_1667377985_n

 

13706793_513189962225424_500111118_n

 

13774867_1755824054705984_1406764394_n

 

 

Alışveriş;

Ada; şarabı ile meşhur olunca, bu şarapların yapımında kullanılan meşhur Çavuş üzümünden alalım dedik. Esnaf bize ‘Üzüm gelmiş olabilir varsa iskele tarafında bulursunuz’ dedi, tam da yeni inmişti üzümler kasalar ile. Birer kilo aldık yanımıza. Bu güzel üzümlerden yapılan şaraplardan bir kaç tanesi çoktan yerini almıştı çantada.

Ada’dan ayrılmadan Çiçek Pastanesi’ne uğrayıp kurabiyelerden çeşit çeşit yolluk alındı. Çatlak kurabiyelerden ise eşe dosta götürmelik paket yaptırıldı.

Hediyelik eşya için adanın ara sokaklarında denk geldiğim Siar Souvenir Shop adında bir dükkan var, bence buraya bir uğrayın derim.

Sahildeki standlardan el yapımı ürünlere bakabilirsiniz.

Ada’da alışveriş açısından en sevdiğim şey özgün butikler , el yapımı ürünler, buranın bir dükkan olduğuna inanamadığım şirinlikteki dükkanlar. Esnaf ise oldukça rahat. Bazı dükkanların kapısında ‘Bazen kapalıyız’ yazanlarına denk geleceksiniz. Hatta panodan beğendiğiniz kolyeyi alıp parayı iğnelemeniz yeterli bazı dükkanlar için. Pek alışkın olmadığımız ancak özlenen hareketler bunlar. Belkide bu yüzden çok sevdim buradaki butikleri, esnafı.

 

1

20160730_101604


20160730_102341

20160730_103731

 

20160731_124901

 

Çok güzel bir haftasonu, unutulmaz anılarla döndüm adadan, sanırım tam olarak dönemedim bile diyebilirim, aklım halen orda. En kısa sürede tekrar gidilmeli…

 

 

 

 

 

No Comments