Bu haftasonu Brüksel yolcusuyum yine, yeni,yeniden…

Ailemizin son minik üyesi, gelişiyle bizi bizden alan meleğim Aden ile  tanışmaya gidiyorum. En kısa sürede Brüksel notlarda blogda olacak. Her gittiğimde ayrı yerini keşfettiğim, çikolatasına vurgun olduğum bu güzel şehirden bahsedeceğim size

Ancak  havalar ısınmaya başlayınca tabi benimde içim herkes gibi kıpır kıpır. Nerelere gitsek, neler yapsak diye kafamda deli sorular, blogda ise İtalya’ya rotayı çevirmek istiyordum.

Derken İspanya yolcuları olacakmış bu yaz. Barselona’yı yazsana dediler. Peki dedim, hemen işimin başına oturdum.

Barselona, İspanya da şu ana kadar gittiğim tek şehir. Ancak Endülüs planda. Madrid, Sevilla bekle beni, Bir Fas tatiliyle birleştirip en kısa sürede tanışacağız,(Sitemi yeni keşfedenlere bir not. Bu yazıyı yazdıktan sonra bir yıl dolmadan Endülüs’ü keşfe çıktım.Merak edenleriniz olursa şuradan okuyabilirsiniz)

Konuyu dağıtmadan gelelim Barcelonaya; La Rambla, Sangria, Flamenko dansı,Dünyaca ünlü bitmeyen kilise Sagrada Familia, Bari Gotic, Dünya devi bir futbol takımının şehri, Camp Nou ruhu, Gaudi, Picasso derken …. baktım ki bu şehir elimdeki 5484 resim ile bir posta sığmayacak önce bir genel tanıtım yapayım ne zaman gidilir, ne yenir , ne yapmalı, kısaca anlatayım, sonrada gezdiğim yerleri ayrı ayrı bol resimli paylaşıp sizi de oralara götüreyim dedim. Böylece sizi de sıkmamış olurum diye düşündüm efendim.

 

Öncelikle Barcelona; Nasıl bir şehirdir, nedir olayı anlatalım?

Barselona , Akdeniz kıyısının en önemli ticaret merkezi. 1 buçuk milyon üzerinde nüfusu var. Yazın ise bu rakam doğal olarak turist akınıyla dahada artıyor. Şehir Katalonya bölgesinin başkentidir. Kendilerine İspanyol değil Katalan denmesi konusunda hassaslar.  Şehir futbol takımıyla ünlü, tapasın başkenti,Flamenko ezgilerin sokaklarında barındıran, sıcacık insanları ve harika plajları ile ülkenin ve tabi biz turistlerin göz bebeği bir şehir. Benim için Gaudi ‘nin şehridir. Kendisi şehri alıp elinde şekillendirmiş, hemen hemen her önemli noktasında onun imzası var. Para birimi€, schengen vizesiz gidemiyoruz. Birde aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere şaşkınlık verici düzeyde düzgün yapılandırılmış bir şehir(not: resim alıntıdır)

 

barcelona (1)

Ne zaman gitmeli, ne kadar zaman ayırmalı;

İşte bu soru benim için en kritik soru diyebilirim. Bakınız bu konuda parantez açmak isterim. Evet bu şehir her daim güzel ancak İlkbahar ve Yaz ayları malum güzelliğinin daha bir ön plana çıktığı dönem. Benim bu paragrafta size önerim şudur. Eğer şehrin tüm tarihi yapılarını gezeceğim, şehrin altını üstüne getireceğim, turistliğimi bileceğim, gezilmedik görülmedik yer bırakmayacağım diyorsanız Haziran sonuna kadar gidin derim. Ancak ben, denizin keyfini süreceğim derseniz Temmuz Ağustos’ a bırakabilirsiniz.  Bakınız bana. 19 Mayıs tatilinde gittiğim bu şehirde ilk durağım H&M oldu. Zira o kadar sıcak bir hava vardıki bavulumda bulunan sadece ve oda akşamları ince bir hırkayı kullanabildim, Gündüz sürekli şort, etek, tshirt kombiniyle gezdim. Şehirde yaptığım ilk şey otele bavulu bırakıp La Rambla da dükkan dükkan gezmek oldu, resmen alışveriş  yapmak zorunda kaldım!  Hiçte sevmem! Dolayısıyla Temmuz Ağustos aylarındaki müthiş sıcaklarda şehri gezmek azıcık zorlayacaktır bünyeyi, otel fiyatları ise bütçeyi. Benden söylemesi.

Gelelim süreye, Yine  yapacağınız plana göre değişeceği gibi tavsiyem 5 günün altına düşmemek, 4 gün kaldığım şehirde Sagrada Familia’ nın önündeki hayatımda gördüğüm 2. en uzun insan sırası(birincisi Eyfel kulesinin asansörlü ayaklarında sabahın 8 inde görüp şok olduğum sıraydı) nedeniyle giremedim, yine aynı sıra nedeniyle Casa Battlo ya  giremedim, ve mutemadiyen hala içimde uhde kalan Gaudi müzesine gidemedim (Dikkatinizi çekerim Mayıs ayındaki turist kuyruklarından bahsediyorum , artık yüksek sezonu  siz düşünün) Buna rağmen 4 günüm dolu dolu geçti, yetmedi. Birazda yüzeyim derseniz bana göre minimum 1 hafta makul bir süredir. Tabi bu olaylar bütçeye göre değişir , Bana tekrar gitsem ne kadar ayırırsın deseler, bırakın beni kalayım 1 ay derim:) Neyse devam edelim

 

İngilizce bilmiyorlarmış, doğrumu?

Bende bu efsanenin yarattığı korkuyla gittim,yalan yok, aman efendim kimse anlamıyormuş, en çok İspanya da zorlanılıyormuş vb. Şöyle ki Avrupa da konuşma kartını bavula atıp gittiğim tek şehir. Kullandımmı ? Hayır.:)

Sadece İspanyolca dönünce havam olur  birkaç kelime öğreneyim diye çantamda taşıdım . Mesela . Hola (Merhaba)  Boenos dias (iyi günler)

Turistlik bölgelerde hiç problem yaşamıyorsunuz. Ayrıca halk İngilizce anlıyor ancak cevabı İspanyolca veriyor:)  Artık bu beden dilini ne kadar çözdüğünüze göre değişecek. Şaka bir yana evet nispeten az biliyorlar. Dolayısıyla dil kartının yanınızda olması  kendinizi daha rahat hissettirebilir. Ancak çok büyük problem yaşamazsınız. 5 kişiye sorun 1 i muhakkak ingilizce çat pat cevap verir. Sanırım içinizi rahatlattım:)

Nerede Kalsak?

Envai seçenekli bir denize hoş geldiniz. Benim öğrencilikten sonraki ilk seyahatim olduğundan , dedim ki otel de kalayım, yeter bu cimrilik . Fiyatlar azcık yüksek olunca sonunda La Rambla da Hostal Rembrandt ta karar kıldım. Size bir not burada kalmayın:) İyi bir takip  ile  indirim zamanlarını yakalarsanız, çok daha iyi bir konumda yer alan La Rambla üzerindeki Hostal Boqueira da hemen hemen aynı fiyatlarla kalabilirsiniz.Hostal Rembrandt La Rambla’ nın 5 adım ötesinde olduğundan ve hemen yanı başındaki sanat galerilerinden ötürü kendisini kötü anmayacağım. Bir not daha La Rambla daki hediyelik eşyacı dükkanları ve oteller hintliler tarafından ele geçirilmiş, heryerdeler ve sizi Türkçe olarak selamlayıp, pazarlıklarınıda Türkçe yapıyorlar , şaşırmayın. Bu arada satıcı,dükkana ilk girdiğimde 25€ olan bir parçayı 3 € ya düşürünce koşarak çıktım bu dükkanlardan. İnsan kendini kötü hissediyor, bu kadarda olmaz diye. Neyse otelden bahsederken konuyu nasıl buraya getirdim bende anlamadım:)

Neler Yiyeceğiz?

Öncelikle ne değil, ne zaman yiyeceğiz ile başlayalım. Bizden farklı olarak akşam yemek saatleri çok daha geç . Şöyle ki 22:00 civarı onlar için akşam yemeği saatleri. Uyum sağlamak adına gündüz öğünlerinizi 1 adet arttırın.  Şahsen benim otelim La Rambla üzerinde olduğundan bir öğünüm La boqueira  (meyve hali) dan envai çeşit ,rengarenk meyveleri denemek ve tüketmekle geçirdim. Öte yandan deniz mahsülü bol zeytinyağlı cennetine hoşgeldiniz.Paella muhakkak denenmeli ,bir çeşit risotto ancak bol deniz ürünü içeriyor. Buraya kadar gelmişken Sangria muhakkak içilmeli, ve La boquerida görmediğimiz tatmadığımız meyve kalmasın diye bu  pazardan bol bol meyve alınarak tüketilmeli. Tapas ise olmazsa olmazlardan,detayları da gelecek..

Nereleri görsek?

Başlıca görülmesi gerekenler için bir liste hazırladım, aşağıda sıraladım zaten ilerleyen yazılarda detaylı bilgilerde vereceğim,

İnanın listeye bir bu kadar daha yer ekleyebiliriz. Boşuna bırakın beni burada 1 ay demiyorum:)

Sagrada Familia

La rambla

Park Güell

Casa Mila

Casa Batllo

Barselona Katedrali

Santa Maria del Mar

Nou camp stadyumu

La boqueira Market

Kristof kolomb Heykeli

Port Vell

Plaça d’Espanya

Plaça Reial

 

Ulaşım;

Yine metroya teslim oluyoruz, ayrıca  kart almak en uygun seçenek yine. Ancak bazı yerlerde otobüs daha uygun çözüm olabiliyor. Gaudi Müzesi gibi. Yeri geldikte ulaşım detaylarının durak bazında paylaşıyor olacağım

En kısa sürede resme boğmaya söz veriyorum sizi.

Takipte kalın

Herkese iyi haftasonları
Sevgiler,

 

 

 

 

 

No Comments