Adını duymamış olsanız dahi internette, dergide ya da bir yerlerde muhakkak görseline denk gelmiş olduğunuz ‘Hani şu ölmeden önce muhakkak görülmesi gereken yerler’, ‘Avrupa’nın en güzel 10 köyü’ gibi listelerde her daim liste başını zorlayan Hallstatt ‘taydım.

Daha yazının başında hemen bir itirafla başlayayım her ne kadar bir çok yerde okumuş olsam da bu kadar küçük bir köy beklemiyordum açıkçası. Küçüklüğüne rağmen bu denli popüler oluşunun sebebini gidince daha iyi anlıyorsunuz. Evet son dönemde inanılmaz popüler hale gelip bir turist magnetine dönüşmüş olsa da, burada insanların yaşıyor olmasını kıskanacağınız derecede sevimli bir yer. Bence Avusturya ‘ya plan yapıyorsanız Salzburg ve göller bölgesine zaman ayırıp Hallstatt’a da uğrayın derim.

Bu bölgedeki diğer keşfettiğim yerler için sizi şuraya alayım.

19986178_2047450308808661_4725077707707121664_n(1)

 

Gelelim bu sevimli köy ile ilgili notlara.Öncelikle nerede bulunur ve nasıl geliriz ona bir bakalım.Hallstatt Avusturya’nın yeşili ve mavisi ile gözünüzün bayram edeceği göller bölgesindeki onlarca sevimli yerleşim yerinden biri. Kendisi Hallstatt gölünün kenarına kurulmuş durumda. Salzburg’dan yaklaşık 70km mesade yer alıyor. Buraya gelmek için özellikle kısıtlı vaktiniz var ise araba kiralamanız kesinlikle ilk önerim olacak. Ancak bir tura katılıp ya da  otobüs , tren ile de Hallstatt’a gelmeniz mümkün. Yalnız tren opsiyonu biraz uzun sürebiliyor.Bence bu bölge için kesinlikle esnek olmanız lazım.Araç kiraladığınız durumda gözünüze neresi güzel geldi hemen o kasabaya girip gölün kenarına kurulabilirsiniz. Şahane manzaranın tadını çıkara çıkara buraya gelmek kulağa daha hoş gelmiyor mu.  Ancak araç kiralamayacaklar için Salzburg’un meydanlarında bir çok tur düzenleyen acenta olduğunu göreceksiniz. Turla takılmasınızda ulaşımı halletmek adına tur ile gelmek çokta mantıksız bir seçenek değil. Tren ile Salzburg’dan Hallstatt’a ulaşabilirsiniz. Ancak bu opsiyonda yol için iki buçuk saati gözden çıkarmalısınız.

 

Şimdi araç kiralayacaklar için mini bir paragraf açalım. Hallstatt tabelasını gördükten sonraki tünel itibariyle artık köyün sınırlarındasınız.  Tünelden çıkar çıkmaz hemen solda otoparkın ve iskelenin bulunduğu bir alan karşılayacak sizi. Eğer erken saatlerde buraya ulaşmayı başardıysanız ne ala ancak günün ilerleyen saatlerinde burdaysanız maalesef bu otoparkta yer bulmanız imkansız. Hemen 100 metre ilerde otopark tabelalarını göreceksiniz. Boşuna farklı yer aramayın. Numaralandırılmış bu parklardan birine(boş olup olmadığı zaten yazıyor) park edin arabanızı. İlerlediğiniz takdirde köyü geçiyor olduğunuzu farkedecek ve ilk benzincinden döneceksiniz:) Yanlış hatırlamıyorsam 4-5 saatlik otopark ücreti 12€ idi.

 

 

20393889_107379509930887_9099596654251606016_n(1)

 

Gelelim köyün görülmesi gereken yerlerine; Hallstatt o kadar küçük bir yerki zaten kaptırıp gittiğinizde ‘aa köy bitti’ diyip geri dönüyorsunuz. Dolayısıyla görülecek yerler haliyle yanyana.

Ana Meydan (Market Square)

Her yerleşim yerinde olduğu gibi tabiki burada da bir ana meydan durumu söz konusu.  Hatta köyün tek meydanı. Yalnız gördüğünüz bir çok meydana göre boyutu ve sevimliliği ile biraz farklı gelecek. Çevresi oldukça şirin kafelerle bezenmiş durumda ortasında minik bir heykel arkasında da şahane bir manzara mevcut. Bu meydanı boş bulup fotoğraflamak biraz zor. Herkesin buluşma ve sahildeki kafelerden sonra dinlenme yeri burası. Bahsettiğim iskeleden köye yöneldiğiniz yoldan kaptırıp gittiğinizde zaten meydan karşısınıza çıkacak. Bulamamanız, kaybolmanız, kaçırmanız imkansız.  Aslında bundan sonra yazacağım her yeri bulamamanız, kaybolmanız ya da kaçırmanız imkansız gibi.

 OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Hallstatt Müzesi

Meydana doğru ilerlerken karşınız Hallstatt müzesi çıkacak. Öyle küçük yer dememişler müzede kurmuşlar tabiki. Meraklısı için Hallstatt tarihi ve gelişimi ile ilgili bilgiler içeriyor. Giriş 8€. Bahçeside gölgelik, hani dinlenmek isteyenler olursa duyurulur.

 OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

St.Micheal Şapeli Ve Hallstatt Mezarlığı

MEydandan itibaren takip ettiğiniz yol üzerinde St.Michael Şapeli solunuzda tepede kalıyor. Buraya yaklaştığınızda solda ilgili tabelayı göreceksiniz.Buradaki merdivenler St.Michael Şapeli ve Hallstatt mezarlığına çıkıyor. Neden çıkalım buraya derseniz güzel bir manzara sizi bekliyor ama asıl sebep bir sonraki başlıkta.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

Kemik Evi

Bu kadar güzel bir köyde böyle ürkütücü bir uygulama nasıl yaşanabilmiş bilemiyorum ama konu şu;
St.Micheal Sapeli’nin hemen yaninda Hallstatt mezarlığı yer alıyor. Zamanla bu küçük mezarlıkta yer kalmayınca şahane bir fikir geliyor akıllarına ve eski mezarları açarak kafatasları ve kemikleri bir yerde toplamaya başlıyorlar. Sanırım bu fikir bana ürkütücü geldiği gibi o dönemki insanlara ürkütücü gelmemiş olacakki özellikle 1700lü yıllardan itibaren bu bir gelenek haline gelmiş ve kafatasları ile kemikler ayrılarak kafatasları aile isimlerine göre boyanıp kemiklerde alt sırada olacak şekilde bu mezarlıkta bulunan ve günümüzde Kemik evi olarak adlandırılan yere yerleştirilmeye başlanmış.1200 üzerinde insanın kafatası ve kemikleri bulunuyor bu binada.

Neyseki günümüzde bu bir gelenek değil. Son kafatası 1995 yılında 1983 de ölen bir hanımefendinin kendi vasiyetiyi ile kemik evine yerleştirilmiş. Kendisinin kafatasını altın dişinden seçebiliyorsunuz

Her ne kadar son dönemde bu çılgınlığa kalkışan olmasa da eğer gömülen kişi ister ise vasiyetinde belirttiği müddetçe ölümünden 10 yıl sonra kafatası ve kemikleri ‘Kemik Evi’ne’ alınabiliyormuş. Ne kadar güzel dime.Şu Hallstattlılar cok şanslı!

 

20838914_333792967080387_6591542757926371328_n

 OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Hallstatt’ın meşhur resmi- O yer

Ana görselde de yer alan o meşhur Hallstatt resminin çekildiği bir alan var. Nedense köye girince orayı arar oluyorsunuz. Hani şu Kapadokya’da ki nazar boncuklu ağaç vardır , o yer diye tanımlanır. İşte burasıda Hallstatt’ın o yeri. Burası köyü en geniş ve güzel açıdan fotoğraflayabileceğiniz yer. Yukarıda bahsettiğim yerleri gördükten sonra aynı caddeyi takip ettiğinizde bu alana ulaşıyor olacağınız. Tahmin edeceğiniz üzere biraz kalabalık. Resim çekmek için biraz beklemek gerekiyor.

 20766443_110016806370386_2982138858973429760_n(1)

 

 

Skywalk ve Tuz Madeni 

Gelelim insanlık için küçük benim için büyük bir adıma. Skywalk oldukça yüksek bir yerde yer alan üçgen bir platform. Hallstatt’da bulunan finiküler ile buraya ulaşmanız mümkün. Benim yükseklik korkum var. O nedenle bu tip aktivitelerden şiddetle kaçınırım. Lakin Halsstatt’ta oksijenden mi nedir çarpıldım sanırım ve karar verip çıkayım dedim.  Bence buraya kadar gelmişken alternatiflerde çok olmadığından bence kesinlikle çıkılmalı. Finikülerden indikten sonra yolu takip edip üçgen platforma ulaşıyorsunuz. Kesinlikle manzara görülmeye değer.Akabinde kafesinde de birşeyler içebilirsiniz. Skywalk bilet fiyatı 15 €.

Skywalk’un hemen arkasında tuz madeni yer alıyor. İsterseniz kombine bilet ile buraya da girebilirsiniz. Benim vaktim vardı ancak açık söylemek gerekirse fiyatı yüksek bulduğumdan ve daha önce bu tip bir aktiviteye katıldığımdan es geçmiş bulundum.

 OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

No Comments