Bu sene kur alıp başını gidince bolca yurt içinde nasıl olsa bir gün giderim diyip atladığım yerleri listeme almıştım. Geçtiğimiz haftasonu Pamukkale gibi eşi benzeri olmayan muhteşem bir doğa güzelliğine sahip Denizli’deydim.Daha evvel iş seyahatlerin nedeniyle bulunduğum bu şehirde Pamukkale ‘yi az zamanda görme fırsatı yakalamış ancak  hakkını vermemiştim. Bu sefer şahane bir bilet kampanyası kapsamında 10 TL ye biletimi alıp iki günlük acaip güzel bir rota ile Denizli ve çevresini keşfetme fırsatı buldum.Zaman kısa idi ancak bence rota bayağı iyi oldu:) ne eksik ne fazla tam tadında kararında dolu dolu iki gün geçirdim. O zaman karşınızda hap gibi iki günlük Denizli rehberi.

 

Denizli şehri Isparta, İzmir, Fethiye gibi birçok hareketli ve turistlik şehirlerin ortasında yer alıyor. Yazın buraya geldiğinizde bence uzun bir tur yapıp, Isparta da ki lavanta tarlalarını gezip oradan kendinizi İzmir ya da Fethiye’ ye atıp yaz tatilinizi aradan çıkarabilirsiniz.

Denizli oldukça verimli topraklara sahip. Özellikle son dönemde Türkiye’nin pek çok ilini ziyaret etme fırsatı bulan biri olarak Denizlilerin topraklarından fazlaca faydalandığını söyleyebilirim. Yüksek rakım, dar alan , yokuş vb farketmiyor; ekilebilir olarak tanımlayabileceğiniz hemen hemen her tarla da incirinden ,üzümüne, zeytininden,domatesine türlü türlü sebze ve meyve tarlaları ve ağaçları ile bezenmişti.

 

 

Nasıl gidilir?

Araba ile; İllaki yakın tarihte gidecekseniz, bilet fiyatı almış başını gitmişse,  bir grup olarak seyahat edeceksiniz ve vaktiniz bol ise yapılmayacak iş değil:)

Otobüs İle; Çoğunlukla bayram döneminde yüksek uçak bileti fiyatlarına alternatif olarak otobüsle de gelebilirsiniz.İstanbul’dan ulaşan  otobüsleri 80TL civarı tek yön.Süre yaklaşık 9 saat(bu sürenin oldukça değişken olacağını söylememe gerek yok sanırım)

Uçak ile; Önceden biletinizi alırsanız oldukça uygun fiyata Denizli’ye gelmeniz mümkün.  Kendi biletimi 10 TL ye almış, ailemede 30-40 TL arası fiyatlara Pegasus kampanyasından bilet almıştım. Unutmayın her sene havayolu şirketleri Ramazan ayı düşük sezon olduğu için kampanyalar düzenler.Muhakkak bu kampanyaları takip edin. Zaman zaman blogda da yer veriyorum bu tip kampanyalara. Sabah oldukça erken saatlerde gidiş ve geç saatler dönüş olarak uçuşlar mevcut.İster günübirlik ya da bizim gibi Cumartesi sabah gidip Pazar akşam dönüş olarak program yapabilirsiniz.

 

Araba Kiralama 

Denizli ulaşımı için kullanılan havaalanı Çardak. Merkeze 75-80 km de bulunuyor.  Denizli için gezilecek yerler düşünüldüğünde bence araba kiralamanız şart. Kısa zamanda oldukça esnek olmanızı sağlıyor. Her ne kadar internet sitelerinde çalışma saatleri güncel olmasa da tüm araç kiralama acentaları uçak iniş kalkış saatlerine göre her daim açık. Zaten Çardak Havaalanı’nda çok fazla sayıda uçak inmediğinden, tüm akış bu uçak saatlerine göre belirlenmiş durumda.

 

Ne Zaman Gidilir 

Denizli’ye seyahat amaçlı gidiyorsanız kuvvetle muhtemel Pamukkale merkezli olarak bir gezi planı düşünüyorsunuzdur.Önerim kesinlikle güzel havaların olduğu ilkbahar&yaz döneminde gitmeniz. Yazın  Temmuz&Ağustos oldukça sıcak olduğundan bence Mayıs&Haziran ve Eylül ayı en güzel dönemi. Özelikle benim gittiğim Mayıs ayı sonunda çevredeki bağ bahçelerde yeşillendiğinden şahane manzaralara tanıklık ettim.

 

18723254_297342077389971_7546867080830648320_n(1)

 

 

Konaklama konusu; 

Hem fiyat hem konum hem de kalite açısından nokta atışı önerim Venüs Otel. Pamukkale’ ye yürüme mesafesinde. Şahane bir bahçesi, bol çeşitli ve oldukça lezzetli(o gözlemeler yok mu) bir kahvaltısı mevcut. Yazın gidecekler için bünyesinde havuzda var,bahçesinde uzanıp keyif yapabileceğiniz oturma alanları da mevcut, fiyatı da oldukça uygun.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Denizli Gezilecek Yerler

 

18645299_440095686367497_3196575318953426944_n(1)

Pamukkale Traverterleri; Türkiye’nin en ünlü turistlik yerlerinden biri Pamukkale.  Türkiye ile ilgili bir tanıtım rehberi varsa Pamukkale bu rehberin her daim baştacıdır. Yüzlerce yıldır buranın mineral suları romatizmadan ,deri hastalıklarına bir çok hastalığa derman olmuş. Dolayısıyla her daim popüler . Son dönemde Türkiye’nin bir çok farklı iline seyahat etmiş biri olarak, turist yoğunluğunun en yüksek olduğu yer açık ara Pamukkale idi. İlk defa bir yerin kalabalık olmazsına çılgınca sevindim. Gittiğim çoğu yerde sadece bir iki turist görmek beni üzüyordu.

Gelelim  doğa mucizesi Pamukkale’nin oluşumuna. Aslında bu beyaz güzelliğin sebebi Kalsiyum Hidrokarbonat. Yer altından çıkan mineralli su güneş ışığıyla temas edince karbondioksit ve karbonmonoksti uçuyor. Geriye kalan Kalsiyum karbonat yüzeyde kalıyor. Jel kıvamında olan bu çökelti zamanla katılaşarak Pamukkale üzerinde yürüdüğümüz beyaz zemini oluşturuyor. Hatırlayanlar vardır yıllar önce Pamukkale Traverterlerinin balkon gibi olan alanında havuzlar vardı. Ancak bir dönem Pamukkale’nin büyük bir çoğunluğu kararmaya başladı. Neyseki bu konuya hemen el atıldı ,öyle olduğu haline bırakılmadı. Zamanla kararan bu traverterleri eski haline döndürmek için öncelikle suyun kirlenmesini önlemek gerekiyordu. Belirli yerlere insanların girişi yasaklandı. Yer altı sularının temizlenmesi çalışması yapıldı. Oteller buna göre düzenlendi. Akabinde ise su kontrollü akıtılarak tekrar beyazlaşması sağlandı. Çalışmalar halen devam ediyor.

Not 1: Yanınıza bikini,mayo almayı unutmayın. Traverterlerdeki minik havuzlarda şifalı sularda serinleyebilirsiniz.Ayrıca yanınıza poşet ya da minik bir çanta almayı da unutmayın. Travertenlere girişte ayakkabı, terlik vb çıkarmanız gerekiyor. Çıplak ayakla gezebiliyorsunuz.

Not 2: Bence burada gün batımını kaçırmayın. Müthiş bir görüntü oluyor

Giriş: 35TL, müze karta ücretsiz(edinin artık şu müze kartı:))

 

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hieropolis Antik Kenti; Pamukkale Travertenleri ve antik havuzu geçtiğinizde Hieropolis Antik Kenti ‘ne giriş yapmış oluyorsunuz. Burası hakkını vererek gezmek isterseniz uzunca zaman ayırmanız gereken bir yer.

Antik Kent M.Ö. 2.yüzyılda Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından  kurulmuş.  Bergamanın efsanevi kurucusu Telephosun karısı Amazonlar kraliçesi Hieradan dolayı, Hierapolis adını almış. Aynı zamanda Kutsal Kent olarakta arkeoloji literatüründe yerini almış. Bu şekilde anılmasının nedeni kentte bir çok ibadet ve tapınakların varlığı. Şehir Bizans döneminde çok önemli bir yere sahipmiş. Bunun en önemli nedeni Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philipin burada öldürülmesi.

1988 yılında şehir UNESCO Dünya Mirası listesine alındı.

Şurada ilginizi çeker ise çok daha detaylı bilgiler bulabileceğiniz linki bırakıyorum. Gezmeden önce muhakkak göz atın.

Şehirde anfi tiyatro kesinlikle ama kesinlikle kaçırılmaması gereken yapı.

Giriş: 35 TL , Pamukkale girişi ile ortak. Ayrıca para ödemeniz gerekmiyor. Müze karta ücretsiz.

 

18809068_1923822747863990_4876992075356176384_n(1)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Laodikeia Antik Kenti: Laodikeia Antik Kenti Pamukkale yolu üzerinde yer alıyor. Merkeze 5-6 km mesafede. Çoğu kişi tarafından es geçilen bu antik kenti kesinlikle zaman ayırıp gezmelisiniz.  Antik kentte günümüzde kadar ulaşabilen sütunlar, ibadethaneler, yaşam yerlerinin kalıntıları muazzam güzeller. Restorasyon çalışmaları halen devam etmekte. Söylenene göre  Türkiye’de Efes Antik Kenti’nden sonraki en önemli antik kent olması öngörülüyor.

Not:Kesinlikle şapka ve güneş kremi almayı unutmuyoruz. Birde devasa boyutta kertenkeleler göreceksiniz, her yerdeler:)

Antik kent girişinde bir şeyler yiyip içebileceğiniz küçük bir dinlenme yeri var. Ayrıca hediyelik eşyada alabilirsiniz.

Giriş 10 TL,Müze karta ücretsiz.

 

 

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Antik Havuz (Kleopatra Havuzu)

Pamukkale travertenleri ile Hieropolis Antik Kenti arasında yer alıyor. M.S. 7. yüzyılda deprem nedeniyle bu alandaki yerleşim bölgesinde bir çukur oluşmuş ve şehirdeki sütunlar çukurun içine düşmüş. Termal sular bu çukuru doldurunca ortaya günümüzde yaşayabileceğiniz en özel deneyimlerden biri olan Antik havuz oluşmuş.Her daim 30 derece civarında su sıcaklığı, dolayısıyla yaz kış açık. Yazın tıklım tıklım olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Çok büyük bir havuz değil tabi ki olimpik havuz gibi yüzmeyi beklemeyin ancak  kesinlikle yüzlerce yıllık tarihin içerisinde yüzmek bambaşka bir deneyim.

Giriş:32 TL, müze kart geçmiyor. Buraya ayrıca ücret ödemek zorundasınız.

İçeride üstünüzü değiştirebileceğiniz kabinler var. Telefon, anahtar,cüzdan gibi kişisel eşyalarınız kilitlemeniz içinde dolap kiralayabilirsiniz. Fiyatı gün boyu 5 TL. Ayrıca yemek yiyip içebileceğiniz bir kafeteryasıda var. Dondurma da bulabilirsiniz(Mevsim yazsa önemli bir konu benim için :))

Yani Denizli’ye gelirken yanımıza mayo ve bikinilerimizi de alıyoruz. Kleopatra havuzu için havlu, terlik, ıslak eşyalarınız için poşet almayı da unutmayın.

 

 

18809489_427833067598536_4327431128429363200_n(1)

Kaklık Mağarası;

İzlanda da çürük yumurta kokusunu duyup Allah’ım bu ne demiştim ,nasıl alışacağız bu kokuya diye(alışmışlardı) . Bu kokunun sebebi topraktan fışkıran termal sular içindeki kükürt. Kaklık Mağarasının otoparkına aracı park edip indikten sonra ilk burnuma! çarpan şey bu muhteşem koku idi. Kaklık mağarası en basit haliyle Pamukkale’nin mağaradaki hali olarak tarif edilebilir. Yer altı suları burada muhteşem travertenler oluşturmuşlar. İçeride çok güzel ve basit bir yürüyüş yolu oluşturulmuş.

Kaklık Mağarası ile hava alanı oldukça yakın. Bence hava alanına gidiş ya da dönüş güzargahında uğramalısınız.

Giriş 3TL, 08:00-22:00 arası açık

 

 

 

18722251_124795581430108_5826909987917529088_n(1)

Güney Şelalesi;

Denizli’den 70 km uzakta yer alan bu şelale buralara gelip de kaçırmamanız gereken bir güzellik.Vallahi döndükten sonra bir yerde denk gelirseniz neden buraya gitmedim diye epeyce üzülürsünüz. İsmini bulunduğu Güney ilçesinden alıyor.

Cindire Dağı’ndan çıkan sular  Menderes Nehri ile buluşuyor. Yüksekliği 20 metre. Suyun içinde bulunan kireç şelalede basamaklar oluşturmuş. Yeşilde olaya el atınca muazzam bir güzellik çıkmış ortaya.

Şelalenin hemen yanında yer alan balık yiyebileceğiniz ya da mola verip soğuk bir şeyler içebileceğiniz bir dinleme alanı mevcut.

Not: Şelaleden ayrılıp yolunuza devam ederken karşı yamaçlardan şelaleye bakmayı unutmayın. Muhteşem gözüküyor.

 

 

 

18723014_1364529550306717_3691914399712280576_n(1)

Ağlayan Kaya  Şelalesi

Sıra geldi bir başka dünya güzeli  şelaleye. Haritalarda arattığınızda Hoca’nın Yeri olarak karşınıza çıkıyor. 30 metreden dökülen su kayayı öyle bir aşındırmış ki gerçekten kaya ağlıyormuş izlenimi yaratıyor. Şelale adını bu görüntüden almış. Diğer adı ise Yeşildere Şelalesi. Çal ilçesinde bulunuyor. Haritalarda aratırken sizi yamacın üstünde aradığınız yere vardınız şeklinde uyaracak ancak tabelaları takip edin. O yamaçtan aşağıya inmeniz gerekecek. Zaten Hoca’nın yeri adlı mekan Denizlililer arasında o kadar popüler ki neredeyse her 100 metrede bir tabela var. Bulmamak daha zor olacak. Mekanda alabalık yiyebileceğinizi de not olarak bırakayım. Biz yemedik o nedenle yorum yapamayacağım. Ancak o kadar insan gidiyorsa bir bildikleri vardır herhalde.

 

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 Salda Gölü

Bazı yerleri tarif etmek için kullanılan klişe cümleler vardır. Bazen de öyle yerler varki bu cümle dışında gel de anlat. Tıpkı Salda Gölü gibi. Burası için Türkiye’nin Maldivi deniyor. Şimdi bu beyaz kumları turkuaz suları görünce insanın başka bir şey söyleyesi de gelmiyor açıkçası. Denizli ve çevre iller için Salda Gölü zaten oldukça popüler. Ancak Türkiye de ne kadar biliniyor pek emin değilim. Salda bir kreter gölü ve 184 metre derinliği var. Türkiye’nin en derin ve en temiz göllerinden biri.

Onu bu kadar özel kılan ise gölü çepeçevre saran bembeyaz minik taşlar. Aslında yaklaştığınızda göreceksinizki bunlar minik taş şeklindeler ama elinize aldığınızda kolayca ufalanıp kum haline dönüyorlar. Bu beyaz taşlar  çok zor koşullara bile dayanıklı bir bakterinin ürettiği atıklar.  Salda Gölü Dünya’da Mars’ın yüzey özelliklerini taşıyan iki yerden biri , diğer Kanada da.  Bu nedenle bir çok bilimsel çalışmada rol alıyor kendisi.

  • Gölde yüzmek isterseniz Yeşilova Halk Plajı ve Doğababa plajları en çok tercih edilenler. Ancak kesinlikle 10-15 metreden fazla açılmıyoruz. Gölde bataklık olan yerler var. En kolay haliyle suyun koyu renk olduğu yerlerde yüzmüyoruz. Bu konuya dikkat.
  • Bizim gibi Doğababa Plajı’nda mola verirseniz yemek bölümünde değindiğim Pideci Sami’nin pidelerini es geçmiyor, hamağın tadını çıkarıyoruz.
  • Vaktiniz var ise Yeşilova ‘ya da zaman ayırabilirsiniz.
  • Yaz aylarında suların yüksekliği azalınca küçük beyaz adalar ortaya çıkıyor. Şahane güzelikteler.

 

Keloğlan Mağarası

Google Map azizliğine uğradığımız bir yer var sırada. Maalesef haritalarda işaretli yerin alakası yok. Çok zaman kaybettirdi bize. Mağara Acıpayam da. Doğru konum  burası. Bir başka doğa harikası bu mağaraya Keloğlan mağarası denmesinin sebebi köse olan birinin bu mağarada kaybolduktan bir müddet sonra bulunduğunda artık saçı ve sakalının uzamış olması imiş! Tabiki ziyaret etme sebebiniz bu olmayacak:) 145 metre uzunluğu ve içerisindeki  dikit sarkıtları ile muazzam bir mağara. Bölgede en çok bilinen ve ziyaret edilen mağaralardan.   Zamanınız var ise muhakkak uğrayın.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Denizli Merkez (Babadağlılar İş hanı- Kaleiçi Çarşısı)

Denizli ‘ye kadar gelmişken merkezi de şöyle bir dolaşmak gerekir. En azından yemek için geleceğinizden zamanı biraz daha uzun tutup bir kaç yeride görün derim. Şehrin tekstil konusundaki ününü bilmeyen yoktur. Babadağlılar iş hanı özellikle farklı mimarisi ile de ilginizi çekecek. Envai çeşit havlu, bornoz,peştemal, masaörrtüsü, nevresim, kese aklınıza gelebilecek ne varsa en kalitesini en çeşitlisini bulacağınız yer. Hiç bir şey almasanız bile(zor bir ihtimal) sırf bu ortam için uğranmalı.

Aynı şekilde Anadolu Şelçuklu Devleti ile birlikte kurulan 11 . yüzyılda beri ayakta olan Kale içi çarşısına da o tarihi atmosferi yaşamak için uğramalısınız. Vaktiniz var ise şehirde birde Etnografya müzesi olduğunu not edelim. Müze çok büyük değil , gezmek çok zamanınızı almayacaktır.

Yine ilginize çekerse teleferik ile Bağbaşı yaylasına çıkabilirsiniz.

 

Yeme İçme Önerileri;

Geldik çok çok önemli bir konuya. Şimdi buralara kadar gelmişken bir Denizli Kebabı yenmeden dönülür mü? Tabiki dönülmez. Kebapcı Baki ile Kocabaylar Kebap salonu buranın en ünlüleri imiş. Ama inanın bana nerede yerseniz yiyin çok güzel bir şey bu Denizli kebabı. Kötü yapabileni var mı bilemiyorum:) Saray Kebap, Muhtar kebap deneyip sevdiklerimiz. Kuzu eti tandırda 4 saat kadar pişiyor, yanına pide , soğan domates bide buz gibi ayranı aldın mı deme keyfine. Kebap elle yeniyor çatal servisi yok. Ama sanki elle yemekte bİr başka zevkli:)

 

ÖNCE

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

SONRA

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

  • Fikir vermesi adına 5 kişilik kebap & 5 içecek için 150TL hesap ödedik.
  • Ben gittimi en meşhur yerde yemek yerim arkadaş dersen. Meşhur Kebapçı Baki 11:00-16:00 arası açık.

Buraların Zafer gazozu meşhur. Madem Denizli’ deyim başka gazoz istemem dedim.Tadıda bayağı iyi bence.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

zafer

Hacı Şerif dondurmalı irmik tatlısıda kapış kapış tüketilenlerden. Yol üstünde uğramalık.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Salda Gölü’nde mola vereceksiniz Pideci Sami ‘de yemek yenecek şekilde programlayın kendinizi. Doğababa Plajı’nda yer alıyor. Pideleri oldukça lezetli ve porsiyonları da gayet büyük. Yemek sonunda ballı tahinli pide geliyor. 5 kişi pideler içecek ve tahinli pide için 70 TL hesap ödedik.

Pideci Sami Salda

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

Kısa kısa :

  • Hafta sonu için Denizli’ye gitmeye karar verdiyseniz ama hazırlık yapmaya çok da vaktiniz yoksa bizim rotamızı kullanabilirsiniz. Konumlarla birlikte şuraya ekledim.
  • Özellikle Pamukkale yi gezerken bol bol yamaç paraşütü yapanları göreceksiniz. Bu konuya ilgiliyseniz doğru yerdesiniz.
  • Güney Şelalesi, Ağlayan kaya vb doğa güzelliklerine giderken genellikle yüksek yerlerde telefon ve internet çekmiyor.
  • Eğer yolunuz ilkbahar ve yaz aylarında buraya düşecekse bir kaç gün daha eklemeye çalışın. Yaz geldiğinde bağ bahçeler yeşillenmiş oluyor. İnanılmaz güzel bir manzara var. Rota üzerinde bol bol köylerden geçeceksiniz. Bu köylerde molalar verip köy pazarlarını ziyaret edin.
  • Bizim vaktimiz yetmedi ama vaktiniz var ise Tripolis Antik kenti, Işıklı Gölü, Tokalı Kanyonu, Insuyu ve Karain mağaralarını da rotanıza alabilirsiniz.
4 Comments