Sevilla şehrinden erkenden ayrılıp, A92 otoyolunu kullanarak Granada’ya doğru yol alıyoruz. Sevilla’dan Granada şehri yaklaşık 2,5-3 saat sürüyor. Yollar oldukça sakin.


Endülüs’te bulunan Kurtuba ve Sevilla gibi şehirler İspanyollar tarafından ele geçirildiğinde Granada Emiri  vergi ödemeyi kabul edince  250 yıl daha bu topraklarda kalabiliyorlar. Ancak Endülüs seyahatim öncesi çeşitli kitap ve internet kaynaklarını hatim ederken beynime kazınan ve öğreneceğiniz üzere İspanya’yı tek çatı altında toplamaya yemin etmiş ; Ferdinand ve İsabel ,1492 yılında  150.000 kişilik orduyla Mağribi Hükümdarlığı’nın son kalesinide kuşatıp yenince, son Müslüman Emirlikte bu topraklardan silinip gitmiş oluyor.

 

Granada, seyahatlerinde yürümeyi seven gezginler için mükemmel bir şehir. Birçok tarihi yapı yürüyüş mesafesinde. Sevilla’nın hemen hemen üçte biri büyüklüğünde olmasına rağmen bünyesinde çok geniş bir kültür hazinesine ev sahipliği yapıyor.

Şehirde görülecek yerleri üç bölgede yoğunlaşmış durumda. Sarayın bulunduğu El Hamra Tepesi, hemen karşısında yer alan Albaicin Tepesi ve katedralin yer aldığı şehir merkezi. Seyahatinizi buna göre planlayabilirsiniz.

 

Kuşkusuz şehre gelmemizin en önemli nedeni 1984 yılında Unesco Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilen Elhamra Sarayı. Sarayın temeli 1232 yılında Nasiriler Devleti’ni kuran Sultan Muhammed bin Ahmer tarafından atılıyor. Saray günümüzde  İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

 

The Alhambra Palace at sunset, Granada, Granada Province, Andalucia, Spain

Elhamra Sarayı Endülüs seyahatinizde görülmesi gereken en önemli yapılardan biri. Kesinlikle görmeden turunuzu tamamlamayın. Dolayısıyla biletinizi  önceden internetten alın. Günlük belirli bir ziyaretçi girişine izin veriliyor. Giriş saatleri ayrı ayrı belirlenmiş durumda. Öyle bileti alayım hemen giriş kapısına yöneleyim durumu burada geçerli değil.Bir gün öncesinden sitelerindeki teknik bir problem dolayısıyla bir türlü 3 kişilik yer bulamadım. 1 kişilik bilete bile razıydım. Bu nedenle yol boyunca bilet bulup bulamama konusunda çok gergindim.  Eğer daha evvel biletinizi almadıysanız umudunuzu yitirmeyin. Giriş kapısına geldiğinizde uzun bilet kuyruğunu beklemeyip, hemen sağınızda yer alan gift shop’a doğru yönelin. Burayı geçtikten sonra sağ tarafta online biletlerin bastırıldığı makinalar olacak. Burada bilet satışıda var. Çoğu kişi buraya yönelmediğinden şanslarını azaltmış oluyor. Neyseki 14:00 ‘teki ziyaret saatine 3 kişilik yer bulabiliyorum. Ancak siz siz olun yoğun dönemlerde buraya gelecekseniz biletinizi muhakkak önceden alın ve sanal kart kullanmayın.

 

20160306_140024

 

 

Gelelim sarayın detaylarına;

El Hamra ismini Arapçadaki Al Qal’a al-Hamra ‘dan yani en eski yapının kırmızı renkli duvarlarından alıyor. Kızıl Hisar olarak adlandırılmakta. Oldukça geniş bir alana yayılan sarayın en eski yapısı Alcazaba olarak isimlendirilen hisar. Bu hisar 9. yüzyıldan kalma, diğer yapılar ise 14.yüzyıla kadar sarayın bünyesine ekleniyor. Alcazaba bünyesindeki Torre de la Vela yani çan kulesi en dikkat çekici bölüm. Bunun dışında kalan alanın büyük çoğunluğu kalıntılardan oluşuyor. Sarayı gezerken yıllar boyunca yapılan tahribata şahitlik ediyorsunuz. Birçok yapı günümüze ulaşamamış maalesef.

20160306_135503

13. yüzyılda Nasrid Hanedanlığı tarafından sarayın bir çok bölümü yenilenmiş ve Nasrid Sarayları inşa edilmiş. Sarayın içinde gezerken en beğendiğim bölüm burasıydı. Nasrid Sarayları’nı gezmek istiyorsanız biletinizin üstüne bu saraylara giriş için verilen bir saat var. Belirtilen saati baz alarak en geç yarım saat içinde saraya girmiş olmalısınız yoksa biletiniz olsa dahi girişe izin verilmeyecek. Bu arada  beklerken muhteşem Granada şehir manzarasının keyfini çıkarın.

 

20160306_145702

 

 

Sarayın içinden manzaralar

20160306_143418

20160306_143553

 

 

20160306_145503

 

 

20160306_144122

 

 

Nasrid Sarayları’nı gezerken muhteşem güzelliklerle karşılacaksınız. Kısaca sıralamak gerekirse;

  • Simetrik su kanallarının ortasındaki çeşmeyi taşıyan on iki aslan figürüyle Patio de los Leones ve tepedeki narin kemerler,
  • Yine aynı avluda yer alan diğer odalardan bu çeşmeye kadar uzanan su yolları

20160306_144728

 

20160306_145258

 

 

  • Bence saraydaki en etkileyici tavana sahip Sala de los Abencerrajes

 

20160306_144838

 

 

20160306_144902

 

 

20160306_145409

  • Muhteşem kemerleriyle Patio del Cuarto Dorado(Altın Makam)

20160306_145107

  • Serallo, padişahın eşlerine ev sahipliği yapan saray , yani Harem
  • Devlet işlerinin görüşüldüğü  (Elçiler Salonu) ve gökyüzünün yedi katını temsil eden kafesli tavanı

 

Nasrid Sarayları’ndan sonra El Hamra gezinizde görülecek diğer mekanlar;

  • V.Carlos Sarayı
  • İçerisinde Granada’nın en pahalı otelinide barındıran kraliyet şehri kalıntıları(Convento de San Francisco)
  • Palacio del Partal hisarın en eski kalıntısı
  • Hemen peşinden tabelalar sizi Generalife; Yüce cennet olarak isimlendirilen 13.yüzyılda yapımına başlanan bahçelere götürecek.Su kanalları, belirli ahenk ile ekilmiş çiçekler, labirent şeklinde budanmış çalılardan oluşan muhteşem bir bahçe

20160306_150532

 

20160306_144357

 

20160306_145612

 

 

20160306_151030

 

20160306_152423

 

20160306_152708

 

20160306_152734

 

Saray için birkaç önerilerim;

  • Seyahatini El Hamra’ya en az 3 saat ayıracak şekilde planlaman
  • Nasrid Sarayları’na giriş saatini kaçırmaman
  • Bilgilendirme ofisinden muhakkak saray haritasını edinmen
  • Hangi zamanda gidersen git güneş gözlüğünü , yazın ise muhakkak şapkanı da yanına alman
  • Gezin bittikten sonra hediyelik eşya satan gift shop’a muhakkak uğraman olacak. Oldukça güzel hatıralıklar bulunuyor. Ayrıca ünlü Alhamra Hikayeleri kitabını da satın alabilirsin.

 

Bundan sonraki durak Albaicin bölgesi olabilir. 31 nolu otobüs ile bu bölgeye ulaşabilirsiniz. Oldukça hareketli ve bol yokuşlu sokaklar sizi bekler ve tabi akşam saatlerine denk gelirseniz muhteşem ışıklandırılmış Elhamra Saray manzarası.

Yine şehir merkezinde Katedrali ziyaret edebilirsiniz. Nueva Meydanı’ndan başlayarak nehir boyunca güzel bir yürüyüş yapabilir, yine Endülüs seyahatiniz boyunca  bolca karşınıza çıkacak Kral Ferdinand ve Kraliçe İsabel’in mezarının bulunduğu şapeli görebilirsiniz.

 

Az zamanda çok şeyler sığdırmaya çalıştığımız Endülüs seyahatimizde  Granada’yı da geride bırakarak başladığımız noktaya yani Madrid’e dönüyoruz,
Sevgiler,

 

 

No Comments