Bu anneler gününde istedimki anne ve anne adaylarına ilham olabilecek gezgin annelerle bir sohbet gerçekleştirelim. Evet ilk cümle içerisinde çok anne kelimesini kullandım ama sonuçta dünyanın en güzel kelimelerinden biri değil mi?Bu sohbetler ile kim bilir belki içinizdeki saklı gezgini bulur, kafanızın içinde gezinen bahaneler var ise onları birlikte def edebiliriz.

Bu yazıdaki konuğum Melike, nam-ı diğer ‘ayağımın tozuyla’. Aranızda tanımayanlar var mıdır bilemiyorum ama Melike bloğunda ve sosyal medya hesaplarında oldukça faydalı bilgiler paylaşan bir gezgin. Benim samimiyeti ile en sevdiğim bloggerlardan. Aynı zamanda çokda çalışkan. Bloğunun hakkını fazlasıyla veriyor ve çoğu zaman seyahatlerinden hemen sonra bloğunda yazılarına ulaşabiliyorsunuz. Melike halihazırda bir kaç yıldır zaten çocukla seyahat eden bir anneydi.Şimdi ise 2 çocukla birlikte seyahat ediyor.

Hadi gelin birlikte hem Melike’yi tanıyalım hem de  çocukla seyahat üzerine deneyimlerini paylaşmasını isteyelim.Hem de 2 çocuklu.

Melike  Merhaba,Öncelikle seni tanımayanlar için kendini kısaca tanıtırmısın?

Herkese selam! Ben Melike, gezmeyi ve yazmayı çok seven biriyim. Günlük hayatımda ise bir gezgin değil, eczacıyım. Şubat 2018’den beri de 2 çocuk annesiyim

Eskiden beri seyahat etmeyi çok severdim; öğrenciyken yalnız, evlenince eşimle, ilk bebeğimiz olduğundan beri de bebekle geziyorum. Şimdi de 2 çocukla yola devam edeceğiz. Seyahatler için ayırdığım zaman resmi tatiller, eşimin yıllık izinleri ve hafta sonları.

 Capture

 

Ayağımıntozuyla.net isimli oldukça kapsamlı ve çok keyifli bir bloğun var, blog yazma fikri nasıl oluştu?

Seyahat sıklığım arttıkça gezdiğim yerlerin sadece karalama defterinde birer sayfa olarak kalmasını istemedim. Eskiden beri günlük tutmayı çok severdim; ama artık teknolojiden yararlanmanın da vakti gelmişti. Ne de olsa resimsiz yazının, yazısız da resmin çok anlamı yoktu. Bu düşüncelerle yazmaya başladığım bloğum daha sonra başkaları tarafından da keşfedildi. Hiç ummadığım kadar sadık takipçim oluştu. 5 yılın sonunda artık Türkiye’nin çeşitli yerlerinde gezerken durdurup “Aa siz Ayağımın Tozuyla’nın yazarı değil misiniz” diyenler bile oluyor:)

26156538_1549442541808218_2304630535651065856_n

19534962_132242917360316_3823266018726248448_n(1)

 

 Seyahatlerinin hayatında çok önemli bir yerde olduğunu biliyorum. Açıkçası bebekle gezmek fikri bir çok kişi için gerçekten çok zor görünüyor. Sen çocuklu hayata geçiş evresinde seyahatlerin ve planlarınla ilgili neler hissettin?

Ben hamile kalmadan önce birçok çocuksuz çift gibi “Amerika’ya da gideyim öyle hamile kalayım” kafasındaydım. “Orayı da aradan çıkarayım, burayı da…” derken baktım planlar bitmiyor ve ben bir Tayland seyahati öncesi hamileyim! Doktordan izin alıp 9 haftalık hamile halimle Tayland ve Kamboçya’ya gittim. O gezide anladım ki aslında hamile olmak veya çocuğunun olması çok da fazla bir şey değiştirmiyor. Biraz daha steril yerlerde gezip temiz yemekler yemeye özen gösteriyorsun o kadar. Hoplatıp zıplatan sürat teknelerine binmedim ama kanolarla daracık mağaralara girip çıktım, Kamboçya’da bir sürü tapınağa tırmandım.

 

bayon-2Kamboçya seyahatinden

 phang-nga-bay

?????????????Tayland tekne turu . Kanolarla mağara keşifleri

 Çocuk konusunda da “Benimki hiç uyumuyor, illa yatağını arıyor, yemekleri burnumdan getiriyor” diyenlere bakmadan, daha doğmadan plan yapıp İtalya’ya bilet almıştım. O çocuk sağlıklı olduğu sürece gezecekti, neden bizim hayatımız çok değişsindi ki? Sanırım evrene olumlu mesaj gönderdiğim için de Ekin ile 2 yılda 15 ülke gezdik.

cinque_terre-13

19425458_476321612703358_2568026126702084096_n

26277785_172242140211512_121284108297961472_n(1)

26429330_1848919761794382_3947271843504717824_n(1)

 

Kendi bloğundaki gezen annelerle yaptığın sohbetlerin birinde ‘Çocukla gezebilmekten daha zor bir şey varsa 2 çocukla gezmek’diye yazmıştın:).Şimdi aynı soruyu ben sana soracağım iki çocukla gezmek nasıl oluyor.  2 çocukla olunca zorluklar neler? 

Aynı şekilde devam edeceğimize inancım sonsuz. Daha doğrusu bizi durduracak şey ancak sağlık sorunları ve ekonomik güçlükler olabilir. Kalabalıklaştıkça maliyetler artıyor, e Türk parası da gün geçtikçe değer kaybediyor. O yüzden yurtdışı seyahatlerimiz belki yılda 5’ten 2’ye 3’e düşer.  Ama bir şekilde imkanlar elverdiğince gezip gören bir aile olmalıyız diye düşünüyorum.

2 çocukla gezmenin maddi zorluğu bir yana, taşıdığın yükün artması ve çocukların ihtiyaçlarını gidermeye daha fazla zaman ayırmak da performansı düşürüyor. Bir de benimkilerin yaşı küçük; an itibari ile birisi 2.5 yaşında, diğeri 2.5 aylık. Şu şartlar altında yollarda olmak gerçekten motivasyon istiyor. Eşim de çok yardımcı olmasa başaramazdım. Yaşları büyüyüp birbirlerini oyalamaya başladıklarında, kendi kişisel bakımlarını yapabildiklerinde her şey daha kolay olacak diye umuyorum!

28763722_167184877272896_7163249419519787008_n(1)

 

Seyahat edeceğin ülkeye karar verirken çocuklar önemli bir etken olacağını düşünüyorum. Böyle bir değişiklik yaşadınız mı?

Bazen çok istediğim bir yerse çocuk yokmuşçasına oraya plan yapabiliyorum. Ama o mevsimde gidilecek çok heves ettiğim bir yer yoksa çocukla gezmesi kolay yerleri tercih ediyorum.

İpucu olarak da Avrupa başkentlerinden ziyade havaalanında araba kiralayıp köy kasaba gezdiğimiz seyahatlerde daha rahat ettiğimi söyleyebilirim. Araba ile gezdiğimiz Norveç fiyortları ve Fransa’da Alsas köyleri benim için konforlu gezilerdi. Londra, Berlin gibi büyük şehirlere de gittik fakat buralarda toplu taşıma kullanmak çok da elverişli değildi.

Çocuktan sonra yaptığımız en büyük değişiklik otellerde değil, evlerde kalmak oldu. Bu anlamda konaklamamı ayarlarken ilk baktığım site airbnb olmaya başladı. 

30923502_1487058924750360_8055775148688539648_n

Yıllardır seyahat ediyorsun. Tahminimce hem hazırlık aşamasında hem de seyahatler için belirli rutinlerin oluşmuştur. Çocuklarla seyahat hayatında neleri değiştirdi. Örneğin önceden yapmadığın ancak şu an kesinlikle es geçemediğin şeyler nelerdir?

Bebekle yola çıkarken tefferuat çok fazla. Gün gün ne giyeceğini ve ne yiyip içeceğini planlayıp hazırlamak zaman alıyor. Ama sık seyahat ettikçe bu konuda pratikleşiyorsunuz. Seyahate çıkarken bavul hazırlama listesi yapmak ve listeye tik atmak çok işe yarıyor. Benim bir listem var, yakında blogda paylaşacağım.

Önceden yapmayıp aslında hala da yapmadığım ama yapmam gerek diye düşündüğüm şey gideceğim yere en yakın sağlık merkezinin telefonunu kolay ulaşılabilir bir yere not etmek olabilir. Herkese de bunu tavsiye ederim.

26384198_547081308982477_8171631255842979840_n(1)

Seyahate giderken yanına neler alıyorsun. Çocukla gezmek  halihazırda çok eşya demek. 2 çocukla daha çok eşyaya mı geçildi yoksa var mı geliştirdiğin çözümler:)

Bezleri ve kıyafetleri farklı boy olduğu için eşyamız kesinlikle arttı diyebilirim. Buna getirdiğim çözüm kendi eşyalarımızı iyice azaltmak oldu:) Çamaşır makinesi olan evlerde kalmak buna bir alternatif olabilir belki.

2 bebek arabası yerine 1 bebek arabası 1 kanguru ile idare etmeye çalışmak, fotoğraf makinemizi küçültmek, çok amaçlı müslin bezler kullanmak (havlu, çarşaf, battaniye yerine) gibi çabalarımız da oluyor.

Çocukların ilaçları en çok yer kaplayan şey. Pimpirikli olup her şeyi yanıma almamaya çalışıyorum ama ateş düşürücü ve burun aspiratörü olmadan adım atmıyorum. Yurtiçi seyahatse çok takmıyorum ama yurtdışına gidiyorsam probiyotiklerden balgam söktürücülere, böcek ısırıklarına kadar başka ilaçlar da bavula giriyor.

30855568_634789753525231_1669402506045685760_n(1)

 

Çoçuklu gezginlere önerebileceğin bavul hazırlamadan, bebek arabasına vb. pratik bilgilerin,püf noktaların var mı?

Çocuklu gezginlere önerim benim bloğumdaki Çocukla Seyahat bölümünü takip etmeleri :P Şaka bir yana, öncelikle herkes bebeği veya çocuğu ile çok gezecek diye bir kural yok. Eğer bu hazırlık süreci anneyi strese sokuyorsa kendini çok zorlamasın. Ama anne gezmeyi çok istiyorsa elbette bazı çözümlerle bebeğini alıp yollara düşebilir. Uyku ve yemek rutinleri bozulmadan bebekleri gezilere dahil etmek mümkün.

Ben kanguru kullanımını şiddetle öneriyorum, uçaklarda, bebek arabasının girmediği müzelerde, merdivenli yerlerde hayat kurtarıyor.

briksdal_glacier-2Tula Baby kangurumuz ile buzullara bile gittik, Norveç’teyiz

IMG_2470Singapur seyahatinden

Not:Melike’nin bloğunda Ekin ile yaptığı seyahatlerde kullandığı kangurular ile ilgili detaylı bir yazı mevcut. Merak edenler için linki bırakıyorum. 

 

Ek gıda alan bebekler için ya evde kalıp mutfak kullanılabilir, ya da otelde kalınıyorsa bir tekli ocak bavula atılabilir.

Meyve her yerden bulunuyor ama evdeki pirinç, erişte, kuskus, yeşil mercimek de benimle gezilere geliyor.

Gezmesi kolay yerlere öncelik verilebilir. Yukarıda da anlattığım gibi araba kiralamalı rotalar iyi oluyor. “Benim çocuğum araba koltuğunu sevmiyor” diyen annelere de Zürih, Kopenhag, Singapur gibi bebek arabası dostu şehir gezilerini öneriyorum.

Otel tatili seven anneler Sharm El Sheikh’e gidip bir de Kızıldeniz’e girebilir veya Maldivler’de doğanın mucizesine şaşırabilir.

Damak tadı çok değişmesin isteyen aileler Yunan adalarına kaçabilir.

30602731_229959957749795_8832567185860722688_n(1)

Daha büyük çocukları olan anneler müze gezdirmek için Viyana, Berlin ve Londra’yı kesinlikle listesine eklemeli. Daha uzağa gidecek olursak New York da çocukların vizyonuna çok şey katacak bir şehir.

Kısacası her aile kendi yapısına göre bir şeyler planlayıp yollara düşebilir. Yeter ki istesinler.

“Bebek bunları hatırlamayacak” gibi bir bakış açısını ise hiç kabul etmiyorum, çünkü çocukla geçirilen o güzel anların ve çocuğun gördüğü farklı manzaraların çocuğun vizyonunda olumlu iz bırakacağına eminim. Tabii ki çocuğu evde bırakıp gezmek de bir tercih, ama ben çocuklarımızı olabildiğince hayatımıza dahil etmekten yanayım.

18579914_1670694646293959_568324396322652160_n

 

18380310_1169793553148729_8661475892314243072_n(1)

 

Çocukla seyahate başladığınızdan beri gerçekten en zorlandığın anı paylaşırmısın?:)

Elbette çocukla seyahat kolay bir şey değil. Sınırların zorlandığı anlar oluyor, yoruluyorsunuz. Biz tatillerden genelde yorulmuş olarak dönüyoruz. Ama yorgunluğun ve uykusuzluğun telafisi var. Bebekle geçirilen güzel anlar ise paha biçilmez!

Biz çok şükür ki öyle zor anlar yaşamadık. Sadece bir defa Malezya’da bir defa da Antalya’da denizin orasında teknede fırtınaya yakalandık. Biraz korkunç olsa da sonradan düşününce eğlenceli anlardı diyebilirim.

Bir keresinde de ben “Ekin bilmediği şeyleri ağzına sokmaz” diye kızımla övünürken Mallorca havaalanında Ekin’in ağzında ne görsem beğenirsiniz? Üzerine kir ve kıl yapışmış bir dilim domuz sucuğu! Gülsem mi ağlasam mı bilemedim.

Hijyen takıntılı anneler için gezmek gerçekten zor olabiliyor. Örneğin Ekin 7 aylıkken Malezya’ya gittiğimizde yolda gördüğümüz Hintliler çocuğun yanağından makas alabiliyordu. Normal şartlar altında bile yolda gezen birinin ellerinin temiz olması beklenemezken, hijyen konusunda kötü nam salmış milletten birisinin bebeğe dokunması sindirilmesi kolay olmayan bir durumdu. Ama ben çok sorun etmedim.

Umarım herkesin çocuklarıyla anıları ileride gülerek hatırlayacağı türden olur.

 

23421202_1264097163694609_7389385902990032896_n(1)

 

22710299_1982695002003318_7027970327791534080_n(1)

 

Capture

 

 

Melike’ye zaman ayırdığı ve tüm sorularımı içtenlikle yanıtladığı için çok teşekkür ederim.
Kendisi bloğunda çocuklu seyahat üzerine de detaylı bilgiler ve gezgin annelerle söyleşilerde paylaşıyor. Göz atmanızı tavsiye ederim.

Kendisini takip etmek isterseniz bloğun ve sosyal medya hesaplarının linklerini aşağıya ekliyorum.

Blog: https://www.ayagimintozuyla.net/
İnstagram: https://www.instagram.com/ayagimin_tozuyla/
facebook: https://www.facebook.com/ayagimintozuyla

Bir diğer gezgin annemizin yanıtlarına göz atmak isterseniz tıklamanız yeterli.

Kendi annem başta olmak üzere tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

No Comments