Güney Kore güvenli mi, ingilizce konuşuyorlar mı, yol bulmak kolay mı, seyahat planını kaç gün yapmalı, vize gerekir mi gibi buralardan kilometrelerce uzakta bir ülkeye gideceğinizde aklınıza ilk gelebilecek soruları biz de gitmeden sorduk, araştırdık. Seyahatimizden sonraki tecrübeleri de işin içine katarak tüm bu soruların cevaplarını ve bence seyahatinizde faydalı olabilecekleri bu yazıda toparladım.

Önce en temel bilgileri vereyim ve güzel bir haber ile başlayayım. Güney Kore bizden vize istemeyen ülkelerden biri. Uçakta doldurmanız için size bir form veriyor. Ülkeye girişte damgalanan bu formu çıkış yapana kadar kaybetmemeniz gerekiyor.

Ülkenin para birimi won ve an itibariyle 1000won=4,94 TL. Ülkede Budizm, Kore Şamanizmi ve beklenmedik bir şekilde Hristiyanlık inançları hakim. Ateizm ise Japonya kadar olmasa da oldukça yaygın.

 

kore tapınak

Nasıl gidilir? Ne zaman gidilir?

İstanbul’dan Seul İncheon Havaalanı’na direkt uçuşlar bulunuyor. Direkt uçuşlar 10 saatin üstünde. Benim gibi zamanında ağır uçak korkusuyla savaşan bir kişi için 10 saat gidiş 11 buçuk saat dönüş büyük bir adımdı ancak hem gidişte hem de dönüşte çok rahat bir uçuş oldu. Gökhan’ın bileti iş yeri ödeyeceğinden THY ‘yi tercih ettik ve  uçuş tarihinden yaklaşık 2,5 hafta önce aldığım biletime 3.000 TL ödedik. Açıkçası her ikimize de bilet almamız gerekseydi aktarmalı uçuşlara yönelirdik.

Burada çok kısa bir parantez açayım. Jet lag konusunda gerçekten hazırlıklı olan. Ülkeye vardığınız gün otele yerleşir yerleşmez kendinizi sokağa atın ve uyumamaya çalışın. Biz yarım saat dinlenir çıkarız dediğimiz odada uyuya kaldık ve 2-3 gün kendimize gelemedik. Özellikle daha kısa süreli bir seyahat planlıyorsanız bu konu önemli. Güney Kore bizden 6 saat ileride.

Bizim Güney Kore ve Japonya seyahatimiz iş nedeniyle ve ani olarak geliştiğinden seçme ya da plan yapma opsiyonumuz yoktu. Temmuz ayında Güney Kore’de idik. Bu dönem bunaltıcı sıcak ve muson yağmurlarının olduğu dönem. Açıkçası aşırı nem ve sıcak ikilisinin bunaltıcı etkisini Japonya’da daha çok hissettim. Seul’de bir kaç defa yağışlara denk geldik. Sadece Busan’ı gezdiğimiz gün bizi biraz zorladı. Onun dışında gün içerisinde çok kısa aralıklarla yağışlar oldu. Ancak gezi planımı değiştirecek etkide bir yağış olmadı. Mümkün ise bence en güzel dönemi sakura mevsimi olan Nisan-Mayıs bahar ayları olacaktır. Ancak muson döneminde asla gelmeyin diyebileceğim bir olumsuzlukta yoktu. Sadece sağlam yağmurluk ve şemsiye şart. Öte yandan Sakura döneminde uçak bileti ve konaklamanın çok daha pahalı olacağını tahmin ederseniz.

 36160885_1696067527155937_9216272498864160768_n(1)

Biz Güney Kore’de 1 hafta kadar kaldık. Seul’e 4 gün civarı plan yapmanızı öneririm, Busan ise şehitliği görmek için planınıza dahil edilmeli. İş nedeniyle 2 günümüzü Ulsan şehrine ayırdık, ancak bu şehri planınıza almayabilirsiniz. Ülkenin en meşhur ve turistlik yerlerinden biri olan Jeju’yu Japonya’ya geçeceğimiz için plana dahil etmedik. Ancak buralara kadar gelmişken 1-2 gün bu adaya ayrılabilir. Yaz aylarında Jeju ve Busan’da ki Haeundae gibi meşhur plajlara gidilebilir. Ancak biz yaz ayında Haeundae’de yoğun yağış nedeniyle denize giremedik.

 

İngilizce meselesi

Güney Kore-Japonya gezimiz öncesi en çok karşımıza çıkan konulardan biri İngilizcenin problem olacağıydı. Açıkçası biz Japonya’da hiç zorlanmadık. Soru sorduğumuz hemen hemen herkes bizi anladı ve cevap verdi. Ancak Güney Kore bizim için epey zordu. İngilizce konuşan insan bulmak gerçekten zor. Hatta İngilizce anlayanlar var ancak konuşmak konusunda çok çekingenler. Ancak panik olacak bir durum yok, çünkü her ne kadar İngilizce bilmeseler ya da konuşmaktan çekinseler de oldukça  yardımseverler. Teknolojinin hayatlarının ortasında yer aldığı bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla  hemen hemen hepsi aplikasyon kullanarak bize  yardımcı oldular. Biz konuştuk onlar aplikasyondan çeviri kullanarak cevap verdiler. Birkaç konuşana da denk geldik tabi

 1

Teknolojiden bahsetmişken bu konuda bir parantez açmamak mümkün değil. Güney Kore  LG, Samsung, Hyundai gibi dünyaca ünlü markaların çıktığı bir ülke. Aynı zamanda benim şimdiye kadar gördüğüm en teknoloji manyağı ülke. Kesinlikle herkes elinde telefonlarla yaşıyor. Öte yandan hemen hemen herkes uygulamalar ile alışverişlerini yapıyor ve kafelerde ödemelerini yine bu aplikasyonlar üzerinden yapıyorlar. Starbucks’ın dünya üzerinden en fazla şubesi olan ülkelerin başında bence Güney Kore, çünkü her adım başı bir Starbucks var ve yaşlısı genci tamamı uygulama kullanıyor, nakit ödeme yapanı görmedim. Ülkeye adımınızı atar atmaz fark edeceğiniz üzere elektronik tuvaletlerde tıpkı Japonya’da ki gibi oldukça çılgın

Yine hemen hemen her yerde internet erişiminiz var. Metro genelinde, kafelerin, mağazalar.. adımınızı attığınız her yerde wifi seçeneğiniz mümkün ve  internet oldukça hızlı. Şöyle söyleyeyim Güney Kore dünyanın en hızlı kablosuz internet erişimi sağlayan ülkesi. Nisan 2019  itibariyle 5G kullanmaya başlayan ilk ülke oldu.

 

2

Güney Kore Güvenli mi?

Geldik en önemli başlıklardan birine. Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki gerginlik malum. Hatta hemen hemen tüm ülkeler ile Kuzey Kore gerginliği malum! Son yıllarda Dünya’nın en içine kapanık ülke olmasından mütevellit neler olduğunu bilemediğimizden ve bu nedenle de aşırı merak edilen , tedirginlik uyandıran ülkesi Kuzey Kore. Korku neydi korku bilinmeyendi.

Kuzey Kore’ye sınırlı sayıda turist alınıyor ve bu turistlerde zaten belirli yerleri kontrollü bir şekilde gezebiliyorlar. Ülkeden kaçmayı başarılanlar acayip şeyler anlatılıyorlar. Liderleri tüm sülalesini katlediyor,internet yok,dünyaya iletilen videolar bir garip…  Dolayısıyla yakın zamanda savaştığın ve kapı komşun böyle bir ülke olunca sürekli tetikte olmak oldukça normal. Bizi en çok şaşırtan metro,tren istasyonlarında kimyasal saldırıya karşı videolar yayınlanması ve her yerde gaz maskelerinin olması idi. Öte yandan google haritalarının girdiğinizde sokak kısımlarının işlemediğini göreceksiniz. Bu da güvenlik önlemlerinden biri.

 teknoloji

Güney Kore ile ilgili bir diğer önemli konu tabi ki güzellik takıntıları. Kore’de ki kozmetik çılgınlığı malum. Özellikle son yıllarda K-Beauty ürünleri Avrupa’yı ve pek tabi ülkemizi istila etmiş durumda. Kağıt maskeler, aleo veralı jel kremler, şirinlik abidesi ambalajlarda kremler vb.  Zaten güzellik konusunda bu kadar takıntılı bir toplumuz kozmetikle bu kadar ileride yer almasına şaşırmamak lazım. Ülkede estetik yaşı oldukça düşük ve estetik yaptırmak çok yaygın. Sadece Gangnam bölgesi bu tip yüzlerce estetik merkeziyle dolu. Küçük yüz, küçük burun, küçük ağız, büyük gözler, beyaz ve pürüzsüz bir cilt. İşte size Güney Kore’de bir kadınsanız güzel kategorisinde yer almanız için gerekenler.  Bir şeyi daha unuttum tabi ki zayıf olmanız. Böyle yazıda birkaç cümle ile geçiyoruz ama bu konu gerçekten ülkede hastalık boyutunda. Gittiğinizde ne demek istediğimiz daha iyi anlayacaksınız. Genç kızlar o kadar çok birbirine benziyor ki , aynı tip, aynı makyaj ve saç tipleri, kıyafetler birbirinin aynısı. Japonya’ya gittiğimizde farklı insanlar görünce kendimize geldik. O derece yaygın bu konu. Son yıllarda az sonra kısaca değineceğim K-pop kültürü aşırı popüler olunca hemen hemen her genç birbirine benzer olmuş. Yukarıda bahsettiğim küçük burun, büyük gözler vb. şeyler için estetik yaptırmak çok sıradan bir hal almış. Ayrıca tüm bunlar için gözleri çekiştiren, burnu  şekillendiren, göz kapağını geren vb. çeşitli aparatlar yapılmış. Anlayacağınız durum kontrolden çıkmış durumda.

 

 

K-pop Çılgınlığı

K-pop çılgınlığını fark etme hikayemden bahsedeceğim size.  Güney Kore’ye gitmeden önce instagramda  Güney Kore’ye gidiyorum diye paylaşmamın akabinde, genç kızlardan albüm için siparişler almaya başladım Bu albüm 4 kızdan oluşan Blackpink grubunun yeni albümüydü. Kim bunlar ya diye öyle internette birkaç videolarını izledim. Sonra ülkeye iner inmez havaalanındaki bir çok panoda bu grubun tanıtım fotoğraflarını görünce anladım ki konu epey derin. Albüm isteyenlerden ikisi benim kuzenlerimdi ve onları kıramazdım. Albümü bulmak için birkaç müzik dükkanına girdim ki orada da diğer ünlü kız ve erkek grupları ile tanışmış oldum. Daha sonra sadece bu grupların ürünlerini satan mağazaları görünce neden Türkiye’den albüm siparişimi aldığımı anladım.

Her şeyin aşırı abartıldığı bu ülkede tabi ki bu akımında en çoğu, en abartılısı olmalıydı. K-pop Korean Pop pop,elektronik gibi bir çok müziğin karışımı bir akım. Ayırt  edici özellikleri ise bu müziği icra edenlerin bir grup kurmak zorunda olması ve bu grubun en az 4 kişiden oluşması, yeri geldi mi 15 kişiye kadar ulaşabilmeleri. Sınırlama yok yani! Bu grubun katılımcılarının illa ki dans edebiliyor olabilmesi (bakın ses konusundan önce bile geliyor olabilir bu dans etme durumu). Bir diğer önemli husus ise grup üyelerinin yukarıda bahsettiğim  güzellik  kriterlerinin büyük bir çoğunluğunu karşılıyor olması. Ve pek tabi bu gruplar öyle 3-5 tane değil onlarca.Tabi ben geçen sene ülkede olduğum için şu an siz bu yazıyı okurken Blackpink ,BTS gibi ekiplerin ismini zaten çoktan duydunuz bile. O kadar popüler hale geldiler ki Blackpink bu yaz Coachella  festivalinde sahneye çıktı. Hatta grup festival tarihinde Uzak Doğu’dan davet edilen ilk grup oldu.

Bu popülerlik dolayısıyla dünyaya daha da açılan gruplarımızda artık az da olsa İngilizce bilmekte bir zorunluluk. Neyse konuyu özetleyecek olursak güzellik gibi K-pop’ta ülkede bir çılgınlık boyutuna gelmiş durumda.

Bir diğer bahsetmek konu ise Güney Kore’de genel olarak türkleri çok sevdiklerini söyleyebilirim. Seul’de yemek yemeye gittiğimiz gece pazarında türk olduğumuzu öğrendiklerinde epey ilgi odağı olduk. Hele Busan’da ki şehitlikte gösterdikleri saygı tarif edilemez. Özellikle Türk olduğunuzu duyduklarında ekstra ilgililer ve özen gösteriyorlar.

 Çok tatsız bir bilgi daha vereyim. Güney Kore’de herkes yere tükürüyor arkadaşlar, bu hususun sağlık açısından gerekli olduğunu düşündüklerinden gelen geçen yere tükürüyor! Özellikle sigara içiyorsanız ,sigara içme alanlarının çevresinde bu durum daha da yoğunlaşıyor ki umarım bu tükürme eylemi sigarayı bırakmanıza vesile olarak gerçekten sağlıklı bir sonuca sebebiyet verir. Yeri gelmişken Güney Kore’de belirlenen yerler dışında sigara içmek kesinlikle yasak.

ıloveseul

Genel olarak kendime not ettiğim konu başlıkları bu şekilde. Ulaşım, konaklama alternatifleri, gün içerisinde kullanabileceğiniz diğer detay bilgilere rehberlerde yer verdim.

Seul gezi rehberi için tıklayın

Busan gezi rehberi için tıklayın

Ulsan gezi rehberi için tıklayın.

 

No Comments