12346289_1502906770039709_687871305_n(1)

Kos’a gitmeden önce çalışkan olacağım konusunda kendime söz verdim.Bu sefer döner dönmez notları bloğa ekleyecektim ve taaa taaaam:) Ay bitmeden yazıyı bloğa ekleyerek rekorumu kırdığım için  kendimle gurur duyuyorum.Konuyu uzatmadan hemen notlara geçiyorum.

Öncelikle ‘Aralık’ın 27 sinde Kos da ne işin vardı’ diyor dolabilirsiniz. Amacımız annem, babam ve kardeşime aldığımız Yunanistan vizesi için ilk girişimizi bu ülkeye yapmak.  Schengen ile ilgili detaylı bir yazı hazırlıyorum, orada değineceğim. Ailem Ocak ayı içerisinde Brüksel’e seyahat edecekler.(hatta gittiler bile). Brüksel ve Almanya ilk girişinizi bu ülkelere yapacaksAnız vizenizi kendilerinden almanız konusunda oldukça hassaslar. Bu nedenle hiç risk almadan her seferinde bu şekilde Yunanistan’a vize alıp bir haftasonu Yunanistan’a gidip dönüyoruz. Bu şekilde tüm vize alma girişimlerimiz başarıyla sonuçlandı:)

Bodrum’a sabah erken ve akşam geç saatlerde dönecek şekilde uçak biletlerimizi aldık. Havaalanından Otogara Havaş ile 45 dakikada gidebilirsiniz. Her uçak için otobüs var. Saat kontrol etmeniz gerekmiyor.Fiyat tek yön 10 TL. Limandan kalkan Kos feribotları ise gidiş dönüş 19€ /kişi başı. (kış saati feribot saatleri 09:30 gidiş- 16:00 dönüş)Yolculuk 45 dakika sürdü. Açıkçası ben iş yoğunluğumdan ötürü haftanın yorgunuydum. Hem gidişte hemde dönüşte tamamen uyudum. Bu nedenle konforla ilgili yorum yapamayacağım.

Her ne kadar Aralık ayında olsakta sanki o gün ada bunun farkında değildi. Günlük güneşlik bir havada gezdik adayı.Anlayacağınız artık mevsimlerde birbirine karıştı.

 

12338881_1544828375809369_787588915_n(1)

12357899_549797621851692_785086609_n

 

12362520_639226432883054_1030645546_n

 

 

12338983_929044633838540_1763799978_n (Medium)

 

12357370_1088438054507779_1847917665_n (Medium)

Kısaca ada hakkında  gitmeden önce öğrendiklerimi şöyle bir sıralamak isterim;

*Adanın diğer adı İstanköy.

*1912 yılına kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer almış.

*Bodrum’dan yaklaşık 13 km lik bir mesafede yer almakta.

* Adanın sahil seridi uzunluğu 112 km, yazın nispeten azalsada nufus 35.000 civarı(şuan ise bu rakamın çok daha üzerinde!)

* Adanın en önemli özeliği ise kuşkusuz tıp yeminlerinde adı geçen Hipokrat’ın bu adada doğmuş olması. Kendisinin adını taşıyan bir ağaç yer almakta adada.

 

Adaya günü birlik bir yolculuk yaptığımızdan genel olarak nereleri gördük ,neler yaptık bunlardan bahsetmem daha doğru olur.

Görülecek yerler;

Öncelikle limanda öyle adaya ait bir turist haritası vs. beklemeyin. Ancak hemen çıkışta yer alan bilgilendirme tablosunda gezilecek yerler işaretlendirilmiş durumda. Resmini çekerek gezmeye başlayabilirsiniz.

Hasan Paşa Cami; Limandan ilerlediğinizde karşınıza ilk çıkacak yapı. Osmanlı’nın izlerini daha ilk adımda hissediyor olacaksınız. Maalesef aktif değil ve oldukça bakımsız durumda.

20151227_112622 (Medium)

Limandan ilerlerken solunuzda yer alan ağaç Hipokrat ağacı değil karıştırmayın:)Caminin hemen önünde yer alan ağaç  adanın en meşhur görülesi yeri olan Hipokrat ağacı. Zaten tabelalar sizi yönlendiriyor olacak.

20151227_112311 (Medium)

Eleftaria Meydanı; Camiyi gördükten sonra şehrin merkezine Eleftaria Meydanı’na ilerliyoruz. Şehrin merkezi olan bu meydan havanında güzelliğinden dolayı hareketli günlerinden birini yaşıyordu. Yeni yılda yaklaştığı için meydanda kurulan marketler ve buz paten pisti güne renk katan unsur oldu.

Meydanda Defterdar Cami bulunmakta. Aktif değil ancak yapı genel olarak oldukça bakımlı. Caminin alt kısmı dükkan ve kafelere ev sahipliği yapıyor.  Meydanın diğer tarafında ise çarşı yer almakta. Çarşı oldukça ufak ancak hediyelik eşyalar  ve lokal birkaç yiyecekle evinize dönmek isterseniz seveceğinize eminim. Açıkçası ben küçük bir fincan ve magnetle yetindim.

 

20151227_144056 (Medium)

 

 

Meydanın yanında ise mavi beyaz kubbesiyle güzel bir kilise yer almakta.Bence görülesi. Hafiften bir Santorini havası var gibi ,ne dersiniz?

20151227_113713 (Medium)

Şehrin ara sokaklarında kaybolduktan sonra yemek molası için merkeze geri döndük. O balıkçılar açmamış o gün dükkanları:) Fast food  ile geçiştirdik mecbur.

Akabinde sahilde biraz gezindikten sonra bu sefer güzel bir kahve molası için Aegli Cafe’ye uğradık. Meydanda kurulan buz pateni pistinin hemen yanında yer alıyor. Oldukça keyifli. Bu arada size ikram edilen kurabiyelerden isterseniz satın alabilirsiniz.Kahve molasından sonra biraz adanın caddelerinde gezinip görülesi yerlere devam ettik,

 20151227_113524 (Medium)

20151227_122622 (Medium)

 

Adaya yaz aylarında gelirseniz kuşkusuz plajlarda daha çok vakit geçireceksinizdir. Ancak yinede merkezde bahsettiğim yerlere zaman ayırın derim.

 

Yazımı bitirmeden önce söylemem gerekenler var.Adaya gitmeden önce  oldukça fazla sayıda Suriyeli sığınmacıların adaya ulaşmaya çalıştığını biliyorduk, haberlerde izliyorduk. Ada , Türkiye kıyısına oldukça yakın olduğu için en fazla göç alan Yunan adasından biri. O gün sonunda feribota geri dönerken farklı bir yol deneyerek sahilden döndük ancak gördüğümüz manzara gerçekten anlatılamaz. Adada oldukça fazla sığınmacı olduğunu gün boyunca görüyorsunuz. Ancak asıl batan botlardan kıyıya vuranlar… İşte onları gördüğünüzde boğazınız düğümleniyor.İnsanlık…. Çaresiz…

No Comments