İzlanda’da da birden fazla gün kalacaksanız muhtemelen  Başkent Reykjavik ve Golden Circle turu yapacaksınız. Golden Circle turundaki doğa güzelliklerine vurulunca daha uzaklara gitmek isteyeceksiniz. İşte bu durumda çözüm Güney İzlanda.

Güney İzlanda adadaki bir diğer popüler rota.Bu tur boyunca şelaleler(hatta bazıları için kilometreler yürüyecek), dağlardan akmışta öylece donmuş gibi duran buzullar, alabildiğine boşluk, özgür atlar, şirinlik abidesi koyunlar, kıyıya vurmuş buz kütleleri,  siyah kumlardan oluşan devasa bir plaj,hatta yanardağ bile görüyorsunuz. İnanılmaz bir doğa,insanın bünyesi zor toparlanıyor.
Route 1 Güney İzlanda rotasında benimseyeceğiniz yol.Kilometreler boyunca gidiş dönüş iki şeritli bu yol araba kullanmanızı zorlaştıracak inanılmaz doğa manzaraları sunuyor. Garip bir ruh hali yaşatıyor insana. Tıkış tıkış yaşadığımız şehirler, sadelik,doğa,özgürce dolaşan atlar ,üç dört evli minik köyler,insanların doğayla mücadelesi aynı zamanda bir o kadar uyumlu yaşaması derken bayağı bayağı hayatı sorgulamaya başlıyorsunuz. O yüzden döndüğümden beri çok özlüyorum oraları, umuyorum yolum tekrar düşer.


20160915_150151

Neyse; biz  sırayla rotada görülmesi gereken yerlere başlayalım.

Bir gece önce Kuzey Işıklarını kovaladığımızdan  sabah erken uyanmak zor oldu, bu nedenle otelden çıkışımız 10:30’u buldu.(Evet görmeyi de başardık ). Yaklaşık 750 km lik  bir yol yaptık bu tur boyunca: VİK kasabasında konaklayarak rotayı toplam 2 günde tamamladık.

 

Seljalandfoss

Reykjavik’ten yola çıkıp ilk durak olarak Seljalandfoss’a ulaşmak yaklaşık bir buçuk saat alıyor. Bu şelaleyi diğerlerinden farklı kılan özelliği arkasına geçip, yürüyebiliyor olmanız. Ancak şelaleyi yaklaştıkça sırılsıklam olmak garanti!

20160914_154847

Uyarı: Yağmurluk getirmediyseniz, su geçirmez bir ayakkabı edinmediyseniz, resim çekmeyi planlıyor ancak kameralar için su geçirmez kılıf yanınızda yoksa şelalenin arkasına geçmek  pek de akıllıca bir hareket olmayacak.

 

20160914_161232

Aracınızı bırakacağınız park alanında sıcak bişeyler içebileceğiniz karavan şeklinde mini bir kafe bulunuyor.

Zaman ayırabilirseniz  yakınında bulunan diğer şelaleride görebilirsiniz. Erken kalkıp yol alabilmişlere duyurulur.

 

Eyjafjallajökull

Seljalandfoss dan yaklaşık 20 dakika boyunca yine route 1 de ilerlemeye devam ediyoruz.

Eyjafjallajökull yani ‘ Eyahfiyatlahyoukutlu’ bir yanardağ, adanın en büyük yanardağı değil ancak 2010 yılında patladığında günlerce Avrupa hava trafiğini kitleyip, 20 milyon kadar yolcuyu etkilemişti. Hatta yanardağ patladığında rüzgar yönü nedeniyle Avrupa daha çok etkilendi. Route 1 yolu üzerinde Eyjafjallajökul visitor center oluşturulmuş. Görmeme ihtimaliniz pek yok gibi.Aslında burası yanardağ patladığında o bölgede bulunan çiftliğin sahiplerinin açtığı bir merkez. İçeride yirmi dakikalık bir video gösterimi var. Yanardağın patladığı anlar, yaşanan felaket ve çiftliği yeniden yaratmalarının hikayesini anlatıyor.  Yanardağ patlıyor ve aylar sonra çiftlik ilk haline dönüyor , insanlardaki azim pes doğrusu.Eyjafjallajökull hemen binanın karşısında.

20160914_164514

 

20160914_164854

Filmi izlemek isterseniz ücreti 800 ISK, yok ben öyle bir bakacağım ,tuvaletide kullanırım diyorsanız tuvalet ücreti 150 ISK, film için bilet aldıysanız tuvalet kullanımı ücretsiz:) Bir akıllı siz değilsiniz:P

 

Skogafoss

Skogafoss rotadaki bir diğer şelale. Bu şelalenin en önemli özelliği ise güneşli bir havaya denk geldiğinizde inanılmaz güzel gökkuşağı görebiliyor olmanız. Biz müthiş şanslı olduğumuzdan arabadan indiğimiz gibi yağmur yağmaya başladı.

Eğer kondisyonunuza güveniyorsanız 347897 tane merdiveni çıkıp şelaleye birde yukarıdan bakabilirsiniz.

img_2998

Bu bölgede birşeyler yiyip içebileceğiniz kafeler var. İzlanda’da oldukça popüler olan Fish&Chip için güzel bir mola olabilir. Şelale sesiyle uyumak gibi bir güzelliği yaşamak isterseniz civarında çok güzel oteller olduğunu belirtelim.

Eyjafjallajökull ziyaret merkezinden şelaleye ulaşmak yaklaşık 10 dakika. Yine route 1 de tabiki geldiğiniz yönün tersine:p 9 km kadar ilerleyip ,tabelayı görüp soldan ayrılmanız gerekiyor. Zaten ilerlerken şelaleyi uzaktan görüyor olacaksınız, o andan itibaren tabelaları kesin.

 

Solheimasandur Uçak Kazası Enkazı

İşte geldik benim için Güney İzlanda rotasının en zor olan noktasına. Aslında göreceğimiz bir uçak enkazı. 1973 yılında Amerikan donanmasına ait bir uçak zorunlu iniş yaparken  kaza yapıyor,neyseki kimse ölmüyor ve bu kazadan sonra uçak öylece bırakılıyor. Tabi enkaz alabildiğine siyah bir kumun ortasında olunca görülmeye değer bir aksiyon oluveriyor.

20160914_193958

Benim için zor olan kısmına gelelim. Route 1 ana yoldan ayrıldıktan sonra Þjóðvegur yönünde ilerleyip  mıcırlı bir yola saparak sahile doğru ilerlenmesi  gerekiyor, bu yol genişletilerek işaretlenmiş ancak yine çok şanşlıyızki Mart 2016 itibariyle 4*4 araçların dahi bu yola girmesi yasaklandı. Bu da demek oluyorki tek yön 4 km olmak üzere  yaklaşık 40 dakika civarı yürümemiz gerekiyor. Sorun yürümek değil, deli gibi esen soğuk rüzgar. Oldukça üşüyen bir insan olarak sağlam giyindim ancak yürüdükçe kıyafetler zorluk yaşattı . Gerçekten çevresi bomboş bir yolda sert bir rüzgara karşı sizin gibi diğer delilerle grup halinde yürüyorsunuz, nereye yürüyorum acaba dedim durdum kendime,enteresan bir deneyim. Ayrıca uçak enkazı ile işimiz bittiğinde iyiki o işaretleri koymuşlar diliyorum yol gözükmüyor o derece denize doğru ilerliyorsunuz,hafif korkutucu. Ama değdi mi değdi :)

20160914_192859

20160914_193801

capture

Bu arada route 1 de ilerlerken bahsettiğim mıcırlı yolun girişi trafiğe kapatıldığından  o bölgede turistler tarafından otopark haline çevrilmiş durumda.Rahatlıkla bulabilirsiniz.

20160914_201955
20160914_202005

Not: İyi bir ayakkabı edinin, rüzgar için bir boyunluk  ve yanınıza su almayı unutmayın. Öyle bir yazdım ki sanki dağa çıkacaksınız. Ama üşümeyin, hasta olmayın diye bunların hepsi.

 

 Dyrholaey

Burası yine sanki ‘Sadece İzlanda’da görebilirim’ diyeceğimiz güzellikte. Volkanik hareketlerle kaya parçalarında oluşan bir geçit şeklinde. Ama uçuruma yaklaşıp  bu kayayı görünce insan bir durup kalıyor. Kayanın üstünde birçok kuş yuva yapmış durumda, arkanızda bir deniz feneri,sağ tarafta ise upuzun siyah kumlardan oluşan sahil. Nasıl tarif ederim bilemiyorum ama gerçekten muazzam, ‘Off İzlanda çok güzelsin.’

20160914_211749

20160914_212121

20160914_212129

 

Not: Tepeye çıkarken pek güvenli olmayan yollardan tırmanacaksınız ve oranın şoförleri bizim gibi değil,karşı karşıya geldiğinizde boş boş size bakıp ne yapacağız şimdi der gibi duruyorlar, neyseki biz  şoförlükteki üstün yeteneklerimizle tanınırız. Şaka bir yana fenerin bulunduğu tepeden bakmak isterseniz biraz uçurum kenarlarından ilerleyeceksiniz dikkatli sürün.


Reynisfjara Plajı

Sanki bu manzarada sadece İzlanda da vardır diye düşündüren siyah kum plajı  ve hemen bitiminde lav taşları görünümlü kat kat yükselen kayalar, dev okyanus dalgaları ve onların ortasında sanki birisi çizmiş gibi  duran kayalar,   ne anlatıyor bu diyebilirsiniz. Evet anlatamıyorum . Durum bu;

img_3382

 

Aslında bolca uyarı göreceksiniz ama ben ayrıca yazayım, dalgalara dikkat edin  saniyeler içerisinde o kadar yükselebiliyorlar ki  kapılıp gitmeyin okyanus sularına. Bir de yüzmek çok tehlikelidir tabelası asılmış, o suda yüzebilen var mı emin olamadım??

20160915_230620

 

Siyah kum plajına ulaşmak için yine route 1 den Vik kasabası yönünde ilerleyip 215 çıkışını kullanacaksınız, zaten tabela mevcut. Yolun sonuna kadar inatla ilerleyin , park alanı ve tesis karşınıza çıkacak.

Ve teknolojinin geldiği son nokta olan kredi kartı ile ödeme yapmanız gereken tuvaletler mevcut:) Sürekli yenilecek içilecek yerleri ve tuvaletleri yazıp duruyorum. Sanırım boş topraklarda ilerleyince temel ihtiyaçla ilgili yerler beyne kazınıyor:)

Mini bir itiraf;Biz Dyrholaey ve Renisfjara Plajı’nı ilk gün yetiştiremedik. Ancak rota boyunca görülecek noktaları sırasıyla yazmak istedim. Güne geç başladığımız için Vik kasabasına ulaşıp otele yerleştik .İkinci günün dönüş yolunda gün batmadan her iki yeride görebildik.(Dönüş yolunda hız sınırlarını aşmış olabilirim) Akşam saatleri olduğundan bizim dışımızda üç beş turist vardı,iyiki sona bırakmışız dedim. Okyanus dalgaları ve sonsuz bir deniz. Bu plajda geçirdiğimiz zaman hafızama yazdığım en güzel dakikalardandır.

 

Vik Kasabası

Güney İzlanda turunun konaklama açısından en popüler kasabası VİK , biz de öyle yaptık ve ilk günün sonunda Vik Puffin Otelde konakladık. Detaylı yorumu buraya eklemiştim.

Kasabanın pek bir olayı yok zaten 250 kişilik bir nüfusu var. Route1 yolunda ilerlerken karşınıza sevimli evler ve Vik kilisesi çıkınca manzara pek bir hoş geliyor göze. Aslında siyah kum plajının hemen yanı başında oluyor oluşu popülerlik kazandırıyor Vik’e. Düşünsenize o gece kuzey ışıkları aktif ,hava bulutsuz Vik’in yanı başındaki siyah kum plajına gidiyorsanız, gerekli karanlık ortam sağlanmış oluyor, arkanızda okyanus dalgaları ve siz kuzey ışıklarını izliyorsunuz. İşte biz tam olarak bu güzelliğin kıyısından döndük o bulutlar yüzünden.

Not: Kjarval  adında bir süpermarket var ve  herşey mevcut.Çikolatadır, sandviçtir, içecektir birşeyler almak isterseniz eğer diye not olarak bırakayım.250 kişi yaşıyor diye bırakın ne süpermarketi dememişler tabi her türlü imkanlar mevcut  tüm İzlanda genelinde olduğu gibi.

 

 

 GÜNEY İZLANDA ROTASI 2.GÜN

 

Skaftafell Milli Parkı ve Svartifoss

Güney İzlanda rotamızın ikinci gününde ilk durak Skaftafell. Bu parka ulaşmak Vik kasabasında yaklaşık 2 saat sürüyor. Park Vatnajökull buzulunun bir parçası,hem doğa yürüyüşü hemde özel ekipmanlı buzul yürüyüşü yapılabilen bir alan. Çok havalı!.

Neyseki şans bizden yanaydı ve müthiş güzel bir havada parka ulaştık.Yemyeşil ortam, oksijen tavan inanılmaz güzeldi.

Girişte bilgi alabileceğiniz bir merkez var. Buradan yürüyüş yapabileceğiniz ve yaklaşık ne kadar süreceğini gösteren bilgilendirme panoları da mevcut. Tamamlanması yaklaşık 40 dakika sürecek rotalarda var toplamda 5 saat yürüyebileceğiniz rotalarda. Biz hangisini yaptık hemen açıklayayım.

Hakkımızı Svartifoss dan yana kullandık. Svartifoss bu parkın içinde bulunan bir şelale ve yaklaşık 1,8 km mesafede. Birazcık tırmanıyorsanız uyarmadı demeyin.Ve kat kat giyinin kuralı burada da geçerli.

Svartifoss  yine İzlanda’ya özgü bir doğa güzelliği. Şelalenin en önemli özelliği elle çizilmiş gibi duran taşlar.

20160915_160035

 

Fish&Chips ve mantar çorbası öğle yemeğimiz oldu. Seyyar karavanda yapılan bu hızlı öğle yemeğimiz çok lezzetiliydi. Balık&patates lokal bira   2500 ISK ve mantar çorbası için 1500ISK verdik.

20160915_163710

20160915_163928

Svinafellsjökull

Hayatımda ilk defa bir buzul gördüğüm hatta bu kadar yaklaştığım için bayağı etkilendiğim doğrudur.İlk’lerin ülkesi İzlanda. Interstellar(yıldızlararası) filminde Matthew McConaughey ve Matt Damon’un keşfedilen yeni bir gezegende yürüdükleri sahne burada çekildi ve hatta filmin afişinde de kullanılmıştı.Buzulların rengi küller nedeniyle belirli yerlerde bariz kirli görünüyor, Aslında bu bile başlı başına farklı kılıyor burayı.  Buzulların üzerinde yürüyüş turları var ancak  tepeden izleyebileceğiniz yerlerde var. Birazcık kayalara tırmanmanız gerekiyor. Biz mümkün olduğunca resim çekerken deli gibi nasıl gürültü  yapabildiklerini anlayamadığımız turist kalabalığından uzaklaşıp, yükseğe çıkıp kayanın birine oturduk,  manzaranın keyfini çıkardık. Ayrılmamız zor oldu yok böyle bir manzara…


20160915_172355

 

20160915_172330

 

 

 




14262675_1599724540323773_1319601346_n1

Skaftafell parkından çıkıp 700-800 metre ilerleyip mıcırlı yoldan sola sapmanız gerekiyor. Bu yol kocaman çukurları ve taşları ile iyi ki çakıl koruması için sigorta yaptırmışız dedirten bir yol. Park yerinden sonra birazcık tırmanacaksınız.

 

 Jökülsörlan

Jökülsörlan Güney İzlanda turumuzdaki son durak. Görmediğimiz bir buzul gölü kalmıştı oda oldu:) Vatnajökul Buzulu’nun bir parçası olan bu buzul gölünde her geçen gün eriyen buzullar okyanusa karışıyor. Biz bot turu yapsak mı yapmasak mı diye düşünürken bilet alıverdik. Orada bulunduğumuz gün oldukça kalabalıktı. Ancak biz beklemek istedik. Bu gölde bot turu yapmak verdiğimiz en iyi kararlardan biriydi. Binlerce yıldır öylece duran ve şimdi harekete geçen buz parçalarının yakınlarına kadar ilerledik. Hatta buzulların erirken çatırdama seslerinide duyabilirsiniz.Tur sırasında detaylı bilgiler veriliyor. Her on dakika bir tur var ve yaklaşık 40 dakika sürüyor. Linkini de buraya bıraktım. Maalesef biraz pahalı bir aktivite 5000 ISK kadar, ancak fazlasıyla değiyor. Sonuçta hayatımda kaç kere buzulların arasında gezinebilirimki. İyi giyinin dememe gerek yok sanırım.

20160915_184411

20160915_184402

 

20160915_184404

 

20160915_194328

Svinafellsjöküll’dan Jökülsörlan yaklaşık 45-50 dakika sürüyor.Yol üstünde göle yaklaştığınızda  yukarıdan izleyebileceğiniz bir alan mevcut ancak sis olmayan bir ortamda. Maalesef biz oradayken gölü göremeyeceğiz diye bayağı bir üzüldük, neyseki yaklaştıkça sis dağıldı.

 

İcebeach

Bot turunu beklerken biraz vaktimiz olduğundan  gölün okyanus ile birleştiği yolun karşında yer alan İcebeach’e gittik . Manzara şöyle; Siyah kumdan oluşan upuzun bir plaj, kıyıya vurduğunda beyaz köpüklere dönüşen dev  okyanus dalgaları  ve bu dalgalar içinde kıyıya vurmuş dev buz kütleleri…

 

20160915_191610

20160915_191650
img_3284
img_3297

Buradan Reykjavik’e dönmek 4,5-5 saat sürüyor ve route 1 ışıklandırılmamış bir yol. Dolayısıyla dönüşte yağmura denk gelirseniz birazcık zorlanabilirsiniz. Hava açık olur ise özellikle tadını çıkarın ve sık sık gökyüzüne bakmayı unutmayın.

 

 

 

No Comments