Kaş’a geldiğinizde yapmadan dönmememeniz gereken en önemli aktivite tekne turudur. Kime sorarsanız sorun bu tur olmazsa olmazdır. Turu Xanthos seyahat acentası ile gerçekleştirdik. Turu seçerken bizim için en önemli kriter küçük ,kalabalık olmayan ve en önemlisi bas bas müzik olmayan bir tekne olması idi.

66832761_675816646269404_8724170550064566013_n(1)

Tur 21.30 civarı otelinizin bulunduğu bölgeye göre otelden alınmanız ya da merkez ofise gitmeniz ile başlıyor. Buradan bindiğiniz otobüs sizi Üçağız’a götürüyor. Yol yaklaşık 45 dakika sürüyor. Yol boyunca rehberimiz bize Kaş ve çevresi ile ilgili oldukça detaylı tarihi bilgiler veriyor. Turun kalanı içinde bilgilendirmeyi çok beğendim.  Seyahatimiz boyunca iki küçük köyden geçiyoruz, biraz dolambaçlı yollardan sonra Üçağız’a varıyoruz.

Kaş’dan gerçekleştireceğiniz tekne turu için iki seçeneğiniz var. Biri merkezdeki limandan kalkan tekne turları diğeri ise bizimde tercih ettiğimiz versiyon olan Üçağız’dan kalkan tekne turları.

İkinci opsiyonu tercih etmemizin başlıca nedeni yüzme molalarının daha uzun ve fazla olması. Kaş’tan kalkan teknenin denizden katettiği mesafeyi karadan giderek daha uzun zaman yaratmış oluyorlar.  Öte yandan instagramda paylaşım yaparken her iki tip turuda tercih eden kişilerden aldığım en büyük geri bildirim ise yemekler konusunda oldu:) Yemeklerin Üçağız’dan kalkan turlarda daha iyi olduğunu söylediler. Fiyatlar 100-160TL arası olarak düşünebilirsiniz. Bu fiyat tur şirketinden şirketine ve gittiğiniz döneme göre değişiyor. Biz Ağustos 2019 tarihi itibariyle tur için nakit 150 TL /kişi başı ödedik. Kredi kartı ile ödemek isterseniz fiyat 160 TL oluyor. Akşam merkezde bu tur şirketlerinin standları oluyor. Kafanıza takılan, sormak istediğiniz tüm soruları danışabilirsiniz.Gelelim turumuzun detaylarına.

 

Tekneye binip hemen üst katında yarım gölge yarım güneşli bir yer edindikten sonra rehberimiz mikrofonu ile yanımıza geliyor ve günün akışını, duracağımız koyları, yemek molasını vb. tüm detayları kısaca paylaşıyor.

Tekne ilk olarak Akvaryum Koyu’nda mola veriyor ve ben daha ilk koydan günün nasıl güzel geçeceğini anlıyorum. Deniz o kadar güzel o kadar berrak ki, mola boyunca dakika kaybetmeden tüm mola hakkını kullanana kadar denizde kalıyoruz.

kekova 2

Bir sonraki koy Tersane Koyu. Kekova Batık Şehri civarında teknelerin demirleyebildiği tek koy burası. Kıyıya çıkıp burada da gezebilir, kilise kalıntılarını inceleyebilirsiniz. Bu civarda demirlemeye izin verilen tek yer olduğu için tur boyunca en kabalık yer burası idi. Özellikle bazı özel tekneler adanın yakınlarına kadar yanaşmaya çalıştığından demir atarlarken dikkatli olmakta fayda var.

kekova 5

kekova4

 kekova 3           Aynı anda birden fazla tekne demir atmaya çalışıyor

Tersane Koyu’ndan sonra teknenin sağ tarafında oturacak bir yer buluyoruz ve rehberimizi dinlemeye başlıyoruz. Yol boyunca Kekova Batık Şehri’ni inceliyoruz adım adım. Buradaki bilgilendirmeyi gerçekten çok beğendim. Kentteki yaşam alanları kalıntıları, mezarlar, su kanalları, tapınak kalıntıları vb. tüm detayları  tek tek detaylıca gösteriyor ve anlatıyor rehberimiz.

1

2

3

4

5

6

7

8

Tur esnasında şöyle hızlıca bir girip, bakıp çıktığımız Korsan Mağarası’nda sıra. Bu tip bir mağara adı zaten olmazsa olmazlardan biridir. Tıpkı Kleopatra plajı gibi:) Rehberimizle aynı fikirdeyiz. Yani burada korsanların saklanması pek mümkün değil gibi, küçük bir mağara:) Burayı özel kılan dalgaların zamanla aşındırarak oluşturduğu yüksek bir mağara olması.

Buradan sonra Gökkaya Koyu’nda yemek için mola verdik. Oldukça doyurucu,lezzetli ve gayet yeterli idi. İstediğiniz kadar gidip alabiliyorsunuz, aç kalmanız imkansız. İçecekleri ekstra ödüyorsunuz.Tur ücretine dahil değil. Yemek molasından sonra kalan yemek artıklarını  keçilere verip Burç Koyu’nda deniz molası veriyoruz yine.

kekova tekne turu 1

Burç Koyu’ndaki moladan sonra sıra turun yıldınıza. Sırada Simena yani Kaleköy var. Burada 1 saatlik mola veriliyor. Bence oldukça kısa ama yapacak birşey yok. Fazla söylenmeden hemen tekneden inip Kaleköy ile buluşuyoruz. Kaleköy’e günümüzde sadece deniz yoluyla ulaşım mümkün. Simena koruma altındaki tarihi bir alan olduğundan bu kısma yol gelmemiş. Burası son 50-70 yıl öncesinde gelişmiş diyebiliriz. Özellikle son dönemde ilginin artması ile turistik açıdan da önemli bir bölge durumunda. Tekne ile bölgeye yaklaşırken küçük pansiyon tabelalarını göreceksiniz.

3

5

7

 

Kaleköy’ün tepe noktasında tarihi bir kale bulunuyor ve manzaranın şahaneliği nedeniyle o yolu o sıcakta güzel güzel çıkmanızı tavsiye ediyorum:) Gerçekten tepeden manzara çok güzel.

Kaleye giriş 12 TL, Müzekarta ücretsiz, buradan müzekartta satın alabileceğinizi not olarak ekleyeyim.

1

2

3

Dönüş yolunda ise hiç aklıma gelmeyecek bir durum yaşadık. Kaleye çıkarken biz biraz daha ara yollardan gitmiştik. İniş yolunda herkesin kullandığı merdivenli yoldan inerken, gözlemelerin yapıldığı küçük dükkanların birinin hemen yanında kocaman siyah bir yılanla karşı karşıya geldik, yaşadığım şoku anlatamam size. Yılan bu dükkanların birine girince oradakiler , hepimiz panik yaptık. Ağustos sıcağında olabiliyormuş dedi Mustafa Amca. Kendisi Neşeli Kafe’nin sahibi, dondurmaları ile meşhur. O bize seçtiğimiz dondurma toplarını külahlara koyarken bende başımıza geleni anlattım. O da bu sıcakta bu dönemde normal olduğunu söyledi. Tabi onla sohbet ederken güldük eğlendikte yılanı gördüğüm andaki yüreğimin ağzına gelişini pek unutamayacağım. Şu an bunu yazarken bile o ana döndüm :)

Tekne turumuz Kaleköy’den sonra son bir yüzme molası ile devam etti. Buradaki su o kadar sıcaktı ki hayatım boyunca bu kadar sıcak bir denizde yüzmemiştim. Son molamız sonrası tekne Üçağız’a 18.00 civarı geri dönüyor ve yine servis aracı ile Kaş merkeze geri dönüyoruz. Kaş’a gidiyorsanız kesinlikle ama kesinlikle tekne turu yapmadan dönmeyin.

No Comments