Kuzey Avrupada ; tüm zarifliğiyle sizi kendine çeken, çetin geçen kışlarıyla tanınan, buna rağmen soğuğun insanın karakterini ele geçirmeyi başaramamış kent Kopenhag durağımız.

İnsanların sıcacık gülümsediği, içten yardımseverliğiyle, güneşli günleri pek bi sevilen. 406 ada ve 1 yarımadadan oluşan Danimarkanın Başkenti.

Şehre yaklaştığınızda camdan dışarı bakıp bu güzelliğin tadını çıkarmayı sakın unutmayın, adalar bu yükseklikten muhteşem bir manzara keyfi yaşatıyor size, hele birde gün doğumuna denk geldiyseniz aldığınız bilete daha bir seviniyorsunuz.

kopenhag 1

Kopenhag 2

Kopenhag 1167 de kurulan bir şehir, her ne kadar  yüzyıllar boyunca yangınlarla boğuşmuş ve 1800 lü yıllarda savaş gemileri top ateşiyle yerle bir olmuş olsa da, bugün Avrupa’nın en güzel, en zarif şehirlerinden biri. Yüksek katlı binaların hemen hemen hiç olmadığı bu şehirde ,  bulutlar ve gökyüzü sizin.

Danimarka insanı kibar,güleryüzlü ve gerçekten güzel! Bu kadar bakımlı ve güzel insanı daha önce bir arada görmemiştim, arazi yapısıyla dümdüz bir coğrafyaya sahip olduğundan bisiklet severler için tam bir cennet Kopenhag ,Avrupa da Amsterdam’dan sonra en yoğun bisiklet kullanımını gördüğüm şehir, birde Kuzey Avrupa da ziyaret edebildiğim tek şehir olmasından dolayıda ayrı bir yeri vardır bende kendisinin.

102_7198 (Medium)

Erasmus grubumuzla ziyaret ettiğimiz bu şehre Easyjet ile Berlinden gidiş dönüş 40€ ödeyerek ulaştık.bir kısmımız ise Berlinden otostop ile geldiler ki hikayelerini dinleyerek baya eğlendik. Kopenhag gezisine bir anda karar verildi .Gruptan birinin aklına geldi ve gidelim o zaman dedik, Ancak burada bir parantez açmakta fayda var, Danimarka pahalı bir ülke, öğrenciyken buraya gelmiş olmamız bizi bütçe anlamında biraz sarstı ,ziyaret etmeden önce bu önemli konuyu aklınızdan çıkarmayın derim,

ülkede Kopenhag Kronu kullanılmakta,

P1140650 (Medium)

Ziyaret edeceğiniz zamanı ilkbahar ve yaz dönemlerine denk getirmek daha uygun olacaktır. Kasım ayında Kopenhag da olmak çok akıllıcamıydı bilmiyorum, ancak bizim için unutulmaz bir gezi oldu ve mucizevi bir şekilde bir gıdım güneşi de gördük,

Ulaşım;

Hemen hemen her Avrupa şehrinde sorunsuz olduğu gibi metro ile rahatlıkla şehri gezebilirsiniz, burada da 24,48 saat vb geçerli olan biletleri almanız daha ekonomik olacaktır,

Hava alanında şehre transferi sağlayan metro gördüğüm ilk insan kontrolsüz ulaşım aracıydı :)

Konaklama;

Kopenhag ta otel yada hostelde kalmadık, dolayısıyla size tavsiye edebileceğim bir adres yok,ancak bu konuda yine oldukça fazla seçenek mevcut,

bizler gibi öğrenci olan bir Kopenhaglı arkadaşın evinde kaldık,kendisi öğrenci .Bizim gibi Erasmus öğrencilerine, interrail yapan öğrenci gruplarına evini açıyor ve hiçbir ücret talep etmiyor. Bununla ilgili ciddi bir sorumluluk almış üzerine. Böyle insanlarda var işte.

Kopenhag ın pahalı olduğundan bahsetmişmiydim:)

bu nedenle öğrenciyken bu çözüm süper bir fikirdi.1+1 evinde yaklaşık 20 kişi konakladık. Kendisi evi bize teslim etti ve tüm haftasonu sadece ayrılırken bizi uğurlamaya geldi.

Evdeki halimiz ise görülmeye değerdi.

P1140770 (Medium)

P1140769 (Medium)

P1140772 (Medium)

P1140773 (Medium)

 

Ekran Alıntısı (Medium)

 

102_7211 (Medium)

 

Gelen her misafirlerini ise mutfak dolabında yaşatıyor:) hepimizden kısa bir cümle, tarih ve geldiğimiz ülkemizi yazmamızı istedi. Çok tuhaf değil mi bazı şeylerde aramızda uçurumlar var.

11262_1196462545497_1046464074_30469236_3702431_n (Medium)

 

Bu detayıda aktardıktan sonra gelelim gezdiğimiz yerlere,

İlk gün;

İlk rotamız Stroget caddesi

Burası alışveriş yapabileceğiniz şehrin en ünlü caddesi.Ve dünyanın en uzun alışveriş caddesi, 3 km uzunluğunda

Alışveriş yapmadık tabiki, ama çok eğlenceli ve dinamik bir caddeydi.  Bu arada yazının başında bahsettiğim gibi insanlar yakışıklı, güzel, bakımlı ve dikkat çekiciler. Şık kıyafetleri tercih ediyorlar.

DSCF0031 (Medium)

 

102_7183 (Medium)

102_7053 (Medium)

P1140691 (Medium)

P1140688 (Medium)

 

102_7175 (Medium)

 

 

Guinnes rekorlar müzesi

Bu cadde üzerindeki müzeye de vakit ayırın derim

Ekran Alıntısı (Medium)

Bir sonraki durağımız Yeni Liman,Nyhavn

Burası viking lerin ülkesi! Bu rengarenk ahşap evler, odundan sandallar fazlasıyla hissettiriyor bunu. Yeni liman sağlı ve sollu kafelerle bezeli. Muhakkak burada oturup manzarının tadını çıkarın ve bol bol resim çektirin.,

Kopenhag liman

 

DSCF0156 (Medium)

 

Biz burada bir cafe keşfettikki, sahipleri Türk tü. Gerçekten teşekkürlerimizi tekrar tekrar iletelim. Bunca zamandan sonra zeytinyağlıları görmek bizi bizden aldı.

Deniz kızı heykeli

Hans Christian Andersen’n 1837 de yayımlanan masalda, Güzeller güzeli küçük denizkızımız, gemi kazasında kurtardığı prense aşık olur . İnsan dönüşebilmek için ise güzel sesinden vazgeçer.

1913 yılında Edward Eriksen 165 cm lik bronz minik deniz kızımızı Langelinie Limanında bir kayanın üzerine koyar. bu tarihten itibaren her yıl binlerce turist onu ziyarete gelir o ise bütün zerafeti ile denize bakmaya devam eder

Kopenhag denizkızı heykeli 1

Kopenhag denizkızı heykeli 2

 

 

Survival of the Fattest Heykeli

Danimarkalı sanatçı Jens Galschiot tarafından yapılan  Obez Adalet Tanrıçası heykeli Deniz kızı Heykelinin hemen yanındadır, heykel 800 kg civarında,

İsmi “Survival of the Fattest”, yani “Şişman olan hayatta kalır.”

Dünyanın günümüzdeki  yapısı daha iyi nasıl anlatılabilir ki, sanırım fazla söze gerek yok…

DSCF0099 (Medium)

Amalienborg Sarayı

1700  yıllarında inşa edilen bu saray Danimarka da muhakkak görülmesi gereken yapılardan biri.  Meydanın ortasında Kral Frederick heykeli bulunmakta, Bu meydanın 4 köşesinde 4 ayrı saray var, Moltke sarayı,Levetzau sarayı,kraliçe ile eşinin oturduğu Schack Sarayı ve veliaht prensin oturduğu Brockdorff sarayı. Saray meydanında kocaman siyah tüylü şapkalar giymiş saray muhafızları bulunmakta,

102_7094 (Medium)

DSCF0072 (Medium)

 

DSCF0071 (Medium)

102_7099 (Medium)

 

Meydanın yakınlarında ise gösterişli “Mermer Kilise” bulunuyor.

102_7105 (Medium)

 

St Alban Anglikan Kilisesi;

Kopenhag Kalesi’ni çevreleyen Churchill Parkı’nın içinde yer alan St. Alban Anglikan Kilisesi de görülmesi gereken yerlerden biri. Parkın içindeki heykeller,süs havuzlarıda oldukça ihtişamlı,

102_7109 (Medium)

 

102_7118 (Medium)

102_7124 (Medium)

Rundetårn(Gözlemevi)

Hala hizmet veren Avrupadaki en eski gözlemevi burası, 17.yüzyılda inşa edilmiş. İnşa edilen dönemlerde Danimarka astronomi alanında oldukça ilerlemiş, bu ilerlemede Tycho Brahe’nin payı büyük. Kulenin üstteki platformunda muhteşem Kopenhag manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. 360 derece panaromik bir manzara mevcut. Ara ara sivrilen yeşil kulelerle , kırmızı çatılı evleriyle manzara görülmeye değer. Yalnız kuleye tırmanmak için biraz kondisyonumuzu güçlendirmekte fayda var.

kopenhag gözlemevi

P1140662 (Medium)

 

 

kopenhag manzara 1

Kopenhag manzara 2

kopenhag manzara3

Kopenhag manzara 4

 

 

2.gün;

İkinci gün ise Christiana yı keşfettik, Bu bölge çok özel, resim çekmenize kesinlikle izin vermiyorlar. İçişlerini kendileri ait. Ayrı bir kanun , ayrı bir sistem ve kuralları olan bu komünün nüfusu 850 civarında.Kapıdan çıkarken Avrupa topraklarına geçiyorsunuz yazıyor, düşünün ki bu oranda izole etmişler kendilerini. Amsterdam gibi uyuşturucu kullanımı yasak değil.Ayrıca polis bu bölgeye müdahele edemiyor. Maalesef çevre oldukça bakımsız ve pisti dolayısıyla yemek işini sonraya bıraktım, bir içkiyle yetindim. Ancak inanılmaz güzel el işleri yapıyorlar resimler, bileklikler muazzam. Bunları fotoğraflamayı çok isterdim ancak fotoğraflamanın yasak olduğunu içeri girerken defalarca tekrarladıkları ve her adım başında tıpkı Amsterdam daki red light district teki gibi uyarı levhaları asıldığından ben hiç risk almadım, Amsterdam da bu riski aldım ve ciddi küfürler yedim oradaki esmer hoş ama ağzı bozuk bayandan:)

christiania (Medium)

Bu bölgeye arkadaşlar birkaç defa gitti oldukça ilgilerini çekti. Gidip görülmesi gereken bir yaşam biçimi.Çok etkileyici. Bu kadar refah bir yaşam düzeyinin içinde böyle bir hayat hayretler içerisinde bırakabilir sizi. Belki bir çok şehirde zengin fakir yanyanadır. Ancak dünyanın en refah şehirlerinden birinde küçücük bir bölgenin kendi isteğiyle sefalete bürünmesi ilginç. Ancak onlar kendilerini bağımsız ve özgür hissediyor.

 

Tekne Turu

Kopenhag daki ikinci günümüze tekne turunu ekledik, borsa binasını, opera binasını, ünlü yapıları, güzel kanalları  kısa sürede keşfetme imkanı yakaladık. Bu şehre yolunuz kışın düştüyse, en önemli tavsiyem kesinlikle nehir turu yapmak ki,gezi tarihiniz kış aylarına denk gelirse donmadan şehrin önemli yerlerini görmenin en uygun yolu bence:)

11262_1196445865080_1046464074_30469187_6079300_n (Medium)

P1140722 (Medium)

102_7143 (Medium)

102_7151 (Medium)

102_7157 (Medium)

 

 Tivoli Bahçeleri;

Son gece zamanımız dar olduğu halde dayanamadık ve Kopenhag’a gelmişken Tivoli yi (Avrupa nın en eski lunaparkı ) bir görelim istedik, Tivoli Disneyland gibi oyun parklarının çıkış noktası sayılır. Tivoli nin açık olduğu saate maalesef denk gelemedik, kapısından dönfük,belkide bir dahaki sefereJ siz giderseniz muhakkak gezin . Kopenhag gezimle ilgili en pişman olduğum şeydir Tivoli yi gezememek, kimbilir bir daha yolum Kopenhag’a düşerse ilk adresim Tivoli…

tivoli

 

 102_7310 (Medium)

Sonraki Durak; Kayak zamanı. Uludağ…

No Comments