Japonya’da ki bir sonraki durağımız ülkenin en meşhur şehirlerinden biri Kyoto.  Bizim Japonya’da ki günlerimiz iş programı değişince elimizde olmayan sebeplerle ilk planladığımız programa göre  3 gün  kısaldı. Bu nedenle Kyoto’da ki gün sayımızda 3 günden 1,5 güne düşmek zorunda kaldı. Ama az zamanda büyük işler başardık. Olmazma olmaz listemizde ki bu listeyi hazırlamak bile inanın çok zordu tüm yerleri görmeyi başarmıştık.

Rehbere başlamadan önce Japonya kültürü ile ilgili genel bilgilendirme yazısını okumanızı tavsiye ederim.

Öncelikle Kyoto rehberine başlamadan önce şehirle ilgili geniş bir paragraf açmak gerekiyor. Burası hem Japonya’nın hem de Dünya’nın defalarca en iyi şehri seçilmiş. Tarihi, sokakları, doğası, kültürü inanılmaz bir bütünlük halinde yaşıyor  şehirde. Farklı bir dokunuş var her bir detayda.

kyoto

 

Örneğin Japonya’da bir çok tapınak gezdik ancak en özelleri en farklıları kesinlikle burdaydı.Herşey bir özgün bir güzel anlatamam:)Zen bahçelerini gördüğüm en güzel şehir burası. Bir çok şehrinde park gördük ancak bu şehirde bir Bambu ormanı varki uzun süre sessizlikte kalırsanız mutluluktan ağlarsınız. Sebebini açıklayamadığım bir sessizlik ve huzur hakim. Evet Japonya genelinde insanlar çok kibar ve saygılı ama bu şehirdekiler bu konuda da kesinlikle bir numaralardı. Japonya’da otobüs durağında geleneksel kıyafetli kadın ve erkeği en çok gördüğüm şehir aynı zamanda.

Capture

Kyoto 1100 yıl! boyunca başkentlik yapmış ülkeye. Belkide bu nedenle isminin anlamı ‘başkentlerin Başkenti’.Belki karşılaştığımız insanlar ,yediğimiz yemekler, kısıtlı zamanda gezdiğiniz heryerin nokta atışı güzel çıkması, havanın güzelliği gibi bir çok parametre bir araya gelince beni inanılmaz etkiledi bu şehir. Japonya’da açık ara en güzel şehir burasıydı benim için.

 

Nara’dan Kyoto’ya Geçiş

Nara’dan Kyoto şehrine tren ile geçtik. Kintetsu Kyoto Line kullanmanız gerekiyor, 3 ya da 4 nolu platformdan kalkıyor trenler. 45-50 dakika süren express tren bileti kişi başı 620 Yen. 35 dakikalık diğer tren seçeneği ise kişi başı 1130 Yen. Çok sık trenler var, dolayısıyla Nara’dan Kyoto’ya ya da Kyoto’dan Nara’ya gidiş oldukça kolay. Sadece akşam saatlerinde trenler seyrekleşebiliyor, kontrol etmekte fayda var. Bizde JR pass olmadığından hızlı treni kullanmadık.

 

Kyoto’da Konaklama

Kyoto’da konaklama için geleneksel Japon evi olan Ryokan’ı tercih ettik. Eğer Japonya genelinde bu tip geleneksel bir evde kalmak istiyorsanız doğru şehir kesinlikle Kyoto. Şehir genel olarak Japon kültürünün halen dolu dolu yaşatıldığı bir şehir olduğundan atmosferde çok güzel uyum sağlıyor.

Ryokanlar Japon geleneksel yaşamını yansıtan evlere deniyor. Bu evlerde girişte çay ritüelleri ve yemek için yer masası ve şilteler, yatak odalarında kişi sayısına göre futon yataklar ve ortak kullanımlı sade bir banyodan oluşuyor. Her şey ama her şey minimalize edilmiş durumda.Temel ihtiyacınız dışında  ekstra hiçbirşey göremiyorsunuz.

Ryokan’da konaklamak aynı zaanda pahalı bir seçenek maalesef. Özel bir konsept olduğundan ve turistler arasında da yaygın olduğundan geceliği 1.500 TL-3.000 TL gibi rakamlarla karşılaşmanız muhtemel! Ben bu süreçte detaylı bir araştırma yaptım ve sizlerle kendi kaldığımız Ryokan ve benzeri fiyat aralığındaki alternatifleri paylaşacağım. Tabiki gideceğiniz dönem ya da kalacağınız gece(haftasonu-haftaiçi) kesinlikle fiyatları etkileyecektir.Ancak genel olarak aşağıdaki konaklama seçeneklerinin faydalı olacağını düşünüyorum.

Bizim kaldığımız yerin adı Ryokan Yamato. Yeri merkezi, otobüs duraklarına ve metroya yakın. Kyoto tren istasyonundan yürüme mesafesini az gösteriyor ancak birazcık yokuşta yer aldığından bavullar var ise bence biraz uzak:) Geceliğine 420 TL ödedik. Eğer özel Japon kahvaltısı deneyimlemek isterseniz fiyat 80 TL. Ryokan Yamato aslında Japon tarzı bir otel olarak düşünebilirsiniz,tam bir ev denemez. Tek,iki kişi ,aile odası gibi birden fazla oda alternatif var, banyo ve tuvaletler ortak kullanımlı.(Bayan ve erkek olarak 2 ayrı tuvalet banyo var) Özellikle Japon banyosu biraz tuhaf gelebilir:) Bizim hamamlarımıza benziyor. Ancak burada isterseniz küvetide kullanabiliyorsunuz. Ortak küvet kullanımı bana uymadı:)

 

35999519_1753086508060110_562363793464623104_n(1)

 

Capture

Capture

Kendinize ait banyo olmasını isterseniz yine Japon tarzı Kyoto Nanzenji Ryokan Yachiyo konaklayabilirsiniz , fiyat olarak bizim otelimizin bir tık üstünde.Ulaşım konusunda da iyice incelemek gerekiyor. Genellikle ortak tuvalet olan otel opsiyonlarında miletçe biraz hassas oluyoruz. Sorular geldiği için bu alternatifi ayrıca yazmak istedim. Bence özellikle belli başlı ülkelerde ortak kullanımlı tuvalet opsiyonları ekonomik olarak gerçekten çok faydalı oluyor. İzlanda, İsveç, Japonya gibi. Bence bu konuda kesinlikle çekinilecek bir durum yok ama bunun için ayrı bir yazı hazırlamalıyım sanırım, buranın konusu değil:)

Alternatif olması açısından sadece kendinize ait bir ev olmasını isterseniz Koume no Hanare ‘yi tavsiye ederim. Fiyatı tahmin edeceğiniz üzere daha pahalı ancak 3-4 kişilik grup olarak ya da kalabalık bir aile gidiyorsanız kesinlikle tercih edilebilir. Evin tamamı size ait olacağından bu konsepti daha iyi deneyimleyebilirsiniz. Ben burayı tutmuştum ancak daha uygun fiyatlı opsiyon olunca genel Japonya bütçemize faydalı olması açından bu rezervasyonu iptal etmiştim. Giderseniz ve konaklarsanız yazın bana:)

Öte yandan daha uygun fiyatlı konaklama seçeneği olarak hostele yönelirseniz önerim Book and Bed olacak. Bizim gün sayımız azaldığından buradaki konaklamayı iptal ettirmiştik. Ancak hem atmosferi çok başarılı görünüyor hem de yorumlar gayet güzel.Tokyo’da da şubeleri var.

36161155_1848127611946289_2343283304284815360_n(1)
Şehir İçi Ulaşım (otobüs-metro -tren)

Japonya’nın genelinde olduğu gibi Kyoto’da da oldukça alternatifli ulaşım seçenekleri mevcut. Yalnız bence gezilecek yerler açısından metro opsiyonu çok başarılı değil. Bu şehirde otobüs ve tren ulaşımı çok daha kullanışlı.

Biz gezilecek yerler için otobüs ve  tren kullandık. Öncelikle otobüs için 490 Yen olan günlük pass almanızı tavsiye ederim çok daha ekonomik olacaktır. Kaldığınız otel, hostel vb. yerden dahi temin edebiliyorsunuz ayrıca otobüste de satın alabiliyorsunuz. Otobüslerde kesinlikle orta kapıdan binip ön kapıdan iniyor, inerken bileti gösteriyor ya da okutuyorsunuz. Bavul, bebek arabası  ya da otobüsün tıklım tıklım olması farketmiyor. Yazının başında tavsiye ettiğim yazıyı okuduysanız bu bilgiye zaten sahipsiniz demektir:)

Trenler ise aşağıda gezilecek yerlerde belirteceğim üzere bir çok turistlik yerlerin yakınlarında bulunuyor. Tren biletinde bulunduğumuz gün uygun bir günlük pass tarzı bilet bulamadık, bu nedenle ayrıca bilet aldık. Ücretleri geilecek yerler kısmında ayrı ayrı ekleyeceğim.

Kyoto Gezilecek Yerler

Bu bölüm aslen uzunca bir listeden oluşması gerekiyor. Kyoto onlarca tapınağın olduğu gezmenin haftalarınızı alabileceği bir yer. Hemen hemen her okuduğum blogda, kitapta Kyoto için en az 3 gün gibi bir zaman ayırmak tavsiye ediliyordu. Ancak bizim böyle bir süremiz olmadığından gerçekten nokta atışı yapmamız gerekiyordu. İşin en zor kısmı buydu inanın. Nereyi kesinlikle görmek istiyorum burayı görmeden dönersem kesinlikle birşeyler eksik kalır dediğim yerleri seçerek tam günlük bir program oluşturdum.

 

FUSHİMİ İNARİ TAİSHA

 Sabah erkenden Kyoto’da beni en heyecanlandıran tapınağı görmek üzere yola çıkıyoruz. Yukarıda belirttiğim gibi Kyoto’da tam bir günümüz var ve listedekilerden herhangi birini göremezsem epey üzüleceğim.

Kyoto hatta Japonya tanıtımlarında sıkça kullanılan bu tapınağın en önemli özelliği tapınak yolundaki turuncu kapılar. Bu kapılar sayesinde şinti ve budist tapınaklarını rahatlıkla birbirinden ayırabiliyorsunuz.

34597670_1837536726345577_1073064211304677376_n(1)

Fushimi İnari 711 de inşa edilmiş ve ülkedeki 40 bin civarı Şinto tapınağının bir nevi merkezi sayılıyor.Zamanında pirinç ve tarım için adeta kami olmuşken daha sonra ticaretin kamisi durumuna gelmiş. (bazı kelimelerin anlamlarını bilinmesi gerekenler yazımda anltmıştım:)) İşte yol üzerindeki bu turuncu kapıların hikayesi tam da bu noktada başlıyor. Uzun yıllar boyunca hatta günümüzde de şirketler, işinde başarılı olmak isteyenler bu komplekse gelip dua ediyor ve torii kapısı adı verilen bu turuncu kapıları yaptırıp üzerlerine ismini yazdırıyorlar. Okuduğumda çok şaşırdığım bir bilgide sıra. Görmüş olduğunuz bu turuncu kapılardan en küçüğünün fiyatı dört yüz bin yen evet yanlış okumadınız dört yüzbin civarı. Büyükleri ise bir milyon yen!!!

Capture

 

Capture

Ama merak etmeyin biz turistler içinde tapınak girişinde üzerine isim ve dileklerinizi yazıp dilek ağaçlarına aşabileceğimiz(Japonca yazabiliyorsunuz masanın üzerine görseler bırakılmış durumda , istediğiniz dileği seçip birebir yazıyorsunuz) küçük tahta torii hediyelikleri yapmışlar. Tanesi 800 yen. Tabiki oraya asmayıp evime getirdim, çünkü çok orjinal gözüküyordu:)

Tapınak girişiyle Inari tepeleri arasında 4 km boyunca bu kapılar sıralanmış durumda. Yani bizim gibi yaz aylarında ordaysanız yanınıza bol su ve şapka almayı unutmayın. Bu mesafenin tamamını katetmek isterseniz 2 saat gibi bir zaman ayırmanız gerekiyor. Yoğun sezonda suların tükendiği oluyormuş. Öte yandan tapınak girişinde başlayan bu kapılarda fotoğraf çekmeye uğraşmayın açıkçası biz çok gereksiz zaman kaybettik. Turistlerin bir çoğu 4km lik bu yokuşu tırmanamıyor dolayısıyla ilerleyen mesafelerde resim için boş bir alan yakalamanız zor değil.

Capture

Son olarak tilki İnari tapınaklarının sembolü bu nedenle torii kapılarında iki tilki heykeli göreceksiniz ve ağızlarında yukarıda da bahsettiğim gibi zamanında pirinç ve tarımın kamisi olduğu için pirinç ambarlarının sembolik anahtarları bulunuyor. Tilkiler en fazla dokuz kuyruklu olabiliyor, ne kadar çok kuyruk o kadar güç demek.

Biz 4km ‘lik bu yürüyüşün tamamını yapmadık ancak tamamlayabilenleri sonunda güzel bir Kyoto manzarası bekliyor zira bu tapınak tepelere kurulmuş durumda. Japonya da sanırım en sevdiğim tapınaklardan biri burasıydı.

Giriş ücretsiz

 

 TENRYU-Yİ TAPINAĞI 

İkinci durağımız Kyoto’da ki bir başka önemli tapınak Tenryu-yi. Aslında tapınağın içerisinden çok kurulmuş olduğu bahçe dikkat çekici. Tapınak en iyi 5 zen tapınağından biri imiş. Tapınak kısmı bambu sedirlerden oluşuyor. Girişte ayakkabınızı çıkarıyorsunuz.  Sessizlik içinde tapınağı geziyorsunuz. Tapınağın bahçesi ise ayrı bir zamanı hakediyor hatta bahçe için ayrı bilet ücreti ödüyorsunuz. Tapınaktan bahçenin yanındaki gölü ve bir kısmını görebiliyorsunuz ama bence buraya kadar gelmişken ve hazır böyle bir güzellik bulmuşken tamamını gezmenizi tavsiye ederim. Bu tapınakta yapılacak tek şey tapınağın göle bakan kısmında kendinize oturucak bir yer bulmanız ve ruhunuzu dinlendirmeniz.

 

38725964_2177217672547239_2718726354341199872_n(1)

Capture

 

Capture

 

Bahçe ve tapınağın her ikisini gezmek isterseniz ücret 800 Yen. Sadece tapınağa girmek isterseniz ücret 600 Yen.

Not: Bizim güzergahımızı kullanırsanız Inari tapınağından Tenryu-yi ‘ye JR treni ile yarım saatten biraz fazla süren bir yolculuk ile ulaşabilirsiniz. Tren bileti kişi başı 240 Yen, indikten sonra 5-10 dakikalık yürüme mesafesi var zaten istasyondan çıkar çıkmaz tabelaler yönlendiriyor.

İnari tapınağının giriş kapısından çıktığınız taktirde hiç bir yere sapmadan devam edip tren yoluna gelmeden solda JR istasyonunu bulabilirsiniz. Biz burada farklı bir yol kullandığımızdan zaman kaybettik, bu nedenle özellikle yazmak istedim.

Durağa vardığınızda tabelaları takip ederek tapınağa doğru ilerlediğinizde tapınağın bulunduğu ana caddeye varmadan yürüdüğünüz son yolda hemen sağda minik bir fırın yer alıyor ,adını yazmayı unutmuşum. Ama buraya muhakkak uğrayın. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp balıklı poğaçalardan muhakkak deneyin, Japonya tatilimiz boyunca bu fırını sık sık andık,  buradan satın aldığımız her bir hamur işi için gram pişman değiliz yine olsa yine yeriz:)

 

BAMBU ORMANI

 Tenry-i tapınağı bahçesinin sonunda sizi Dünya’nın en eşşiz yerlerinden biri olan Bambu ormanı bekliyor. Buraya giriş ücretsiz. Adım adım ilerleyip sessizliğin keyfini çıkarıyoruz. Her ne kadar kalabalık olsada insanlardan çıt çıkmıyor herkes bizim gibi hafif rüzgarın etkisiyle bambu ormanının çıkardığı sesleri duymak istiyor. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir güzellik görmemiştim. Hakikatten ruhumuz yenilendi. Burayı asla ve asla es geçmeyin.

 36633622_213154669329517_2510209557590966272_n(1)

 

KİNKAKU-JI (GOLDEN PAVİLİON) 

Kinkaku-ji taınağı Kyoto’ya geldiğinizde kesinlikle görmeniz gereken bir yer. Bu tapınak yine Japonya’nın tanıtımlarında sıkça kullanılıyor. Özellikle berrak bir havada altın renkli tapınağın göle yansıması müthiş bir görüntü oluşturuyor. Biletinizi gösterip içeri girdiğiniz anda eğer bizim gibi şanslıysanız ve açık bir havada ordaysanız tapınak, göl ve yemyeşil doğa üçlüsünün oluşturduğu manzaraya hayran olacaksınız.

Capture

Tapınağın içerisine maalesef girilemiyor. Sebebi ise yıllar önce başından geçen bir olay. 1950 yılında tapınağın güzelliğine takık bir genç tarafından yakılmış, 1955 yılında zarar gören kısımlar restore edilmiş. O zamandan beri içeriye giriş yasak. Bu bölgede tapınağı görüp tapınağın yer aldığı alanda bol bol geziyoruz.

Bambu ormanından buraya gelmek için 205 numaralı otobüsü akabinde de 11 nolu otobüsü kullandık. Yaklaşık 45-50 dakika sürdü bu bölgeye geçişimiz.

Giriş: 400Yen

Tapınak çıkışında matchalı dondurmadan deneyebilirsiniz. 350 Yen

Son olarak bu tapınağa girerken kesilen bilet sanırım Dünya’da ki en güzel bilet olabilir. Çerçeve yap duvara as:)

Capture

RYOAN-Jİ TAPINAĞI 

Bir sonraki durağımız Ryoan-ji tapınağı. Aslında Kinkakuji’nin de yer aldığı bu bölge bir tapınak bölgesi . Peşpeşe birbirinde ünlü tapınaklar var. Biz bu bölgede 2 tapınakta karar kılmıştık. Kinkakuji’den sonra 59 nolu otobüsü kullanabilir ya da yürüyebilirsiniz. Yürüyerek tapınağa ulaşmak 20 dakika sürecektir. Normalde seyahatlerde çılgınca yürüyen bir çift olarak Ağustos ayında ülkede olduğumuzdan ve günlük geçerli otobüs biletimiz olduğundan biz tabiki otobüsü bekledik.

Yazının başında söylemiştim mümkün olduğunca zamanımız dar olduğundan seçici olmaya çalıştık. Zen bahçeleri denince akla ilk gelen ve en meşhur yer bu tapınak oluyor.O nedenle bölgedeki diğer tapınakları es geçmek zorunda kaldık.

Bu tapınağın 10m’ye 30m olan bahçesinde sadece beyaz kum ve 10 büyük taş var ve bu taşların hiçbirinin yeri rastgele değil. Bin yıllık bir geçmişi olan bu taş yerleştirme sanatına Sakuteiki deniyor. Bahçenin en önemli özelliği hangi açıdan bakarsanız bakın bir taşı görememeniz.

Capture

Capture

Bu tip kaya bahçelerinde taş ve kayaların etrafı beyaz kum ile örtülerek tasvir edilecek şekle göre ahşap tarak ile çiziliyor. Bu çakılların üzerine tarakla çizilen çizgiler suyu, üzerinde yosunla duran taşlar adaları temsil ediyor. Bu kadar az malzeme ile bu tip bir dizilimin yapılması ve bu görüntünün insan ruhunu nasıl sakileştirdiği ise halen tam anlamıyla açıklanamayan bir durum.

Zen bahçeleri görebileceğiniz en tuhaf tasarımlardan biri. 

Giriş kişi başı 500 Yen

Şehirde bir çok tapınağın 17:00 itibariyle kapandığını unutmayın. 

 

TETSUGAKU NA MİCHİ (FİLAZOFLAR YOLU) 

Bu yol  Japon düşünür Nishida Kitaro’nun her gün Kyoto Üniversitesi’ndeki işine  giderken yürüdüğü nehrin kenarında bulunan bir yol. Yol boyunca bu yolda meditasyonda yaparmış. Bu nedenle günümüzdeki adı filzoflar yolu olarak anılıyor.Ginkakuji’de başlayıp Nanzen-ji  tapınağına kadar devam eden 2 km ‘lik bir yol. Yol boyunca görülebilecek bir çok tapınak var. Biz buraya geç gelebildiğimizden tapınaklar kapanmıştı. Ancak nehir boyunca keyifli bir yürüyş yaptık. Açık söylemem gerekirse burayı sakura zamanı görmek çok daha güzel olacaktır.

Capture

Burası bizim için olmazsa olmaz listemizin sonuncusuydu. Ancak buradan sonra özellikle görmek istediğim Gion bölgesini keşfettik. Burası eski binaları, Japon geleneksel kıyafetli yerel halkı ve atmosferiyle kesinlikle görmeye değer. Eğer vaktiniz var ise merkez bölgesinde Kyoto İmparatorluk sarayını ve Nijo Kalesi’ni de listenizi ekleyebilirsiniz.

Son olara Gion, Pontacho bölgeleri  ve Nishiki marketi şehirde yemek için oldukça popüler, biz şehre vardığımızda bu marketler kapalı olduğundan Ryokan’ımıza yakın ara sokaklarda Dünya’nın en şirin dükkanında Japonlarla yemeğimizi yedik. Onlarda bizi görünce şaşırdılar açıkçası. Biraz zorda anlaşsak (2 öğrencinin yardımı ile:)) siparişimizi verebildik. Minicik dükkandaki 8 Japon ile televizyondaki yarışmayı izledik. Sanırım Japonya seyahatimizde en keyifli yemek yediğimiz yer burasıydı.

Capture

Buradan sonraki durağımız ülkedeki son günlerimizi geçireceğimiz Başkent Tokyo. Bu kadar doğa ve huzurla iç içe olduktan sonra Dünya’nın en büyük ve en kalabalık metropollerinden birine geçiş yapmak bakalım bünyeyi nasıl etkileyecek. Japonya’da gezdiğimiz diğer şehirlerin rehberleri için aşağıdaki linkleri tıklamayı ve pek tabi takipte kalmayı unutmayın:)

Nara şehri rehberi için tıklayın

Osaka şehri rehberi için tıklayın

No Comments