Mardin her daim aklımın  köşesinde olan bir şehirdi. Nasıl olsa bir gün giderim diye sanırım bir türlü yolum düşmemişti. Her sene niyetlenip bir türlü fırsat yaratılamıyordu. Ama bu sefer aylar öncesinden kampanya ile uygun bir bilet yakalayınca nihayet Mardin ile kavuştuk. Uzun zamandır beklediğimiz seyahati geçtiğimiz hafta gerçekleştirdik.

Cuma öğleden sonra gidip Pazartesi sabah dönüş olacak şekilde  Mardin ve çevresini keşfetmiş olduk. Bence baya iyi gezdik , mütevazı olmayayım:). İnanılmaz içime sindi, program bize tam uydu diyebilirim.  Bu şekilde bir haftasonunuzu Mardin’e ayırmak isterseniz yazı tam sizlik:)

 

43195313_2282779938675287_3117856932858847096_n(1)

 

İstanbul’dan Mardin’e hem Sabiha Gökçen’den hem de Atatürk Havaalanın’dan her gün birden fazla uçuş mevcut. Ben aylar öncesinden Türk Havayolları’nın yurtiçi tek yön 66 TL kampanyasından biletimizi almıştım. Açık söylemek gerekirse Mardin uçak biletleri genel olarak oldukça pahalı . Bu nedenle kampanyaları takip etmenizi tavsiye ederim.

Mardin’in en güzel zamanları ilkbahar ve sonbahar dönemi diyebiliriz. Bölge karasal iklime sahip olduğundan tahmin edeceğiniz üzere soğuğu epey soğuk, sıcağıda epey bunaltıcı oluyor. Yaz aylarında 40-45 dereceler normal kabul ediliyor imiş!

 Biz seyahatimizi Ekim ayının ortalarında gerçekleştirdik. Ara ara yağmura denk gelsekte genel olarak oldukça ideal bir hava vardı.

Mardin Havaalanın’ndan merkeze ulaşmak için toplu taşıma ve taksi seçeceğiniz var. Biz yeni şehir minibüsünü kullandık, kişi başı 4 TL. Yol yarım saat sürüyor. Ancak Cuma günü iş çıkışı saatlerine denk gelirseniz minibüsün acayip dolu olduğunu söylemeliyim(biz denk geldikte:)) Buradan sonra tekrar minibüs kullanacaktık, otelimizi hangi minibüse binsek diye  bilgi almak için aramıştık ki şansımıza otelimizin sahibi Hasan Bey  o an için merkezde imiş, kendisi ile otele ulaştık.

Dönüşte ise  Pazartesi sabahı bizi havaalanına tur yaptığımız rehberimiz Sinan bıraktı. 4 kişiydik, havaalanı transferi için toplam 50TL ödedik. 

Mardin’de konaklama seçeneklerini incelerken özellikle Artuklu bölgesine yoğunlaşmanızı tavsiye ederim. Özellikle 1.cadde çevresini tercih edebilirsiniz. 1.cadde aslında Eski Mardin bölgesinin tam ortasından geçiyor ve tüm yapılar bu cadde çevresinde toplanmış durumda. Aşağıda merkezde gezilecek bölgeler, kafeler, lokantalar, oteller hepsi bu civarda toplanmış durumda. 

Biz Dara Konağı’nda konakladık. Burası bahsettiğim 1.Cadde’nin sonlarına doğru hemen caddeye paralel bir sokakta yer alıyor. Avluda yer alan ekonomik odada konakladık. Odamızın dekorasyonu çok iyi değildi ancak otelin atmosferi özellikle gece ışıklandırılmış hali çok etkileyiciydi. Konak eski bir Mardin evinin restorasyonu ile otele çevrilmiş. Kahvaltı oldukça doyurucuydu. Üç gece için iki kişi kahvaltı dahil 420TL ödedik. Çalışanlar oldukça ilgiliydi ve turumuzu planlamamız konusunda da bize çok destek oldular.

43913419_351953878881812_6853733356716778437_n(1)

 

Mardin Gezilecek yerler

Öncelikle şehir içi araç ya da toplu taşıma kullanmadan gezilecekler yerlerle başlamak istedim. Merkezdeki gezilecek yerleri otelimizin konumunu baz alarak  bizim gezdiğimiz rotaya göre sıraladım. Pazar günü ise çevredeki yerleri gezdik. 

Sabancı Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi

İlk durağımız otelimize oldukça yakın olan Sabancı Müzesi. Müzeyi gezince iyiki buradan başlamışız dedim kendime. Çünkü bundan sonra gezeceğimiz yerlerle ilgilide kısa kısa bilgiler yer alıyordu. Büyük bir müze değil ancak Mardin ili ve bölge ile ilgili kıyafetten, tarıma, günlük yaşamdan, günümüzde birbiri ile harmanlanan farklı kültürlere kadar tarihi ve kültürel bilgiler bulabileceğiniz küçük ve keyifli müze. Şehri keşfetmeden önce küçük bir hap gibi bilgileri yutabilirsiniz.

Müzenin alt katında Dilek Sabancı Sanat Galerisi bulunuyor. Sakın ola burayı es geçmeyin. Çok güzel eserler sergileniyor.  Hatta pazar günü Midyat ve Hasankeyf turu yaptığımız diğer İstanbullu arkadaşlarda bizim gibi burayı çok beğenmişler. Muhakkak zaman ayırın, pişman olmayacaksınız.

Müze Pazartesi hariç her gün 09:00-17:30 arasında açık

Giriş ücreti kişi başı 2TL

Capture

Capture

Capture

 

Capture

Hatuniye Medresesi

Sonraki durağımız müzenin hemen yakınlarında yer alan Hatuniye Medresesi. Müzeden çıktıktan sonra sağa dönüp yolun sonunda tabelasını görüyor olacaksınız. Medresenin en önemli özelliği duvarda yer alan ve Hz. Muhammed’e ait olduğu düşünülen ayak izi. Ayrıca cennet ve cehennem lahitleri yer alıyor.

Ayak izinin sergilendiği kısım ve ibadet edilen alan olarak ikiye ayrılıyor. Her iki kısmıda gördükten sonra kaldığımız yerden yola devam ediyoruz. 

Buranın bahçesinde medreseye girerken başlayan yağmurun şiddetini azaltmasını bekledik biraz.

Capture

Capture

Sanat Sokağı

Sıradaki yer gezilecek yerler listesinin biraz dışında isteğe bağlı. Aslında bir merdiven.Hatuniye Medresesi’nden geldiğiniz yoldan geri dönmeyip merdivenleri inip sağa doğru yol alırsanız bir kaç yüz metre sonra sağınızda  bu renkli merdivenli sokak çıkacak.  Adı Günaydın Sokak. Yolunuzun üstündeyken uğramak isterseniz diye not etmek istedim.

 43913003_2265411293745993_1686682334278649146_n(1)

Tarihi PTT binası-Uygulama Oteli

Buradan sonra yine yolumuz 1.cadde’ye düştü. Tarihi PTT Binası ve Uygulama Oteli kesinlikle görülmesi gereken tarihi binalar. Orjinaline sadık kalınarak oldukça iyi bir biçimde restore edilmişler. Özellikle Artuklu Ünüversite’si ne bağlı uygulama otelini gerçekten çok başarılı olmuş. Otelin avlusundan çok güzel bir manzara sizi bekliyor.

Hemen hemen her duvarda uyarı yazısı olmasına rağmen oteli görmeye gelen tüm turistler oldukça gürültülüydü. Burasının bir otel olduğunu ve misafir ağırladıklarının farkında değildi çoğu kişi maalesef.

Capture

Capture

42736187_257191138320684_735721299543743177_n(1)

Şehidiye Camii ve Medresesi

Cami 1214 yılında Artuklu hükümdarlarından Melik Mansur Nasreddin Aslan tarafından medrese olarak inşa ettirilmiş. Minareli olarak yapıldığı halde minaresi yıkılmış ve 1914’te Ermeni mimar Lole Giso’ya yeniden yaptırılmış. Kapısından içeri girdiğiniz anda sizi muhteşem bir avlu karşılıyor. Dakikalarca avluda oturup sessizliğin tadını çıkardık. Caminin içindeki minber cevizden yapılmış ,üzerindeki bezeme maalesef  günümüzde oldukça yıpranmış durumda.

Capture

 

Capture

Mardin Ulu Cami

Anadolu’nun en eski camilerinden biri Mardin Ulu Cami sırada.Cami Mardin’in simgelerinden biri. Camideki en erken tarihli kitabe 11.yüzyıla ait. Cami aslında 2 minareli olarak inşa edilmiş. Ancak günümüze sadece doğu minaresi ulaşabilmiş. Minare 1176 yılında inşa edilmiş. Dile kolay…

Avlusuna adım attığınız her santim inanılmaz bir tarih.

Capture

Capture

 

43233461_1263673647106580_8495095533452930732_n(1)

 

Kayseriye Çarşısı

Ulu Cami’den sonra kendimizi biraz ara sokaklara atıyoruz ve Tarihi Kayseriye Çarşısı’na gidiyoruz. Alışveriş yapmayı sevmeseniz bile kesinlikle kısa sürelide olsa uğrayın derim. Bakır eşyalar, şallar, şahmerdan atkılar… Hediyelik birşeyler almak isterseniz burayı uğramayı unutmayın. Özellikle Süryani nazar boncuğu alınabilecek en güzel hatıra olacaktır.

Capture

 

Zinciriye Medresesi

Mardin’in en güzel manzaralarından birine tanıklık edebileceğiniz Zinciriye Medresesi 14.yüzyılda Artuklular tarafından yapılmış. Hani şu Mardin ‘de suya yansıyan fotoğrafların çekildiği Medrese burası. Bu bölgedeki en kalabalık yerlerden biri burası idi.

Tarihi Kız Meslek Lisesi

Mardin’de ki tarihi binalardan birini görmek isterseniz buraya uğramanızı tavsiye ederim. Atatürk Mardin’i ziyareti esnasında bu binada konaklamış.

Surp Hovsep Kilisesi

Mardin’in ara sokaklarında yürümeye devam ediyoruz. Bir çok galeri ve Mardin Müzesi’nin yer aldığı sanat sokağından geçip duvarlar arasında kilisenin girişini buluyoruz. Burası bir Ermeni Katolik Kilisesi, mimarbaşı Lole tarafından yapılmış.

Capture

Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi

Mardin’in merkezinde yer alan bu kilise en önemlilerinden birisi. Kilisenin adının nereden geldiği ile ilgili iki rivayet var. Bunlardan ilki  Tanrı onlara mucizesini gösterdiği ve Hristiyanlığa inandıkları için öldürülen Mor Behnam ile kız kardeşi Saro adına MS 539’da inşa edildi. Diğer ise kilisenin adına Romalıların Hristiyanları katletmesine karşı koyan 40 kişinin Roma İmparatoru Licinius döneminde Sivas’a götürülüp gölde boğdurulmaları nedeniyle Kırk Şehitler(Kırklar) denmiş. Kilise toplam 5 bölümden oluşuyor ve Kilisenin kapıları 400 yıllık.

Capture

Mardin’de bir günümüz daha olunca çevreyide keşfe çıkmak istedik ve bir günlük Midyat -Hasankeyf turu yaptık. Bu seyahati ayrıca anlattım.

Midyat ve Hasankeyf yazısı için tıklayın

Mardin’de yemek üzerine merak ettiklerinizi bulabileceğinize inandığım bir yazıda bu linkte sizi bekliyor.

Son olarak maaliyetlerle ilgili kısa notlarda bu linkte.

Mardin uzun zamandır gitmek istediğim şehirlerdendi. Çok seveceğime emindim ve beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. En kısa sürede yolunuzu bu güzel şehre düşürmenizi dilerim.

 

2 Comments