Moskova, en az 4 gün ayrılması gereken muazzam bir şehir. Şehre ilk vardığınızda havasına girebilmeniz, kültürüyle tanışabilmeniz için keşfe kuşkusuz Kızıl Meydan’ dan başlamak gerekir.

Gezilecek görülecek yerlere başlamadan önce kısa bir konaklama konusuna değineğim. Moskova da Alpha otelde kaldık, Partizanskaya metro durağından çıktığınız anda rahatlıkla bulabilirsiniz zira oldukça devasa. Hemen yanında da Beta oteli yer alıyor. Fiyatları çok uygun, temiz. Yakınında fast food dükkanları, alışveriş yapabileceğiniz marketler var. Bu anlamda rahat edeceğiniz bir otel. Kahvaltı hariç 3 gece 2 kişi, 2 oda 650TL ödedik ki rezervasyon konusunda oldukça geç kaldık maalesef. Dolayısıyla fiyatlar yükselmişti. Check in 14:00-15:00 civarında, uçak saatinize göre bunu göz önünde bulundurun derim, zira bagaj emaneti ücretli, birde bunun için ayrıca para ödemek hoş olmuyor, ancak son gün mecburen ödedik.Otel Izmayalov Parkı içinde bulunduğundan haftasonu burada kurulan şahane bit pazarına da uğrayabilirsiniz. Öte yandan ufak bir parantez  metro çıkışlarında size doğru yönelen, birşeyler anlatmaya çalışan kişiler olacak, hemen panik yapmayın otel arayıp aramadığınızı soruyorlar. Teşekkürler diyip devam edin:)Gezilecek görülecek yerlere dönecek olursak.

Kızıl Meydan Dünya’nın en meşhur ve en büyük meydanlarından biri. Moskova denincede akla ilk gelenlerden. Meydan; Aziz Vasili Katedrali,Kremlin duvarları, Kazan Katedrali, GUM alış veriş merkezi ve Diriliş kapısı ile çevrelenmekte. İsterseniz sırasıyla Kremlin’e kadar bu bölgeye göz atalım

Aziz Vasili Kilisesi’nin ünü Moskova şehrinide aşıp Rusya’nın simgelerinden biri halini almıştır. Dolayısıyla anlatmaya buradan başlamak lazım.Rusya denince akla gelen ilk görüntü kuşkusuz.  Bilindik katedrallerden farklı olarak parlak renkleri ve işlemeleriyle sanki peri masalı şatolarına benzemekte, rengarenk ve oldukça etkiliyici. Moskova geziniz boyunca sık sık adını duyacağınız Korkunç İvan tarafından 1556 yılında Altın Orda Hanlığı’na karşı kazanılan zaferin kutlanması amacıyla yaptırılmış. Dış görüntüsündeki farklılığı içinde de görmek mümkün, içerideki mekan  geniş bir alan yerine, dokuz küçük kiliselerin birbirine pasajlarla bağlanmasıyla oluşmuş.Giriş ücretli. Kilisenin önünde Pojarski ve Minin heykeli bulunmakta, 1881 de yapılan bu heykeller 1612 yılında Leh işgalcileri püskürtmeyi başaran prens ve kasabın anısını yaşatmakta. İsmini ise vakti zamanında çarın dostluğunu kazanan Aziz Vasili den almış.

11429643_139955269684849_424882107_n

 

20150828_122837 (Medium)

 

20150827_170029 (Medium)

Kiliseden Kuzey tarafına doğru devam edilidiğinde  sağda GUM yani Devlet Alışveriş Merkezi  yer almakta.  Meydanın bir bölümüne tamamen hakim. 2007 yılına kadar kamuya ait iken şuan özel bir iş merkezi. İçerisi oldukça zarif bir mimariye, renkli bir kalabalığa, ışıl ışıl sergilere ev sahipliği yapıyor. Bizim gittiğimiz dönemde şahane antika araba sergisi vardı. Ayrıca orta alandaki stantlarda satılan dondurmalardan yemelisiniz.

20150829_200035 (Medium)

20150829_194928 (Medium)

 

20150828_124043 (Medium)

20150828_124131 (Medium)

20150828_124147 (Medium)

20150828_125059 (Medium)

 

GUM alışveriş merkezi karşında SSCB nin ilk lideri Lenin’in özel bir yöntemle korunan naaşının yer aldığı Lenin Mozolesi mevcut. Giriş 10:00-13:00 arası ve ücretsiz. Girişte 2 defa kontrol olduğundan  uzunca bir sıra oluyor, erken gitmekte fayda var. Özellikle içeride dikkatli olmalısınız, konuşmak yasak, mozalenin giriş kapısında duraksayarak resim çekmek yasak. Moskova da dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili şurada bir şeyler yazmıştım.

 

Diriliş kapısına gelmeden sağınızda pembe renkli Kazan Katedrali bulunmakta.1636 yılında yapılan bu katedral 1936 yılında yıkılarak 1993’te yeniden inşa edilmiş. Giriş ücretsiz. Her daim oldukça kalabalık.

20150827_171737 (Medium)

Diriliş kapısı , Manej Meydanı’ na açılmakta, bu yapı aslında 1538 yılında yapılan Kitay-Gorod surlarının bir parçası. 1931 yılında Stalin ‘in emriyle yıkılan bu kapı 1996 yılında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş. Hemen önünde turistlerin çılgın bi etkinliğine denk gelebilirsiniz. Tıpkı Roma dak Aşk Çeşme’sindeki gibi, yerde bulunan Sıfır Nokta’sında dilek tutarak omuzlarından arkaya doğru para atıyorlar. Sıfır noktası Rusya da bütün mesafelerin ölçülmesinde kullanılıyor. Turistlerin bunu neden yaptığını anlayamadık:)

20150827_172631 (Medium)

 

Manej Maydanı özellikle restoran ve kafeleriyle dikkat çekiyor.  Four Season Oteli de bu meydandan bulunmakta. Meydan adını 1817 yılında binicilik okulu olarak inşa edilmiş Manej binasından almakta. Önündeki at heykelleri ile sarı renkli beyaz sutunlu  sergi binası dikkatinizi çekecektir. Meydanın diğer köşesinde ise yine sarı renkli cephesiyle Bolşoy Tiyatrosu yer almakta.

20150827_182809 (Medium)

Yeri gelmişken Moskova daki ünlü meydanların isimlerini sıralayalım, Üç meydan, Manej Meydanı, Devrim Meydanı, Tiyatro Meydanı ve Puşkin Meydanı

Diriliş kapısından Kremlin’e ilerlerken  solunuzdaki bina Devlet Tarih Müzesi , gece ışıklandırılmış halini muhakkak görmelisiniz. Binanın hemen önündeki Mareşal Yukov heykelin ayağının altında bir Nazi bayrağı dikkat çekiyor.

20150827_171717 (Medium)


20150827_172858 (Medium)

20150827_172946 (Medium)

20150827_182925 (Medium)

 

Müze ve heykelin devamında solunuzda 2.Dünya Savaşı’nda hayatını kaybedenler anısına yapılan Meçhul asker anıtı yer almakta, saat başlarında nöbetçi askerlerin değişim töreni oldukça ilgi çekiyor.

20150828_101842 (Medium)

Günümüzde de Rusya’nın idari merkezi olan  Kremlin, Kale hisar anlamına geliyor, 27,5 hektar alana kurulmuş, kiliseleri, yapıları, parkları ile başlı başına bir şehir. 20 kulesi bulunan 2,2 km uzunluğunda kırmızı renkli surlarla çevrili olan bu şehre en az yarım gün ayırmalısınız. Giriş 500 Ruble , silah deposunuda görmek isterseniz giriş 700 Ruble. Girişte size verilen ingilizce rehber oldukça faydalı. Rusya da ingilizce açıklama bulmak bile oldukça zor . Bu nedenle bu rehberler müthiş olmuş. Girişten itibaren numaralarla sizi yönlendiriyor.  Kremlin ‘in tören alanı Katedral meydanında 3 katedral bulunmakta. Bunlardan ilki müthiş freksleri ile Meryem’in Göğe yükselişi Katedrali. Duvar kenarlarında başpiskopos ve patriklerin mezarları yer almakta. Bir diğer katedral ise Emanet Cüppe kilisesi, vakti zamanında patrikler ve başpiskoposların özel şapeli olarak kullanılırmış, üçüncü katedral ise Başmelek Katerali. 1505 yılında Büyük Ivan tarafından yaptırılmış. 1712 yılına kadar Ruş Çarları bu kiliseye defnedilirmiş, Korkunç Ivan’ın mezarı da burada.Bu katedralin yanında da altın kubbeleriyle Meryem’e Müjde Katedrali bulunmakta.  Kısacası bu bölge bol bol katedral ziyareti yapabileceğinz bir meydan, hepsi görülmeye değer. Öte yandan Kremlin de birçok saray bulunmakta. Bunlar Patrik Sarayı, Cepheli saray, Büyük Kremlin Sarayı ve Terem Sarayı.Patrik sarayı dışında 40 ton ağırlığında Çar topu bulunmakta. Bu devasa top sadece bir defa işgalci Lehrer’e karşı kazanılan zaferin ardından Düzmece Dimitri’nin cesedini fırlatmak için kullanılmış.

Kremlin de bazı binalar günümüzde de aktif olarak kullanıldığında ziyarete kapalı. Bunlar Tophane,Senato ve Başkanlık İdaresi.

11311489_873601082728723_1804187577_n(1)

 

11821237_1685706331648225_623587533_n

20150828_105504 (Medium)

20150828_105839 (Medium)

20150828_110410 (Medium)


20150828_110452 (Medium)

20150828_110506 (Medium)

20150828_110651 (Medium)

20150828_111544 (Medium)

Şu ana kadar Kızıl meydan ve çevresini detaylı gezmiş olduk. Bundan sonra ise gezilecek görülecek diğer önemli yerleri sıralayalım

Unutmamak gerekiyorki Moskova tam bir park cenneti. Sadece parkları için bile bir gün ayrılmalı. Bizim için en anlamlısı olan Nodovechy Convent ile başlayalım.

Nodovechy Convent :  Hisarlarla çevrili olan bu bölgede manastır ve şehrin en önemli mezarlığını barındırmakta. Askerlik, sanat,siyaset dünyasından Çehov,Gogol,Boris Yeltsin vb gibi  önemli isimler buraya defnedilmiş.  Bu mezarlıkta ise özlemle andığımız büyük şair Nazım Hikmet in eşi Vera ile birlikte mezarı bulunmakta. Mezarlık girişinden düz devam ettiğinizde yerde Rus bayrağı heykelini göreceksiniz. Nazım’ın mezarı hemen bu heykelin solunda. Mezarda rengarenk çiçekler, yurdumuzun farklı illerinden getirilen kavanozda topraklar ve sevenlerinin şairin şiirleriyle süslediği notları bulunmakta. Etkilenmemek mümkün değil. Muhakkak uğrayın buraya. Açıkçası bu kadar kalbime dokunan bir şairin mezarını ziyaret etmek beni tarif edilmez bir mutluluğa boğdu. Dediğim gibi buralara kadar gelmişken ziyaret etmeden dönmeyin. ( Metro:  Sportivnaya metro durağı çıkışından sağa doğru devam ederek mezarlık girişine ulaşabilirsiniz)

11850322_863624240372749_1642774915_n (Medium)

Mezarlığın yanında ise huzurlu atmosferiyle Novodeviçi Rahibe Manastırı yer almakta. 1524 yılında kurulan bu manastır, zamanında çarlık ailesinde istenmeyen kadınlar için bir hapishane görevi görmüş Manastır 1994 yılında beri devlet ve kilise tarafından paylaşılmakta. Yüksek tuğla duvarlarla çevirili bu alanda küçük bir gölde bulunmakta.

1440913840054

Burdan sonraki durağımız Moskova Devlet Üniversite’si ve serçe tepeleri. Novodeviçi manastırının ötesinde Moskova Nehri’nin karşı yakasında Serçe Tepeleri bulunmakta. Buradan şehrin manzarası görülmeye değer. Moskova Devlet Üniversitesi hemen arkasında yükseliyor. 6000 yurt odası 50 den fazla binası olan bu yapı aslında Yedi Kız Kardeşler’in en büyüğü.Yedi Kız Kardeşler Stalin’in emriyle 2.Dünya Savaşı’nın ardından zaferi ve yeni dönemin başlangıcının kutlanması adına inşa edilmiş. Şehrin önemli noktalarında yükseliyor. Manhattan gökdelenler, 17.yüzyıl Moskova mimarisinin karışımı şeklinde inşa edilmiş.

11909155_760402370749773_955724896_n (Medium)

 

11885261_10153585467578139_3933855966724869131_n (Medium)

 

1440913653409

Dönüş yolunda metro istasyonununa giderken nehre paralel giden orman yolunda yürürseniz,yeşile doyacak,döndüğünüzde bana teşekkür edeceksiniz.

 Gorky Park: Son günümüzün bir bölümü ayırdığımız bu devasa park , Park Kulturi metro istasyonu ile başlayıp nehrin karşı yakasına kadar uzanıyor. İçeride deniz bisikleti ile keyif yapabileceğiniz küçük göletler, çocukların suya girebildiği alanlar, paten pistleri, yürüyüş, koşu ve bisiklet yolları,eğlence ve oyun alanları ile yemyeşil bir alan. Kışları ise buz tutan yürüyüş yolları  ise patencilerin cenneti.Parktaki en ilgili çekici yapı ilk ve tek test uçuşu 1988 yılında gerçekleştirilen Buran Uzay mekiği.Bugün sanal uzay uçuşu yapılan bir simülatör olarak görev yapmakta. Kısacası keyifli zaman geçirmek için uğramalısınız. Umuyorum şehrin göbeğinde bu şekilde büyük ve yemyeşil bir park bizlere de nasip olur . Parka  giriş ücretsiz ancak aksiyonlar paralı:)

20150830_155029 (Medium)

20150830_160209 (Medium)

20150830_160539 (Medium)

20150830_161145 (Medium)

Bunlar dışında Izmayalov park,Victory park ve Kolomenskoye parkları ziyaret edebileceğiniz diğer parklar

Gezimizin ilk iki günü hava mükemmelken üçüncü gününde yağmurlu bir güne uyandık. Hal böyleyken bu günü metro durakları ve müze günü ilan ettik. Zira her ne kadar yaz olsada Moskova’nın soğuğu baya etkili. Müzelerden başlarken ilk durağımız önceki günlerde gidemediğimiz Kurtarıcı İsa Katedrali idi. Kropotkinskaya metro durağında inerek rahatlıkla ulaşabileceğiniz bu katedral Dünya’nın en yüksek ortodoks katedrali olma özelliğini taşıyor.İçerisi gerçekten muhteşem.

20150829_142647 (Medium)

Moskova da görülmesi gereken metro durakları ile ilgili şöyle bir yazı yazmıştım. Gelelim şehrin müzelerine.
İtiraf edeyimki sayısız müze içerisinde o kadar kararsız kaldık ki , kendinizce bir önceliklendirme yapabilirsiniz. Birkaçını ekliyorum,

Pushkin Müzesi:Müzeye ulaşmak için Kropotkinskaya metro durağında inmelisiniz, zira  Kurtarıcı İsa Katedralinin hemen yakınında yer almakta.

Tolstoy Evi:Moskova’ya gelip Tolstoy’un yaşadığı evi listeye almamak olmaz. Park Kultury durağının çıkışında geniş bulvardan alt geçiti kullanarak sola doğru yöneldiğinizde Yandex binasını göreceksiniz. Ev hemen bu binanın arkasındaki sokakta. Girişi oldukça mütevazi , sarı renklerde ahşap tahtalardan seçebilirsiniz. Giriş 200 Ruble. Ev zamanın evlerine göre oldukça ihtişamlı.Hizmetli odaları, resim odası,Tolstoy’un  çalışma odası, geniş yemek salonu, bulaşık alanı derken, minik odalarda kendinizi kaybediyorsunuz. Özellikle Tolstoy’un hayatını kaybedene kadar kullandığı 100 yılı aşkın yaşıyla bisikleti görülmeye değer. Odada bisikleti kullandığı dönemden bir resimde yer almakta. Aynı şekilde kullandığı kıyafetler, çalışma masası, kalemleride evde görebileceğiniz diğer detaylar. Oldukça güzel bir müze ev.  Şükürler olsunki kapılarda ingilizce açıklama var. Yaşasın!  Moskova da bu büyük lüks demek:) Öte yandan salondaki yemek masasının yanında Tolstoy’un ailesi ile birlikte yer aldığı bir fotoğraf asılı. Müze ev deki masa ise aynen bu resimdeki detaylarla karşınızda duruyor.

Evin bahçeşi ise Tolstoy’un ilham kaynağını anlamamızı sağlıyor. İnsan böyle huzurlu bir ortamda yazmasında napsın. Biz çok etkilendik, biraz oyalandıkta burada diyebilirim:) Çıkarken küçük müze alışveriş yerinden Tolstoy’un kendi el yazısıyla tuttuğu notların yer aldığı Rusça -İngilizce kitabı aldım kütüphanem için.

 

1440860248991

1440860248242

1440860246042

Maksim Gorki Müzesi; Maksim Gorki’nin 1931 yılından, hayatını kaybettiği 1936 yılına kadar ev hapsini geçirdiği evdir. Fyodor Şektel tarafından tasarlanan bina modern mimarinin Moskova daki en güzel örneklerinden bir olarak gösterilmekte. Maksim Gorki ye ait özel eşyalar, portreleri ,büstleri yer alan evin en üst katında ise ibadet edilebilmesi adına özel ışık alan bir alan mevcut. Müzenin kireçtaşı ‘dalgalı’ merdiveni ise gerçekten görülmeye değer. Yolunuzu buraya düşürün derim. Çarşamba-pazar günleri arası 11:00-18:00 arası görebilirsiniz. Ancak biraz erken gitmekte fayda var.Giriş ücretsiz. Ancak resim çekmek isterseniz 100 Ruble ödemelisiniz.

 


11356919_523918154431228_805136991_n

 

11899539_662721100494198_905051878_n

 

Öte yandan parantez açmadan geçemeyeceğim ‘müzesavar’ı tanıtmak isterim. Rusların müthiş icadı olan bu terlikler girişlerin bedava olduğu bir takım müzelerin zarar görmemesi ve kirlenmemesi adına ziyaretçilerin hizmetine sunuluyor, yürümeyi başarabilenler müzeyi gezmeyede hak kazanıyor. Ciddi ciddi çileden çıkıp Maksim Gorky müzesini gezmeyi yarıda bırakıp çıkan gördüm. Galoşun icadından haberleri yokmuymuş derseniz, onuda 10 rubleye veriyorlar. Cepte bozuk yoksa para üstü olarak alınaan ‘3456 tane bozuk paraylamı uğraşacağım’ diye insan yanaşmıyor. Rıs Kültür Bakanlığı na sesleniyorum. Bu olaya bir son verin.

11371240_1607480962836902_1222977681_n

Arbat Caddesi; Gorky müzesinin oldukça yakınında bulunan Arbat caddesine de zaman geçerdik.Moskova’nın İstiklal caddesi olan bu cadde hediyelik eşyacı cenneti. Akşam yemeği içinde tercih edebilirsiniz. Her daim dolu, hareketli ve rengarenk.

20150829_173610 (Medium)

20150829_194644 (Medium)

20150829_194652 (Medium)

 

Soğuk savaş müzesi: Girişi listemizde olan ancak gidipte kapısından döndüğümüz bir müze oldu. Sadece özel bir turla gezebiliyorsunuz. İngilizce tur maalesef orada bulunduğumuz saatten 2 saat sonraydı tur. Giriş 1200 Ruble. Yakın tarihte Moskova’ya gideceklere sesleniyorum, müzeye girerseniz yazın bana, resimde atın.

20150830_131446 (Medium)

Çay evi; Her ne kadar bir müze olmasada görülmeye değer bir yer olan bu çay evi Myasnitskaya da yer almakta. 1890 yılında yaptırılmış, bol bol resmi çekinip, alışveriş yapıldı, detaylar alışveriş rehberinde olacak,

 

11821218_736261326503378_1755921556_n

Sırada alışveriş rehberi, kahve durakları var, takipte kalın
Sevgiler

 

 

3 Comments