Lizbon şehrini yakından tanıyıp seveceğinizi düşündüğüm ilk bölüm için sizi şuraya alayım,kalanlarda devam edeyim. İlk bölümde genellikle şehrin nispeten merkezi yerlerinde dolaşmıştık. Vaktim olunca biraz şehrin dışına çıkma fırsatı yakaladım. Aslına bakarsanız sadece Lizbon’u ve çevresini keşfetmekle yetinmeyip,okyanusa biraz daha yaklaşmak istedim.

Bu yazıda anlatacağım yerler için bir tam gün ayırdım.

Sintra;

Lizbon’a gelipte vakti olanların yönünü Sintra’ya çevirmemesi neredeyse imkansız. Oldukça küçük ve güzel bir kasaba Sintra. Lizbon merkezinden sadece yarım saatlik bir tren yolculuğu ile ulaşmak mümkün.  Ancak burası da oldukça turistlik. Dolayısıyla keyifle keşfetmek istiyorsanız işin püf noktası erken yol almak. Çünkü yaz aylarında tavan yapmış bir kalabalık ile her daim çılgın bir turist popülasyonu söz konusu. Lizbon’dan  Rossio durağından tren ile Sintra’ya ulaşabilirsiniz. Bir minik not; çok kalabalık diye aman es geçmeyin. Sintra görülmeyi hakediyor.

Sintra’da ilk durak Palacia de Pena. Ancak benim gibi bir çok kişinin ilk durağı bu saray. Dolayısıyla tren istasyonundan çıkar çıkmaz sağınızda kalacak otobüs durağında hemen yerinizi alın.  Gerçi metrobüs görmüş gençler olarak bu tavsiye doğru mu olur bilemiyorum ancak en azından sıra konusunda saygılı olduklarından oldukça rahat bir yolculuk geçirebilirsiniz. Aksi halde biraz sıra beklemeniz muhtemel. 434 numaralı otobüs bol dönemeçli bir yol izleyip (ancak bir o kadar da yeşil, insanın içi açılıyor) 20 dakika gibi bir sürede sizi Pena Sarayı’na çıkaracak.

Giriş 11€; online satınalımda %5 lik bir indirim olduğunu hatırlatayım.

Hangi akla hizmet bu kadar tepeye böyle bir saray yapıldı bilemiyorum, çık çık bitmiyor.Ancak tepelerin arasında görünmeye başlayınca güzelliğini tarif etmek zor. Burası daha önce gördüğünüz bir çok saraya benzemiyor . Tam bir masallar diyarı, rengarenk binalar, kapılar , duvarlar…Dolaşmak oldukça zevkli. Bence burayı fazlaca seveceksiniz.

Akabinde yine aynı otobüsü kullanıp merkeze inip rengarenk sokaklarda dolaşıp bir kaç hediyelik atıyorum çantama.

Sintra’da saraylara doyamadıysanız Palacio Nacional de Sintra’yı görmenizi tavsiye ederim,

Bir de oyuncak müzesini bünyesinde barındırdığını hatırlatayım. Benim gibi sevenlere ve vakti olanlara duyurulur. Müzenin adı Museu de Brinquedo.

 

20150714_122410

20150714_122649

 

20150714_143721

20150714_142449

20150714_124423 20150714_125840
20150714_132112
20150714_142347

20150714_142401


 

20150714_144342

20150714_144420

20150714_144437

 

 

Cabo De Roca

Avrupa kıtasının en batı ucu olarak kabul edilen Caba De Roca Portekiz’de görülmesi gereken bir diğer önemli yer oluyor. Sintra’dan 403 numaralı otobüs ile 30-40 dakikalık bir yolculuk ile Cabo De Roca’ya ulaşabilirsiniz. Günümüzde okyanusları rahatlıkla aşan bünyeler içinde fazla bir şey vaad etmiyor. Bu bölgenin pek bir olayı yok. Ama görülmeye değer şahane bir manzara var.Her daim rüzgarlı olduğunu söyleyeyim, yanınıza ince bir hırka almayı unutmayın.

Burada hatıralık birşeyler almak isterseniz küçük bir dükkan olduğunu hatırlatayım.

20150714_160215

 

Cascais

Temmuz sıcağında Portekiz’e gelince sıcağa daha fazla dayanamadım tabi. Bu turun son adresi Cascais oldu. Minik bir yer olan Cascais’de denize girebileceğiniz plaj mevcut.Öyle Ege sahillerimiz gibi upuzun bir plaj beklemeyin tabi.Plaj oldukça kalabalık malum ama bizim alışık olduğumuz gibi en güzel yerler özel işletmelerce kapatılıp şezlong ve şemsiye atılıp, günlüğü bilmem kaç liraya kiralama olayı burada söz konusu değil.Plajlar alabildiğine sizin. Müzik olan yerlerde var, sessiz sakin olan kısımlarda. Bence yaz aylarında buraya geldiyseniz deniz hakkınızı kullanın. Okyanus suyu ile buluşacağınızı ve denizin bizim bildiğimiz denizlerden azıcık daha soğuk olacağını söylememe gerek yok sanırım! Ben yüzemedim serinledim desem daha doğru olur.

Cascais’den Lizbon merkeze tren ile döndüm. 1 saati biraz geçiyor mesafe. Ücret 2€/kişi başı

 

20150714_170548


20150714_184201

20150714_184527

20150714_185133

20150714_185220

 

 

Araç kiraladığınız durumda çok daha esnek olabilirsiniz. Ancak araç kiralamazsanız benim takip ettiğim güzergah ile bir günde rahatlıkla gezebilirsiniz. Bir tam gün bu duraklar için yeterli.

Lizbon seyahatim ile ilgili notlarım bunlardı. Umarım en kısa sürede yolunuz düşer. Takipte kalın.

 

 

 

No Comments