Deniz tutkunu bir ülke Portekiz.  Hani şu derslerde adını bolca duyduğumuz Coğrafi keşiflerin lideri aynı zamanda. Macellan , Vasco de Gama bu toprakların kaşifleri. Zaten yüzünü boydan boya Atlas Okyanusu’na dönen bir ülkenin içlerindeki keşfetme duygusunu zapt etmesi beklenemezdi. Öte yandan yıllarca keşfettikleri bu yerleri sömürgeleri halinede getirmişler. Sömürge sayıları o kadar fazla ki nüfusu 10 milyon olmasına rağmen Dünya’da 290 milyon civarı insan Portekizce konuşuyor!

Kaşiflerine , deniz zaferlerine inanılmaz değer veriyorlar.Lizbon deniz tutkunu ülkenin başkenti. Zaten şehri keşfederken bu tutkuyu her adımda, her tarihi yapıda, hatta günlük yaşantılarında dahi çok fazla hissediyorsunuz. Kültürlerinin en önemli kalemi kesinlikle bu .

Lizbon  bildiğiniz Avrupa şehirlerine göre size farklılıklar vadeden bir şehir. Öncelikle bir çok Avrupa şehrinde görseniz şaşırmayacağınız düzgün sokaklar, muazzam düzenli yapılaşma, tertemiz yollar ,metrolar ve akşam saat yediden sonra sokakta insan görememe durumu Lizbon için söz konusu değil:)

Çok renkli bir şehir Lizbon. Hem insanları hem de sokakları, bir de duvarları… Uzun bir aradan sonra ‘oh be’ dedirtti bana. Hafiften bir Güney Amerika rüzgarı esti ,  uzaklara planlar yaparken buldum kendimi. Dolu dolu dört gün geçirdim Lizbon’da. Bambaşka bir Avrupa gibi hissettirdi bana.

20150713_191440

Nasıl gidilir?  Ne zaman gidilir?

Ucuz uçak bileti olduğunda:) Portekiz biletlerini arattığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Aktarmalı uçacaksanız ne ala ,nispeten ucuz bilet bulmanız mümkün( 450-500 TL lerden bahsediyorum). Direkt uçuşların fiyatları bir hayli pahalı maalesef. Dolayısıyla önerim benim yaptığım gibi kendinizi ucuz bilet bulduğunuz bir Avrupa şehrine atmak, buradan Portekiz’e geçmek. Örneğin ben yeğen ziyareti için gittiğim Brüksel’den Ryan air ile 250-300TL gibi bir rakama Lizbon’a gittim. Buradan da Easyjet ile Marsilya’ya geçmiştim.Anlayacağınız ryanair, easyjet vb. kovalamak lazım.

Ne zaman gideceğimiz sorusuna ise vereceğim en önemli bilgi benim gibi yapmamanız ;Temmuz ,Ağustos sıcağında uzak durmanız yönünde olacak. Açıkçası deniz tatilinide aradan çıkarırım dediğim için Temmuz da gittim. Keyifliydi de ancak gerçekten aşırı sıcaktı,her bünyeye uymaz. Gezmek çok zor oluyor. Dolayısıyla ideali bahar ayları ve Eylül ayı. Ancak aynı konuyu yine vurgulayacağım. Baktınız ucuz bilet var tarihe bakmayın, affetmeyin.

 

Konaklama

Metroya yakın olsun benim olsun düşüncesinde olduğumdan konaklama konusunda çok fazla detay araştıran biri değilim. Ancak Lizbon da kafam karışmadı desem yalan olur. Günün sonunda bütçemi ön planda tutarak çok merkezi bir yeri tercih etmedim. Konakladığımız otelin adı Hotel 3K MADRİD. İki kişi 3 gece için toplam 550 TL ödedik. Otel oldukça temiz ve personel yardımcıydı. Metroya yakın, ancak hemen bir uyarı; bol bol yokuş inip çıkacaksınız. Bavulları sürerken aklınıza gelmeyeyim, sonra bana kızmayın. Ancak Lizbon’da pek çok yerde bu durum söz konusu , kaçınılmaz bir son. Otel için metrodan dışarı çıktığımızda duvarda Os Gemeos grafitisini gördüğümden midir nedir hem bölgeye hemde otele hemen ısınıverdim.Tavsiye edilir.

img_20150713_222705

Ulaşım Konusu

Havaalanından merkeze ulaşmak oldukça kolay, birçok farklı seçeneğiniz var. Otobüs, metro ,birkaç kişi iseniz taksi zira havaalanı merkezin çok dışında değil. Otobüs firmasının adı Aerobus. Bileti otobüste satın alabilirsiniz. Fiyatı 3,5€, her 20 dakikada bir otobüs var.Aynı şekilde metroda mevcut. Şehir içinde bir çok yeri yürüyerek gezemeyeceğiniz için muhakkak toplu taşıma kullanacaksınız. Lizbon seyahatim boyunca tramway, tren hatta asansör:) hepsini kullandım. Günlük metro bileti almak en mantıklısı olacaktır. Günlük bilet 6€ idi.

 

Lizbon Kart

Her şehre gitmeden önce kontrol etmemiz gerektiği gibi Lizbon’ da da kart olayı var mı diye bakınmıştım.  Öncelikle bu kart kapsamında geçerli olan noktaları incelemeniz için şuraya linki bıraktım. Hesabı yaptığınızda ve birazdan anlatacağım bir çok yerin kapsamında kullanıldığı için mantıklı bir kart, bence edinilmeli.

Fiyatlar ise;

  • 24 saat için 18.50 €
  • 48 saat için 31.50 €
  • 72 saat için 39.00 €

 

Lizbon Gezilecek Yerler

Lizbon da gezilecek görülecek yerler çok. Hem şehir  merkezinde hem de şehre yakın yerler var listeye alınması gereken. Şehir zaten bölgelere ayrılmış durumda. Bu anlamda işiniz kolay olacak; Baixa-Chiado, Alfama, biraz daha şehrin dışında kalan Belem en önemlileri.

Lizbon’u keşfetmeye kuvvetle muhtemelen merkezi bir yerden başlamak isteyeceksiniz. İşte bu durumda Baixa-Chiado bölgesi ilk durak. Peki bu bölgede görülecekler yerler neler;

Praca do Comercio

Tüm Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Lizbon’da da bir nehrimiz var. Tejo Nehri. Şehrin merkezde yer alan meydanı bu nehrin hemen kenarında yer alıyor.  Şehri keşfetmeye başlamak içinde en mantıklı yeri. Çevresi bol bol lokanta, kafe ile bezeli. Nehre döndüğünüzde hemen boğazın karşısında İsa heykeli ve ileride 25 Nisan köprüsü, diğer tarafta ise yine olmazsa olmaz Zafer takı yer almakta.Sahil boyunca yürümek keyifli,şahane güzel mini mini kafeler var. Meydanın ortasında ise Kral Jose heykeli bulunuyor.

 

20150713_150545

 

20150713_150541

Rua Augusta Takı

Praca do Comercio’nun bir tarafı  ise bu heybetli zafer takına açılıyor. Zafer takının altından geçip ulaştığınız caddenin adı tahmin edebileceğiniz üzere Rua Augusta. Bu caddede hediyelik eşya alabileceğiniz, alışveriş yapabileceğiniz bilindik markaların dükkanları sıralanmış durumda.

 

20150713_153804


20150713_164908

20150713_171655

Elevador De Santa Justa

Tıpkı İstanbul gibi tepelere kurulmuş bir şehir Lizbon. Haliyle bol bol yokuş çıkıp iniyorsunuz.  Kot farkı bulunan mahalleleri birbirine bağlayan asansör, tramvayları meşhur bu ülkenin.Bu yokuşları ciddiye alın!

Hazır Rua Augusta caddesi üzerindeyken sırada meşhur olan bu asansörü yani  Elevador De Santa Justa’yı görebilirsiniz. Aralarında kot farkı bulunan iki mahalleyi birbirine bağlıyor.Asansörün tepesinden manzara müthiş. Rengarenk Lizbon evlerini görmek için kesinlikle burası çok güzel bir nokta.

Öte yandan çok turistlik bir aktivite olduğundan kullanmak için uzun sıralar beklemek gerekiyor. Vaktiniz varsa yapın ki ben yaptım, yalnız bir dakika kadarlık bir aktivite için vaktiniz dar ise listenize almayın. Zira asansörün tepesine ayrıca giriş var. Biraz tabana kuvvet bir tavsiye ancak yapacak bir şey yok.

Giriş 5€, Lisboa kart dahilinde.

Sadece şehre bakacağım kullanmaycağım derseniz ayrıca 1,5€ ya bilet alıp girebilirsiniz.

Gece ışıklandırılmış halini de ayrıca görmeyi unutmuyoruz.

 

img_20150714_081233

 

Rua Garrett

Bu cadde hafiften Nişantaşı’nı andırıyor. Oldukça merkezi bir noktada. Bol bol lüks mağazalar,kafeler, butiklerin olduğu bir cadde. Lizbon’un ünlü kafelerinde Cafe Brasileira haliyle bu cadde üzerinde.

 Bairro Alto

Şehrin bir kaç bölgeden oluştuğunu yazının başında belirtmiştim. Sanırım istisnasız herkesin seveceği bir bölge Bairra Alto’dan bahsetmeden geçmemem gerekir. Burası onlarca alternatif mekan bulabileceğiniz, yerlilerin, turistlerin ve gençlerin takıldığı oldukça canlı bir bölge.

Gece hayatına bir bakayım derseniz adres burası.

 

Bu bölgeyide bitirdiğimize göre yavaştan Alfama’ya doğru ilerleyelim. Alfama bölgesinde bol yokuşlu ara sokaklarında kaybolmak en güzeli. Gelelim görülmesi gerekenlere;

Sé Katedrali

Diğer adı ile Santa Maria Marior de Lisboa kısaltması Se olan Lizbon’un en büyük kilisesi. Şahane bir yokuşun sonunda yer almakta:) Hani şu Lizbon’un sarı renkli meşhur Tram 28’i tam bu kilisenin önünden de geçiyor. Kalabalıktan kendinize yer bulabilirseniz kullanabilirsiniz. Zira oldukça popüler olan ve en az bir kere yolunuzun düşeceği Baixa,Alfama ve Bairro Alto’yu baştan başa turluyor.Ben binmedim zaten içerisindeki kalabalığa göre tam kilisenin önünden geçerken fotoğraflamak daha zevkli gibi duruyor.

 img_20150713_162000

Castelo de Sao Jorge

Şehre Elevador De Santa Justa tepesinden bakmak kesmez ise sizi Sao Jorge Kalesi’ne alabilirim. Şehrin en yüksek noktası olduğundan manzaranın bir tık daha iyi olduğu aşikar.Se katedraline gelmişken aşırı şirin tuktuklardan birini kiralayıp kaleye ulaşabilirsiniz. O yokuş yazın yürülmez dostlar.
Giriş : 8,5€

 

20150713_191428

capture

 

 

Buraya kadar ki kısım şehrin nispeten merkezinde toplanmıştı. Şehrin biraz daha dışında ise görülmesi gereken diğer yerler var sırada. Bunun için sabah erkenden Cais de Sodre istasyonunda alıyorum soluğu. Cascais yönüne ilerleyen trende yol boyunca Tejo nehri solumda eşlik ediyor bana. Neyseki kalabalık ortamlara akmamışken Belem’de buluyorum kendimi. Bundan sonra anlatacaklarım için bir tam gün ayırdım.Sizde planınızı buna göre yapabilirsiniz. Bilet fiyatı 1,8€ tek yön.

 

Kaşifler Anıtı

Belem bölgesinde ilk ziyaret edilecek yapı Kaşifler Anıtı.  Gemi şeklinde nehre doğru uzanan ve üstünde ünlü kaşiflerinin bu kaşiflere destek veren krallarının heykellerini üzerinde bulunduruyor. Anıtın tepesine çıkıp yerde çizilen haritayı çok daha net görebilirsiniz.

 

capture

 

20150715_140740

Torre de Belem

Vasco de Gama’ya adanmış bu kule Toje Nehri üzerinde bulunuyor ve  minik bir köprü ile kuleye ulaşabiliyorsunuz. Kule zamanında şehri savunma amaçlı kullanılmış. Bizim hisarlarımız misali. Kuleyi keşfetmek, karşısındaki İsa heykeli ve 25 Nisan köprüsü manzarasını izlemek güzelde, içeride inanılmaz bir merdiven sırası var. Hatta ışıklı bir çözüm bulmuşlar ama çok kalabalığa denk gelirseniz cinnet geçirmelik benden söylemesi.

20150715_145459

20150715_151204

Giriş 6€, Lisboa kart edindiyseniz karta dahil olduğunu ekleyeyim.

Jeronimos Manastırı ve Santa Maria Kilisesi

Kuleden sonra yolunuz hemen karşısında yer alan ve dikkatinizden kaçmasının imkansız olduğu şahane yapıya düşecektir. Bence Belem bölgesinin en iyisi Jeronimos Manastırı ve Santa Maria Kilisesi. İki yapıda birbirine entegre durumda.  Jeronimos Manastarı inanılmaz güzel bir yapı.Manastırın mimarisi ile en etkileyeci yerler listemde üst sıralarda.  Muhakkak ama muhakkak listenize alın.

Giriş 10€, kart dahilinde olduğunu hatırlatayım.



20150715_112145

20150715_113410

 

20150715_123846

20150715_123851

img_20150715_120923

Başlı başına Belem’e gitme sebebiniz olabilecek Pastais de Belem bu manastırın hemen yanında. 1837 yılından beri hizmet veren bu pastaneyi bu kadar meşhur yapan ise pasteis de nata isimli tatlısı. Ama ne tatlı! İçi kremalı milföy hamurundan yapılan ama tadını nasıl olsada anlatsam diye düşündüğüm ve bir türlü tarif edemeyeceğimi karar verip anlatmaya çalışmaktan vazgeçtiğim bir tatlı:) böyle bir lezzet olamaz. Manastıra gitmeden önce oturup iki tane yedim. Sonra sırayı görünce dönüp beşli paketten aldım. Lizbon seyahati boyunca kaç tane tükettim bilmiyorum. Uçağa binmeden bile aldım yanıma. Gidenlere sesleniyorum dönerken beni de unutmayın, üç beş tane getiriverin.

 

 

capture

Alcantara_LX Factory

Hali hazırda Belem’e bir gün ayırmayı planlıyorsanız  Alcantara bölgesinide planınıza dahil edin derim. Alcantara’ya ulaşmak için Belem’den yine trene atlayıp bir durak sonra Alcantara’da iniyorum. Lizbon’dan buraya direkt geleceksiniz adres Cais De Sodre durağından kalkan tren ve  Belem’den bir önceki durak. Bilet 1,8€

Bu bölge hafiften Karaköy sokaklarında dolaşıyormuş hissi yaratabilir. Her bir sokağında birbirinden güzel grafitiler yer alıyor. Yalnız sokaklar biraz fazla pis sanki, yürürken insan hafiften ben nereye gidiyorum diye geçiriyor içinden.Ancak LX Factory tabelasını görünce içim rahatlıyor:) Eskiden burada yer alan bir kumaş fabrikası varmış, ancak bu fabrika yıkılmayıp, çevresine de eklenen galeriler, kitapçılar, butik dükkanlar ve kafeler ile Lizbon’un en hippi bölgesi haline getirilmiş.

Birkaç dükkandan birşeyler aldım kendime. Ama unutamadığım yer kesinlikle bu tatlı kitapçı. Adı Ler Devagar.Üst katta eski sistemleri modifiye ederek bir takım mekanizmalar oluşturulmuş. Eşimde bende mühendis olunca sunum Portekizce de olsa bol bol vakit geçirip inceledik. Sağolsun sanırım Dünya’nın en tatlı amcası olan beyefendi de ilgimizi karşılıksız bırakmadı.

LX factory de zaman zaman konserlerde veriliyor, Bir etkinliğe denk gelirseniz affetmeyin.Buraya muhakkak zaman ayırın pişman olmayacaksınız.

Giriş, Tabiki ücretsiz.

img_20150715_173743

 

 

 

  • Lizbon’a gelmişken Fado müziğini dinlemeden dönmemek gerekir. Fado aslında kadınların denize açılan eşleri için söyledikleri ağıt. Fado dinlemek için Casa de Fados oldukça popüler.
  • Lizbon grafitiler konusunda tam bir cennet. Kaleye yakın sokaklar ve Alcantara bölgesi ise zirve yapmış durumda.
  • En iyi manzara için kale, Elevador De Santa Justa ve Portas de Sol, en iyi gün batımı için Park Bar.
  • İlginizi çeker mi bilmiyorum ama ben konserve için baya bir araştırma yapmıştım.Bol bol dükkan gezdim:) En güzel paketli konserveler için adres Conserveira de Lisboa .Pazar günleri kapalı. Adres;Rua dos Bacalhoeiros, 34, 1100-071 Lisboa
  • İçki olarak bir çeşit vişne likörü olan Ginjinha bolca karşınıza çıkacak.Denenmeli.
  • Yemek konusunda ne ararsanız bulacağınız ama gerçekten ne ararsanız adres Time out market. Her ay güncellenen takvimine de göz atıverin derim. Linki bıraktım.
  • Pasteis de nata tatlısının en iyisi Pastais de Belem’de.Ancak şehirde her yerde bulmanız mümkün, yemeden dönmeyin, üzülürsünüz.
  • Deniz mahsülleri sevenlerdenseniz Portekiz de sırtınız yere gelmez. Günlük atıştırmalık keklerinde dahi balık ürünlerini görebilirsiniz. Rua Augusta caddesi üzerinde Casa Portuguesa do Pastel De Bacalhau isimli pastaneden sıcak sıcak servis edilen geleneksel morina keklerinden muhakkak deneyin.
  • Çok kısa bir konuya daha değineceğim,fazlaca dikkatimi çektiği için eklemek istedim.Lizbon’da çok fazla hap satıcısı var, özellikle turist gördüğü gibi hemen yanınıza yanaşıyorlar. Kibarca reddetmeniz yeterli ancak yine de ben uyarmak istedim. Bir anda yanınızda bitince insan huzursuz oluyor.

Lizbon ile ilgili söyleyeceklerim henüz bitmedi. Vaktim var iken biraz şehrin dışına çıkma fırsatım oldu. Onun için ikinci  yazı yolda. Takipte kalın.

 

capture

1

2

4

 

20150713_154653

20150713_161532

20150713_191529

 

capture

20150713_191506


20150713_193559

 

20150715_152429

20150715_140153

20150715_112132

 

20150713_194224

20150713_200743

No Comments