Çeşme Alaçatı ‘dan sonraki rotamız Seferihisar. Ayvalık’tan yola çıkmış önce Foça’ya akabinde Alaçatı’ya geçmiştik. Dönüş yolunda ise Sığacık&Seferihisar’ı da rotamıza ekledik.  Bu yazıya başlamadan önce  bir önceki rotalarımızı merak ederseniz;

Foça Gezi rehberi için tıklayın

Ayvalık Durum Güncellemesi için tıklayın

Alaçatı Durum Güncellemesi için tıklayın

Alaçatı’dan Seferihisar oldukça yakın ve araba ile yaklaşık 1 saat sürüyor. İzmir Adnan Menderes Havaalanı’ndan ise 45-50 dakikalık bir mesafede. Bu bölgeyi araba ile kesmek kesinlikle büyük bir kolaylık ve esneklik kazandırıyor, özellikle yaz aylarında… Ancak bu opsiyonu düşünmeyenler için İzmir’den Seferihisar’a giden minibüsler çözüm olacak.

Seferihisar CittaSlow ünvanına sahip. Gezilecek yerler detaylarına başlamadan önce haliyle biraz CittaSlow kavramında bahsetmek faydalı olacak. CittaSlow’un ne anlama geldiğinizi düşündüğümüzde zihnimizde yavaş, sakin gibi kaç kavram oluşturduğu aşikar. Aslen CittaSlow tamda bu kavramların karşılığında oluşmuş bir tanımlama. İlk olarak 1999 yılında İtalya’da ortaya çıkmış. Yavaş,sakin şehir olarak tanımlayabiliriz. Bu ünvanı almakta pek kolay değil gibi zira bir çok kriterin bir araya gelmesi gerekiyor. Yörenin hayat akışının yavaş, ortamın sakin olması yeterli değil elbet:) bu kavramın hizmet ettiği bir çok farklı konuda var. Bunlardan bazıları  yöresel kültürün ve değerlerin  korunması, organik tarımın ve üretici pazarlarının desteklenmesi gibi bir çok farklı konu başlığını sayabiliriz. Yolunuz düştüğünde özellikle organik tarım yapılan bir çok alan olduğunu göreceksiniz. Benim bu tip irili ufaklı tarım yapılan diğer şehirlerden gördüğüm en bariz fark bu çiftliklerin büyüklüklerine bakılmaksınız  marka tescili bulunması idi. Küçücük bir tarlanın girişinde dahi marka tabelası bulunuyordu.

Şehri gezerken birçok kafenin önünde yöresel yemeklerin tezgahlarda sergilendiğini göreceksiniz. Buradan istediğiniz şeyleri seçip sipariş verebiliyorsunuz. Sığacık’ın pazar günleri benzer konseptle kurulan bir yerel pazarı varki dillere destan. Bu pazar üreticilerin desteklenmesi, yöresel lezzetlerin tanıtılması yaşatılması gibi bir çok amacada hizmet veriyor. Özetle bu gibi benzer kriterlerin bir araya gelebildiği özgünlüğünü koruyan yörelere verilen bir ünvan CittaSlow.

39494043_287916038656319_523276120737447936_n(1)

Görülmesi Gereken Yerler

Arabamızdan liman bölgesinde kurtulur kurtulmaz hemen kendimizi hemen  Sığacık’ın ara sokaklarına atıyoruz.Çünkü buraya kadar gelmişken yapılacak ilk aktivite budur:) Bembeyaz evlerin hemen hemen hepsi tek tek özenle işlenmiş gibi duruyor. Ara sokaklarla bol bol gezip, fotoğraf çekiyoruz, acayip güzel bir ortam. Evler arasında dolaşıp mümkün olduğunca daha sakin sokaklar bulmaya çalışıyoruz. Her ne kadar haftasonu olsada  yaz ayında olduğumuzdan bir çok kişinin denizde olacağını düşünerek bu kadar kalabalık olmasını beklemiyordum açıkçası. Özellikle son dönemde Ege’nin Hamsisi isimli bir dizi yayınlanmaya başlamış, hangi kafeye otursak, hangi sokağa girsek insanların hepsi bu dizinin çekildiği bir yeri soruyorlardı. Bizim şansımıza  Antik kent yolunda biz bu dizinin setine denk geldik. İstemediğin ot burnunun dibinde bitermiş misali. Bu arada diziyi hiç izlemedim, çok güzel bir dizi olabilir, şimdi sevenleri eleştirmesin, benim demek istediğim sanki sadece o dizi setini görmek için gelmiş gibiydi insanlar. Bu da ister istemez negatif bir enerji yüklüyor insana. Bir saat  kadar sokaklarda dolanıp, börek sarma molamızıda verdikten sonra liman tarafına geçtik.

Capture

1536739799349

 

Capture

 

 

Capture

 

Sığacık Kalesi;Limana doğru geçiş yapmamızın nedeni Sığacık Kalesi. Araba ile gelirken ilk olarak sahil tarafından giriş yapmıştık. Limanın sonunda hemen solunuzda kalacak Sığacık Kalesi. Ancak o bölgede park yeri bulamayınca biraz daha ileride park edip önceliği kale içi olarak tanımlanan bölgeye vermiştik. Sığacık Kalesi günümüzde sadece surlardan oluşuyor diyebiliriz. Kapılardan içeri girdiğinizde sanki liman ile sığacık sokakları arasında bir kestirme yol olarak kullanılıyormuş hissiyatı yaratıyor. Yani içerisinde gezilebilecek özel bölümler yok. Hatta kapıdan girdiğinizde kaleye girişin buradan olup olmadığı konusunda bile bir an tereddüt etmeniz muhtemel. Ancak yinede bu bölgenin en önemli tarihi eserini görmeden dönmek olmaz.

Capture

Teos Antik Kenti; Sığacık’a gelince kesinlikle ama kesinlikle es geçmemeniz gereken yer Teos Antik Kenti. Teos Antik Kenti 12 Ion kentlerinden arasında en önemlilerinden biri. Oldukça geniş bir alana yayılmış durumda. Hakkıyla ve detaylı gezmek saatlerinizi alacaktır. Liman kısmı günümüze kadar ulaşabilmiş bu bölgedeki nadir antik kentlerden. Girişteki tanıtım videosunu kesinlikle ama kesinlikle izlemenizi öneririm. Her ne kadar yol boyunca bilgilendirme tabelaları olsada kentin genel yapısını , gezilecek yerlerin antik kent içerisindeki konumlarını kafanızda netleştirmeniz içinde çok faydalı oluyor.

Capture

 

Karagöl Antik taş ocağı, Helenistik kent suru, Dyonysos Tapınağı, Tiyatro, Meslis Binası, Agora, Sarnıç, Akropol, Liman, Liman Kilisesi antik kentte günümüze ulaşmış yapılar. Bunların içerisinde en iyi korunmuş yapı ise Meclis Binası.1924 yılında oldukça küçük bir kazı alanı iken  1960’lı yıllarda büyük bir kısmı açığa çıkarılmış.

Capture

Son olarak mini tavsiyelerim olacak. Her ne kadar yürüme yolu ağaçlık olsada eserlerin bulunduğu alanlar açık, dolayısıyla  yaz aylarında buraya gelecekseniz şapkanızı unutmayın. Mümkünse akşamüstü  ya da  sabah erkenden ziyaret edin. Antik kent girişindeki kafeterya ihale nedeniyle 3 senedir işletilmiyor, yakın bir yerde bakkal, markette olmadığından yol üstünde gelmeden su almayı unutmayın.

Giriş: 5 TL, müze karta ücretsiz.

Akkum ve Akarca Plajları

Özellikle bizim gibi yaz aylarında buraya geldiyseniz bu başlık es geçilemeyecek bir husus haline geliyor. Biz Teos Antik Kenti’ni gezdikten sonra dönüş öncesi yüzme molası planlamıştık. Dolayısıyla antik kent gezimiz biraz fazla sıcak saatlere denk geldiğinden su ile buluşma anımız daha da önem kazandı. Yukarıda da belirttiğim gibi Teos Antik Kenti gezinizi akşamüstü saatlerine planlamanız önemli:) Akkum ve Akarca plajları bu bölgede denize girilebilecek plajlar. Biz Akkum Plajı’nı kullandık. Deniz şahane ama gerçekten aşırı kalabalıktı. Cumartesi günü olması tabiki büyük bir etken ama ben uzun zamandır böyle kalabalık bir plaj görmedim. Plajın bitiminde bir kafeterya yer alıyor.Şezlong ve şemsiye imkanı var. Deniz ayakkabısı faydalı olabilir çünkü giriş oldukça taşlık. Denizi çok seveceğinizden eminim ama uzun süre o kalabalığa dayanabilirmisiniz emin değilim.O nedenle mümkün ise bu bölgeye yapacağınız ziyaretinizi haftaiçi bir güne getirmek çok daha akıllıca olacaktır.

 

Benim günübirlik Seferihisar&Sığacık gezimiden aldığım notlar bu kadar. Eylül ayı bölgenin en güzel dönemlerinden. Bu ay henüz program yapmadıysanız bizim Ayvalık, Foça, Alaçatı ve Seferihisar, Sığacık rotasını öneririz.

 

 

 

No Comments