Slovenya gezi notlarıma bir müddet ara vermiştim. Şuradan diğer yazıya göz atabilirsiniz.Şimdi hızlıca ülkeyi keşfetmeye devam edelim.

Ülkenin müthiş doğasına hayran kaldığımı hatırlayanlarınız vardır. Döndüğümde herkese bolca övdüm ,anlata anlata bitiremedim. Açıkçası beklentim çok yüksek değildi bu seyahatten ama Slovenya beni fazlasıyla şaşırttı,

Sabah Bled Kale’si keşfinden sonra Postajna’ya doğru yol aldık. Bled ile Postajna Mağarası arası yaklaşık 1 saat.Ülkenin en önemli highlightı.Postajna Mağarasını görmeden  kesinlikle  dönmemeniz gerekiyor.Zaten ülkenin en meşhur aktivitesi,

Postojna-cave-simbol-Briljant

(Postajna Mağarası internet sitesinden alıntıdır)

Başlamadan gelen not; içerideki ışık yetersizliğinden(ışık olsa çekerdim yani) ve yukarıdaki kadar profesyonel çekim yapabilen bir ultra süper (ne demekse) makinam olmadığı için resimler mağaranın gerçek güzelliğini yansıtmakta pek başarılı olamayabilir.

Gelelim detaylara;Madde madde size büyülendiğim bu mağarayı anlatayım;

  • Önerim biletinizi bir gün önceden internetten almanız. Belirli saatlerde grupla birlikte rehber eşliğinde mağarayı gezebiliyorsunuz. Bileti önceden alırsanız hem seyahat planınızda bilet bulamama gibi etkilerle sapma olmaz, hemde uzun sırayı beklememiş olursunuz. Söylemiştim en ünlü aktivite dolayısıyla her daim kalabalık,
  • Bilet fiyatı 35€, şurada detaylarını anlattığım Predjama Kalesini ayrıca Vivarium ve Kelebek Sergisini de kapsamakta. Biletinizi bilet ofisinde bastırmanız gerekiyor.Benim gittiğim Kasım ayında  indirim vardı bu nedenle 4 bölümüde kapsayan bileti satın almıştım. Sadece mağaraya giriş ücreti ise 24€,öğrenci iseniz 19€,çocuklar 14€, 5 yaşından küçük çocuklar için ise 1€
  • Peki nedir bu mağarayı bu kadar ünlü kılan. Mağara Avrupa’nın en büyük kiraç taşı mağarası.Büyük derken gerçekten yerin altında inanılmaz bir Dünya olduğunu anlayacağınız, yerin dibine girdim , bambaşka bir Dünya varmış dedirtecek kadar büyük.Dünya’nın en uzun mağaralarından biri. 24 km uzunluğu var.
  • Girişte İngilizce-Fransızca –Almanca vb gibi dillerin yer aldığı tabelaları ellerinde tutan rehberler sizi bekliyor olacak.Türkçe yok maalesef, İngilizce tabelasının önünde bekliyoruz biz, rehberler çok sıcak kanlı ve eğlenceliler. Öte yandan çok da profesyoneller, tur inanılmaz eğitici.
  • Mağaraya girdiğinizde öncelikle trene biniyorsunuz 3,5 km kadar bu tren ile mağara içine giriliyor, daha sonra ise trenden inip 1,5 km lik kısmı rehber eşliğinde yürüyerek gezeceğiz. Trenle gezilen kısımda resim çekmek serbest, diğer bölümlerde flash kullanmak yapılara zarar verebildiğinden yasaklanmış durumda.
  • Tren ile ilerlerken nereye bakacağımı şaşırdım, bir oraya bir buraya dönmekten boynum ağrıdı, videoya da aldım, tekrar tekrar izledim. Trenle bir müddet ilerledikten sonra hayatım boyunca gördüğüm en büyük avizelerden birinin yerleştirildiği büyükçe bir avludan da geçeceksiniz. Kireç sarkıtlarının oluşturduğu şekiller, duvarlardaki renkler her biri mağaradan çıkış anına  kadar büyülenmemi sağlıyor.

postojna cave 1

 

Gelelim mağarayı gezerken rehberden öğrendiklerimize, etkilendiğimiz detaylara;

 

  • Sarkıtların sadece 1 mm akışı 10 ila 40 yıl zaman alıyor.
  • Zeminden yukarı yükselen dikitlerin ise en yükseği 16 m boyunda, 80.000 yıllık olanlar mevcut.
  • Mağaradaki bazı sarkıtlar ve dikitlerin birleşmeye çok yakın olan birkaç tanesi tur sırasında görebilmeniz için özellikle işaretlenmiş ve ışıklandırılmış durumda. Bu ışıklandırılanlardan birinin önünde çok yakın görünen sarkıt ve dikitin birleşmesi  öğreniyoruzki 1000 yıl sonra olacak!
  • Mağara içerisinde 3 bölüm bulunuyor. Bunlar Paradise-White-Spagethi mağaraları. Russion Köprüsü ile Paradise’dan White’a geçiş yapıyorsunuz. Mağara yapısı 8 şeklinde ve oldukça entresan.
  • Cennet bölümü ; 14 Nisan 1818 mağara çalışanlarından Luca Cec tarafından Avusturya İmparatoru ziyareti için yapılan hazırlıklar esnasında tesadüfen keşfediliyor. Bu bölümden çıktığında ağlarayarak ‘İçeride bir Dünya var, bir Cennet’ diyor.Adı bu nedenle Cennet. Bu bölüm 1.Dünya Savaşı sonrası açılıyor
  • Spagethi mağarası adını sarkıt yapısının spagettiyi andırmasından alıyor. Çok ince ve uzun olan bu sarkıtların 1mm oluşması için 100 yıl geçmesi gerekiyor.
  • Diğer tip sarkıt ise adını yine görünümden alan ‘Bacon’ .
  • Adrenalin sevenler için macera turlarıda mevcut. Burada özel ekipman ile çok daha derinlerde keşif yapmanız mümkün. Bilet adresini şuraya bıraktım.

 

postajna mağarası 1

 

 

uzaktan bakış

 

 

 

 

sarkıt ve dikitler

Uzaktan bakış

postojna mağarası bacon sarkıtlar

Sarkıtlardan ‘Bacon’ olanı

Spagetti postajna cave

Sarkıtlardan ‘Spagetti’ olanı

postajna  en yüksek dikit

16 metre ile mağaranın en yüksek dikiti

  • Mağara Londra kentinden tam 3 yıl önce elektiriğe kavuşmuşki o tarihlerde henüz ülke genelinde elektrik yok. Elektrik gelmeden önce turlar gaz lambaları ile yapılıyormuş.
  • Tur esnasında bir bölgede ışıklar tamamen söndürülüp bir müddet o karanlığı yaşamanızı sağlıyorlar. Müthiş bir deneyim.Anlatılmaz yaşanır.
  • Bu zifiri karanlıkta yeryüzünde bilinen en büyük mağara hayvanı yaşamakta. Adı Human Fish, insanlar gibi 100 yıl yaşabildiğinden adını insandan alıyor. Gözleri ve renk pigmenti yok. 5 yıla kadar yemek yemeden yaşayabiliyor. Tur esnasındaki özel bölmede görebilirsiniz.
  • Mağara ana girişine 20 m kala yer alan ‘Vivarium’ mağarada yaşayan çeşitli hayvanların sergilendiği bir alan. İçerisi orjinal mağaranın br bölümünden oluşuyor. Tüm hayvanları yakından inceleyebiliyorsunuz. Farkedeceksinizki mağarada yaşayan hayvanlar genel olarak oldukça küçük, bunu görünce Human Fish’in neden bu kadar ilgi çektiğini anlayabiliyorsunuz. Bu arada gerçekten çok tuhaf canlılar.
  • Mağara açıldığı ilk yıllarda ziyaretçiler duvarlara imzalarını atıyorlarmış(tanıdık geldimi:)) Tabi daha sonra bu yasaklanmış. Vivarium içerisinde o dönemde kalan imzalar korunmuş 1823 yılına ait imza görülebilir.
  • Slovenya’nın en büyük dondurması lakaplı ve mağaranın sembolü ‘Brilliant’ ve yanındaki dikiti tur sonunda görecekseniz. Hemen hemen yanyana olmasına rağmen çok farklı renklerdeler. İçerisindeki mineral farklılıklarından dolayı renkleride oldukça farklı,
  • Tur kimi zaman konserlerede ev sahipliği yapan 1000 kişilik geniş bir avluda son buluyor. Tur rehberimiz bize içerideki akustiği göstermek için mini bir konser veriyor.
  • Geldik beni şarşırtan diğer bir hususa. Rehberimiz bize mağara içindeki suyun hangi denize döküldüğünü sordu. Malum Adriyatik Denizi’ne 40 km yakında olunca düz mantık muhtemelen Adriyatiktir diye düşündük.Öte yandan Predjama Kalesi yakınındaki nehirde Adriyatik’e dökülüyormuş. Burada sıkıntı yok. Ancak bu mağaranın sularının çok büyük bir kısmı binlerce km ötedeki Karadeniz’e dökülüyor efendim.

 

 

20151113_112733

 

 

20151113_114203

 

 

20151113_113645

 

20151113_113931

20151113_114609

 

20151113_114703

 

 

 

Brilliant symbol postajna1

Mağaranın ambleminde de göreceğiniz sembolü olan ‘ Brillliant’/ yazının başındaki resim ise uzaktan görünümü

vivarium

 Vivarium girişi

postojna cave signature 1

o zamanlarda mağaranın ziyaretçi defteri:)

 

Postajna cave old saignature

1823 tarihli bir imza

 

 

human fish

Renk pigmenti ve gözleri olmayan ‘Human Fish’ *alıntı

 

 

Unutmadan;

Tur yaklaşık 2 saati buluyor, planınızı buna göre yapın. Bu arada o iki saat nasıl geçti anlamıyorsunuz bile.

Mağara her daim sabit sıcaklıkta,10 derece civarı, ancak benim gibi çabuk üşüyen biriyseniz kalın montları unutmuyoruz,

Mağaradaki yürüyüş yolu oldukça rahat ancak yinede yokuşlu yollar inip çıkacağınızdan rahat ayakkabılar hayat kurtaracaktır.

Tur bitiminde  sevdiklerinize kart göndermeyi unutmuyoruz.Burası Dünya’nın en eski yeraltı posta ofisi.

 

Ne yapıp edip, yolunuzu buraya düşürün

 

Sevgiler

No Comments